Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.Een boosdoener zit gevangen in zijn eigen kwaad; maar de rechtvaardige leeft blij en zingt van vreugde.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.El hombre malo cae en la trampa de su propia transgresión, pero el justo cantará y se alegrará
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.En ond människas överträdelse bliver henne en snara, men den rättfärdige får jubla och glädjas.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.En ond manns misgjerning er en snare for ham, men den rettferdige skal juble og glede sig.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.Il y a un piège dans le péché de l`homme méchant, Mais le juste triomphe et se réjouit.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.În păcatul omului rău este o cursă, dar cel bun biruie şi se bucură. -
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.I sin Brøde hildes den onde, den retfærdige jubler af Glæde.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.악인의 범죄하는 것은 스스로 올무가 되게 하는 것이나 의인은 노래하고 기뻐하느니라
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.Na transgressão do homem mau há laço; mas o justo canta e se regozija.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.Orang jahat terjerat oleh dosanya, orang jujur merasa senang dan bahagia
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.Pahalle miehelle on oma rikos paulaksi, mutta vanhurskas saa riemuita ja iloita.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.Sotto i passi del malvagio c'è un trabocchetto, mentre il giusto corre ed è contento
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.Trong tội lỗi của kẻ ác có một cái bẫy, Nhưng người công bình ca hát mừng rỡ.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.Trong tội_lỗi của kẻ ác có một cái bẫy , Nhưng người công_bình ca_hát mừng_rỡ .
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.V pregrehi hudobneža je zadrga, pravični pa prepeva in je vesel.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.V prestúpení zlého človeka leží osídlo; ale spravedlivý plesá a raduje sa.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.Výstupek bezbožného jest jemu osídlem, spravedlivý pak prozpěvuje a veselí se.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.Wenn ein Böser sündigt, verstrickt er sich selbst; aber ein Gerechter freut sich und hat Wonne.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.Występek złego jest mu sidłem; ale sprawiedliwy śpiewa i weseli się.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.Ο κακος ανθρωπος παγιδευεται εν τη ανομια αλλ' ο δικαιος ψαλλει και ευφραινεται.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.В беззаконието на лош човек има примка. А праведният пее и се радва.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.В грехе злого человека – сеть для него , а праведник веселится и радуется.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.בפשע איש רע מוקש וצדיק ירון ושמח׃
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.في معصية رجل شرير شرك اما الصدّيق فيترنم ويفرح.
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.惡 人 犯 罪 、 自 陷 網 羅 . 惟 獨 義 人 歡 呼 喜 樂
Kötünün başkaldırısı kendine tuzak olur, Doğru kişiyse ezgi söyler ve sevinir.惡 人 犯罪 、 自 陷網羅 . 惟獨義 人 歡呼 喜樂
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Ciernie i sidła są na drodze przewrotnego; kto strzeże duszy swej, oddala się od nich.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Des épines, des pièges sont sur la voie de l`homme pervers; Celui qui garde son âme s`en éloigne.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Espinas y trampas hay en el camino del perverso; el que guarda su vida se alejará de ellos
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Espinhos e laços há no caminho do perverso; o que guarda a sua alma retira-se para longe deles.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.패역한 자의 길에는 가시와 올무가 있거니와 영혼을 지키는 자는 이를 멀리 하느니라
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Mensen die God de rug toekeren, vinden struikelblokken op hun weg; wie bij God blijft, ontloopt dat alles.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Orjantappuroita ja pauloja on väärän tiellä; henkensä varjelee, joka niistä kaukana pysyy.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.På den svigefuldes Vej er der Torne og Snarer; vil man vogte sin Sjæl, må man holde sig fra dem.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Perangkap dan jebakan terdapat pada jalan orang curang; jauhilah semua itu jika engkau ingin selamat
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Spine e tranelli sono sulla via del perverso; chi ha cura di se stesso sta lontano
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Spini şi curse sînt pe calea omului stricat: cel ce-şi păzeşte sufletul se depărtează de ele. -
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Stachel und Stricke sind auf dem Wege des Verkehrten; wer sich aber davon fernhält, bewahrt sein Leben.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Törnen och snaror ligga på den vrånges väg; den som vill bevara sitt liv håller sig fjärran ifrån dem.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Torner og snarer er der på den falskes vei; den som varer sitt liv, holder sig borte fra dem.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Trní a osídla jsou na cestě převráceného; kdož ostříhá duše své, vzdálí se od nich.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Tŕnie a smečky sú na ceste prevrátenca; ten, kto ostríha svoju dušu, vzdiali sa od nich.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Trnje in zadrge so na potu spačenega; kdor hoče ohraniti dušo svojo, daleč bodi od njih!
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Trong đường kẻ gian tà có gai chông và cái bẫy; Ai gìn giữ linh hồn mình sẽ cách xa nó.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Trong đường kẻ gian_tà có gai chông và cái bẫy ; Ai gìn_giữ linh_hồn mình sẽ cách xa nó .
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.visek [és] tõrök vannak a gonosznak útában; a ki megõrzi a maga lelkét, távol jár azoktól.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Терны и сети на пути коварного; кто бережет душу свою, удались от них.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.Тръне и примки има по пътя на опакия, Който пази душата си се отдалечава от тях.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.צנים פחים בדרך עקש שומר נפשו ירחק מהם׃
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.شوك وفخوخ في طريق الملتوي. من يحفظ نفسه يبتعد عنها.
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.乖 僻 人 的 路 上 、 有 荊 棘 和 網 羅 . 保 守 自 己 生 命 的 、 必 要 遠 離
Kötünün yolu diken ve tuzakla doludur. Canını korumak isteyen bunlardan uzak durur.乖僻 人 的 路上 、 有荊棘 和 網羅 . 保守 自己 生命 的 、 必要 遠離
Küstahlar benim için tuzak kurdu, Haydutlar ağ gerdi; Yol kenarına kapan koydular benim için. _iSela(139:6) Гордые скрыли силки для меня и петли, раскинули сеть по дороге, тенета разложили для меня.
Küstahlar benim için tuzak kurdu, Haydutlar ağ gerdi; Yol kenarına kapan koydular benim için. _iSelaBevar mig, Herre, for ugudeliges hender, vokt mig for voldsmenn, som tenker på å få mine føtter til fall!
Küstahlar benim için tuzak kurdu, Haydutlar ağ gerdi; Yol kenarına kapan koydular benim için. _iSela교만한 자가 나를 해하려고 올무와 줄을 놓으며 길 곁에 그물을 치며 함정을 두었나이다(셀라)
Küstahlar benim için tuzak kurdu, Haydutlar ağ gerdi; Yol kenarına kapan koydular benim için. _iSelaNişte îngîmfaţi îmi întind curse şi laţuri, pun reţele dealungul drumului, şi îmi întind capcane. -(Oprire).
Küstahlar benim için tuzak kurdu, Haydutlar ağ gerdi; Yol kenarına kapan koydular benim için. _iSelaOs soberbos armaram-me laços e cordas; estenderam uma rede � beira do caminho; puseram-me armadilhas.
Küstahlar benim için tuzak kurdu, Haydutlar ağ gerdi; Yol kenarına kapan koydular benim için. _iSelaOstříhej mne, Hospodine, od rukou bezbožníka, od muže ukrutného zachovej mne, kteříž myslí podraziti nohy mé.
Küstahlar benim için tuzak kurdu, Haydutlar ağ gerdi; Yol kenarına kapan koydular benim için. _iSelaProteggimi, Signore, dalle mani degli empi, salvami dall'uomo violento: essi tramano per farmi cadere
Küstahlar benim için tuzak kurdu, Haydutlar ağ gerdi; Yol kenarına kapan koydular benim için. _iSelaZachowaj mię, Panie! od rąk bezbożnika; od męża okrutnego strzeż mię, którzy myślili podwrócić nogi moje.