Koru beni kurdukları tuzaktan, Suç işleyenlerin kapanlarından.Φυλαξον με απο της παγιδος, την οποιαν εστησαν δι' εμε, και απο των βροχων των εργαζομενων ανομιαν.
Koru beni kurdukları tuzaktan, Suç işleyenlerin kapanlarından.Опази ме от клопката, която ми поставиха. И от примките на беззаконниците.
Koru beni kurdukları tuzaktan, Suç işleyenlerin kapanlarından.שמרני מידי פח יקשו לי ומקשות פעלי און׃
Koru beni kurdukları tuzaktan, Suç işleyenlerin kapanlarından.احفظني من الفخ الذي قد نصبوه لي ومن اشراك فاعلي الاثم
Koru beni kurdukları tuzaktan, Suç işleyenlerin kapanlarından.求 你 保 護 我 脫 離 惡 人 為 我 設 的 網 羅 、 和 作 孽 之 人 的 圈 套
Koru beni kurdukları tuzaktan, Suç işleyenlerin kapanlarından.求你 保護 我 脫離惡 人為 我 設 的 網羅 、 和 作孽 之 人 的 圈套
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.De leugenaar raakt verstrikt in zijn leugens, maar de rechtvaardige wordt gered uit de moeilijkheden.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.Den som är ond bliver snärjd i sina läppars synd, men den rättfärdige undkommer ur nöden
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.Der Böse wird gefangen in seinen eigenen falschen Worten; aber der Gerechte entgeht der Angst.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.Do přestoupení rtů zapletá se zlostník, ale spravedlivý vychází z ssoužení.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.En la transgresión de los labios hay una trampa fatal, pero el justo saldrá bien de la tribulación
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.Huulten rikkomus on paha ansa, mutta vanhurskas pääsee hädästä.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.I Læbernes Brøde hildes den onde, den retfærdige undslipper Nøden.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.I lebenes synd ligger en ond snare, men den rettferdige kommer ut av trengsel.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.Il y a dans le péché des lèvres un piège pernicieux, Mais le juste se tire de la détresse.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.În păcătuirea cu buzele este o cursă primejdioasă, dar cel neprihănit scapă din bucluc. -
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.악인은 입술의 허물로 인하여 그물에 걸려도 의인은 환난에서 벗어나느니라
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.Nel peccato delle sue labbra si impiglia il malvagio, ma il giusto sfuggirà a tale angoscia
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.Orang jahat terjerat oleh kata-kata buruk yang diucapkannya; orang baik luput dari kesukaran
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.Pela transgressão dos lábios se enlaça o mau; mas o justo escapa da angústia.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.Trong sự vi phạm của môi miệng có một cái bẫy tàn hại; Nhưng người công bình được thoát khỏi sự hoạn nạn.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.Trong sự vi_phạm của môi miệng có một cái bẫy tàn_hại ; Nhưng người công_bình được thoát khỏi sự hoạn_nạn .
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.V nezvestobi usten tiči huda zadrga, pravični pa izide iz stiske.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.V prestúpení rtov leží osídlo pre zlého, ale spravedlivý vyjde z úzkosti.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.W przestępstwie warg upląta się złośnik; ale sprawiedliwy z ucisku wychodzi.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.Δι' αμαρτιαν χειλεων παγιδευεται ο ασεβης ο δε δικαιος εξερχεται εκ στενοχωριας.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.В престъплението на устните се намира опасна примка, А праведният ще се отърве от затруднение.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.Нечестивый уловляется грехами уст своих; но праведник выйдет из беды.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.בפשע שפתים מוקש רע ויצא מצרה צדיק׃
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.في معصية الشفتين شرك الشرير. اما الصدّيق فيخرج من الضيق.
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.惡 人 嘴 中 的 過 錯 、 是 自 己 的 網 羅 . 但 義 人 必 脫 離 患 難
Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, Ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır.惡人 嘴中 的 過錯 、 是 自己 的 網羅 . 但 義人 必脫離 患難
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.(118:110) Нечестивые поставили для меня сеть, но я не уклонился от повелений Твоих.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Bezbožní mi dali na cestu smečku; no, nezablúdil som od tvojich nariadení.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Brezbožniki so mi nastavili zanko, vendar od ukazov tvojih ne zahajam.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.De gudløse lægger Snarer for mig, men fra dine Befalinger for jeg ej vild.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.De ogudaktiga lägga ut snaror för mig, men jag far icke vilse från dina befallningar.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Des méchants me tendent des pièges, Et je ne m`égare pas loin de tes ordonnances.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.De ugudelige har lagt snare for mig, men jeg har ikke forvillet mig fra dine befalinger.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Die Gottlosen legen mir Stricke; ich aber irre nicht von deinen Befehlen.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Gli empi mi hanno teso i loro lacci, ma non ho deviato dai tuoi precetti
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Jumalattomat virittävät pauloja minun eteeni, mutta sinun asetuksistasi minä en eksy.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.악인이 나를 해하려고 올무를 놓았사오나 나는 주의 법도에서 떠나지 아니하였나이다
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Los impíos me pusieron trampa, pero no me desvié de tus ordenanzas
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Những kẻ ác gài bẫy hại tôi ; Song tôi không lìa_bỏ giềng_mối Chúa .
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Những kẻ ác gài bẫy hại tôi; Song tôi không lìa bỏ giềng mối Chúa.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Nişte răi îmi întind curse, dar eu nu mă rătăcesc dela poruncile Tale.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Ongelovigen proberen mij te vangen, maar ik blijf bij wat U hebt gezegd.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Orang jahat memasang perangkap bagiku, tetapi aku tidak menyimpang dari keputusan-Mu
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Os ímpios me armaram laço, contudo não me desviei dos teus preceitos.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Polékli jsou mi bezbožní osídlo, ale já od rozkazů tvých se neodvracím.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Sidło na mię niezbożnicy zastawili; lecz ja się od przykazaó twoich nie obłądzę.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Tõrt vetettek ellenem az istentelenek, de a te határozataidtól el nem tévelyedtem.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Οι ασεβεις εστησαν εις εμε παγιδα αλλ' εγω απο των εντολων σου δεν εξεκλινα.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.Нечестивите поставиха примка за мене; Но аз не се отклоних от Твоите правила.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.נתנו רשעים פח לי ומפקודיך לא תעיתי׃
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.الاشرار وضعوا لي فخا. اما وصاياك فلم اضل عنها.
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.惡 人 為 我 設 下 網 羅 . 我 卻 沒 有 偏 離 你 的 訓 詞
Kötüler tuzak kurdu bana, Yine de sapmadım senin koşullarından.惡人為 我 設下網羅 . 我 卻沒 有 偏離 你 的 訓詞
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.A gonosz ember vétkében tõr van; az igaz pedig énekel és vígad.