O bir tuzak olabilir.Potrebbe essere una trappola.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.Attualmente le trappole di Penning sono utilizzate in molti laboratori sparsi per il mondo.
Bu bir tuzaktı.Era una trappola.
Penning tuzakları bir geonium atom olarak da bilinen ölçümlerin gerçekleştirilmesinde de kullanılır.La trappola di Penning è anche stata utilizzata nella realizzazione di ciò che è conosciuto come atomo geonio.
Şemamızda Gümüş, d5'deki filini kullanarak d6'daki altın atı c6 tuzak karesine düşürerek alabilir.Se il turno è di Argento, egli può catturare il cavallo oro in d6 spingendolo verso c6 con l'elefante in d5.
Bunlarla mücadelede ilaçlı yem tuzakları da kullanılmaktadır.Tra gli altri, furono utilizzati anche i batteri della peste.
Bunlar gibi tuzaklar bazen kararlı hale geçmek için geçen süreyi azaltmak adına kasti olarak da eklenir.Dove la legge lo permette, è a volte accorciata a tagliata corta.
Dizi boyunca kahramanlar Les Soldats isimli gizli organizasyonun tuzaklarına takılırlar.Gli uomini che stanno dando loro la caccia fanno parte di un'organizzazione segreta chiamata I Paladini.
Ancak, onu yok etme amacından vazgeçmediler, ona bir tuzak kurmaya kara verdiler.Ma essi non vennero colpiti, fu la corazzata ad essere colpita da una fregata con alcuni colpi.
Büyüler bulmaca çözmek, tuzakları alt etmek ve düşmanları öldürmek için kullanılır.Usa diverse magie per congelare e danneggiare i nemici.
Sana tuzak kurmadım.Я не устраивал тебе ловушку.
Bu bir tuzaktı.Это была ловушка.
Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır."Но всё, что у Аллаха — лучше.
Büyük TuzakБольшая Лотва
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler.Поэтому решил раскрыть его обман.
Üzerinde bulunan ikincil tuzaklama fünyeleri maynın elle temizlenmesini engellemek için takılmıştır.При этом они тщательно очищались, чтобы отделить внешнюю часть плодов от горькой внутренней.
Aksi takdirde ona tuzak kuracaklarını söyler.По его словам, в противном случае его обезглавят.
Batı Avrupa cephesinde Almanlar büyük metal çubuklardan tank tuzakları kurmaktaydı.В конце концов немецкие солдаты заперли тоннели со своей стороны тяжелыми железными воротами.
Çünkü bu bir tuzak olabilir.Возможно, это опечатка.
Bu tuzak bizim ısı olarak hissettiğimiz şeydir.Второй способ, которым нам помогает поглощение, это как источник тепла для нас.
Bunun bir toplantı olması gerekiyordu ancak iyi planlanmış bir tuzaktı.Как говорится, их встреча была случайной, но судьбоносной.
Komandolar tuzakları da tespit edebiliyor.Дроу удается схватить следопыта.
Mayın üzerinde tuzaklama düzeneği bulunur.Пусть есть система шахт.
"Mayınlı tuzak: 2 asker şehit".Двойной шантаж» Солдаты.
Tuzaklar ise programcılar tarafından yaptırılan kural dışı durumlardır.Недопущение ситуаций неопределённого поведения остаётся за программистом.
Ölümcül tuzak Vampir!رعب قوطي مصاص دماء تحريرها.
Üzerinde bulunan ikincil tuzaklama fünyeleri maynın elle temizlenmesini engellemek için takılmıştır.ومنعت الجمارك دخول الكتاب إلى البلاد، والذي بدوره قد يشير إلى إمكانية منعه أيضا من الشحن من ولاية إلى أخرى.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler.وعلموا أنها خدعهم لكي تهرب منهم.
Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır."فجزاه الله خير الجزاء.
Bu sayede bubi tuzaklarını etkisiz hale getirilebiliyor.فمن الممكن أنهم ساعدوا نشاط ديبي.
Gizli tuzak uzattı.رفعت الحاج سري.
Duygusal Tuzaklar, 2006.جنون، عام 2006.
Bu sırada Abdi Ağa Hatçe'yi cezalandırmak için ona bir tuzak kurar.الغارمون: والغارم هو الذي تراكمت عليه الديون، فيأخذ من الزكاة ما يفي دينه.
"Mayınlı tuzak: 2 asker şehit"."الدفاع عن أهل الاتباع": مجلدان.
Onlar tuzak kurarken Allah da tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.ويمكرون ويمكر الله والله خير الماكرين.
Hayvanlar için kurulan tuzakları kontrol etmeye gideceğini söyler ancak Rick kendisi gitmeye karar verir.Ela se voluntaria para verificar as armadilhas de caça para os animais, mas Rick decide ir sozinho.
Royce, Isabelle ve Edwin, Predatorlerin kampına yöneldiğinde, Edwin bir tuzakla yaralanır.Royce, Isabelle e Edwin seguem para o acampamento dos Predadores, Edwin é ferido por uma armadilha.
Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır."Aquele que melhor tiver vivido, esse é que achará junto de Deus mais alto favor.”
Atabeg rütbesine sahip Selçuklu komutanı da tuzaktan kurtulmak için savaşırken öldürülmüştür.O comandante seljúcida, que tinha o título de atabegue, foi morto quando tentava escapar da armadilha.
Fakat burada Leon Rom'un kurduğu tuzaktan haberi yoktur.No entanto, Wayne não tem ideia de quem é Rick Moranis.
Bir gün Sıkeyvler ona tuzak kurarlar ve yakalamaya çalışırlar.Eles juram que vão rastreá-lo e matá-lo.
Ajan Mahone'nun kurduğu tuzaktan kurtulur ve FBI ona tekrar tuzak kurar.No entanto, ele acabou por ser uma armadilha criada pelo agente Mahone do FBI na tentativa de recapturá-lo.
Bu tuzak bugünkü oyuncular tarafından çok iyi bilinmektedir.As atualizações foram recebidas com satisfação pelos jogadores.
Norton bir tuzak kurarak kaçıyormuş süsü verdirdiği Tommy'i ortadan kaldırıyor.Norton faz com que Hadley assassine Tommy sob o disfarce de uma tentativa de fuga.
Ama kasabada yaşayan bir yabancı gider polislere tüm durumu anlatır ve tuzak işe yaramaz.Um assassino á solta na cidade espalha o pânico e a policía é ineficiente em sua captura.
Bu bir tuzaktı.Maar het is een val.
Aksi takdirde ona tuzak kuracaklarını söyler.Zo niet, dan verstoot hij ze.
Mayın bünyesinde etkisiz hale getirmeyi önlemek amacıyla tuzaklama düzeneyi bulunmaktaydı. .Er werden maatregelen getroffen ter voorkoming van mijnschade.
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler.Daarom smeedden ze een complot om hem te doden.
Büyük TuzakKritieke pad
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.De speler en een tegenstander bewegen om beurten hun troepen of vallen aan.
Kardeşleri ona bir tuzak hazırlayarak hapse tıktılar.Ze smeedden een complot om hem in de gevangenis te doen belanden.
Geleneksel balık tuzakları huş ağacından yapılır.Traditionele torii worden gemaakt van hout.
Bunun yanında mayın üzerinde tuzaklama amaçlı aygıtlar bulunmaktadır.Verder staan er op het terrein kleinere gebouwen voor meetinstrumenten.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Sorcerers hebben ook strikte regels wat betreft wapens en bepantsering.
Bu tuzak bizim ısı olarak hissettiğimiz şeydir.Door deze gaten zien wij dat vuur, en dat is feitelijk hetgeen wij onze hemellichamen noemen.
Tuzak kurma da avcılık yöntemlerinden biridir.Polowanie na czatach − jeden ze sposobów polowania.
Büyük TuzakWiercień Duży
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler.Postanowili dokonać tego podstępem.
Bu bir tuzaktı.To była zasadzka.