Ana içeriğe geç
Sözlük

tuzak ile cümle

tuzak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.O ensino do sábio é uma fonte devida para desviar dos laços da morte.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Sự dạy dỗ của người khôn ngoan vốn một nguồn sự sống, Ðặng khiến người ta tránh khỏi bẫy sự chết.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Sự dạy_dỗ của người khôn_ngoan vốn một nguồn sự sống , Ðặng khiến người_ta tránh khỏi bẫy sự chết .
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Viisaan opetus on elämän lähde kuoleman paulain välttämiseksi.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Vismands Lære er en Livsens Kilde, derved undgås Dødens Snarer.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Ο νομος του σοφου ειναι πηγη ζωης, απομακρυνων απο παγιδων θανατου.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Поуката на мъдрия е извор на живот. За да отбягва човек примките на смъртта.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.Учение мудрого – источник жизни, удаляющий от сетей смерти.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.תורת חכם מקור חיים לסור ממקשי מות׃
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.شريعة الحكيم ينبوع حياة للحيدان عن اشراك الموت.
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.智 慧 人 的 法 則 、 〔 或 作 指 教 〕 是 生 命 的 泉 源 、 可 以 使 人 離 開 死 亡 的 網 羅
Bilgelerin öğrettikleri yaşam kaynağıdır, İnsanı ölüm tuzaklarından uzaklaştırır.智慧 人 的 法則 、 〔 或 作 指教 〕 是 生命 的 泉源 、 可以 使 人 離開 死亡 的 網羅
Bilmiyorum, Sita. Bu bir tuzak olabilir.Jag vet inte, Sita, det kan vara ett trick!
Bilmiyorum, Sita. Bu bir tuzak olabilir.- Ну не знаю Сита, это может быть чья-то уловка.
Bilmiyorum, Sita. Bu bir tuzak olabilir.אני לא בטוח, סיטה. ייתכן שזו תחבולה.
Bilmiyorum, Sita. Bu bir tuzak olabilir.ラーマ お願い!
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.(63:6) Они утвердились в злом намерении, совещались скрыть сеть, говорили: кто их увидит?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Aby stříleli z skrýší na upřímého; nenadále naň vystřelují, aniž se koho bojí.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Aby strzelali z skrytości na niewinnego; niespodzianie nań strzelają, a nikogo się nie boją.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.aby z úkrytov strieľali do nevinného; strelia náhle do neho tak, čo sa nenazdá, a neboja sa.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Chúng nó tự vững lòng bền chí trong mưu ác, Bàn tính nhau để gài bẫy kín giấu, Mà rằng: Ai sẽ thấy được?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Chúng_nó tự vững_lòng bền_chí trong mưu ác , Bàn_tính nhau để gài bẫy kín giấu , Mà rằng : Ai sẽ thấy được ?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Ei se îmbărbătează în răutatea lor: se sfătuiesc împreună ca să întindă curse, şi zic: ,,Cine ne va vedea?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Firmam-se em mau intento; falam de armar laços secretamente, e dizem: Quem nos verá?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.for å skyte den uskyldige i lønndom; med ett skyter de ham og frykter ikke.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.för att i lönndom skjuta den ostrafflige; plötsligt skjuta de på honom, utan försyn.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Hogy lövöldözzék titkon az ártatlant; nagy hirtelenséggel lövöldözik azt, és nem félnek.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Ihærdigt lægger de onde Råd, skryder af, at de lægger Snarer siger: "Hvem skulde se os?"
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.저희는 악한 목적으로 서로 장려하며 비밀히 올무 놓기를 함께 의논하고 하는 말이 누가 보리요 하며
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.per colpire di nascosto l'innocente; lo colpiscono di sorpresa e non hanno timore
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Potrjujejo si hudobni dogovor, pogovarjajo se, kako naj skrijejo zanke, pravijo: Kdo bi jih videl?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.salaa ampuaksensa nuhteettoman. He ampuvat häntä äkisti eivätkä kavahda.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Se alientan unos a otros en perverso designio, y planean esconder trampas. Dicen: "¿Quién nos ha de ver?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Vanuit hun schuilplaats schieten zij op onschuldigen. Niets en niemand ontzien zij.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Στερεουνται επι πονηρου πραγματος μελετωσι να κρυπτωσι παγιδας, λεγοντες, Τις θελει ιδει αυτους;
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Насърчават се в едно зло намерение, Наговарят се да поставят скришно примки, И казват: Кой ще ги види?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.יחזקו למו דבר רע יספרו לטמון מוקשים אמרו מי יראה למו׃
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.‎يشددون انفسهم لامر رديء. يتحادثون بطمر فخاخ. قالوا من يراهم
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.他 們 彼 此 勉 勵 設 下 惡 計 . 他 們 商 量 暗 設 網 羅 、 說 、 誰 能 看 見
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.他 們 彼此 勉勵設 下 惡計 . 他 們商量 暗設網羅 、 說 、 誰能 看 見
Bir... bir tuzaktan bir sonrakine... Bir tuzaktan diğerine gideceğim diye korkuyorum.Attól félek, egyik csapdából a másikba fogok lépni.
Bir... bir tuzaktan bir sonrakine...Je vais simplement d'un piège à l'autre...
Bir... bir tuzaktan bir sonrakine...Solo voy de uno, más atrapado, a lo siguiente...
Bir... bir tuzaktan bir sonrakine...Vado da un fallimento intrappolata a quello successivo
Bir günlük tavşan sayısını 4'e düşürür ve bu ona 1 tane tuzak yapma olanağı sağlarE isso permitiria a ele fazer uma armadilha por dia. Então ele quer melhorar este cenario.
Bir günlük tavşan sayısını 4'e düşürür ve bu ona 1 tane tuzak yapma olanağı sağlarSníží počet ulovených králíků za den na 4. To mu umožní vyrobit jednu králičí past za den.
Bir günlük tavşan sayısını 4'e düşürür ve bu ona 1 tane tuzak yapma olanağı sağlarZmniejsza liczbę łowionych królików do 4 dziennie, co daje mu czas na zbudowanie 1 pułapki dziennie.
Birkaç değişiklik yaptım, eski hayatımın bazı tuzaklarından kurtuldum ve biraz mantık sıçramasıyla,예전 삶의 함정에서 벗어나기 위해 변화를 좀 주기로 했고 여차저차해서
Birkaç değişiklik yaptım, eski hayatımın bazı tuzaklarından kurtuldum ve biraz mantık sıçramasıyla,עשיתי כמה שינויים, השתחררתי מכמה מהפחדים בחיי הישנים, ובעזרת קישור הגיוני,
Birkaç değişiklik yaptım, eski hayatımın bazı tuzaklarından kurtuldum ve biraz mantık sıçramasıyla,قمت بالقليل من التغييرات و تخليت عن بعض مما يربطنى بحياتى السابقة و من خلال القليل من الحسابات المنطقية
Birkaç değişiklik yaptım, eski hayatımın bazı tuzaklarından kurtuldum ve biraz mantık sıçramasıyla,過去の生活を捨て ちょっと論理の飛躍もありますが ボートで大西洋横断することにしました
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.(123:7) Душа наша избавилась, как птица, из сети ловящих: сеть расторгнута, и мы избавились.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Duše naše jako ptáče znikla osídla ptáčníků; osídlo se ztrhalo, i vynikli jsme.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Dusza nasza jako ptaszek uszła z sidła ptaszników; sidło się potargało, a myśmy uszli.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Escapamos, como um pássaro, do laço dos passarinheiros; o laço quebrou-se, e nós escapamos.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Kita seperti burung yang lepas dari jerat pemburu, jerat itu sudah putus, dan kita pun lepas
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.우리 혼이 새가 사냥군의 올무에서 벗어남 같이 되었나니 올무가 끊어지므로 우리가 벗어났도다
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Lelkünk megszabadult, mint a madár, a madarásznak tõrébõl. A tõr elszakadt, mi pedig megszabadultunk.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Linh hồn chúng ta thoát khỏi như chim thoát khỏi rập kẻ đánh chim; Rập đã dứt, chúng ta bèn thoát khỏi.
Bir kuş gibi Kurtuldu canımız avcının tuzağından, Kırıldı tuzak, kurtulduk.Linh_hồn chúng_ta thoát khỏi như chim thoát khỏi rập kẻ đánh chim ; Rập đã dứt , chúng_ta bèn thoát khỏi .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tuzak ile cümle - Sayfa 13 - tuzak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App