tuz ile cümle
tuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.Ðức Giê-hô-va thi hành sự đoán xét mà tỏ mình Ngài ra; Kẻ ác bị công việc tay mình làm trở vấn lấy.
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.Ðức_Giê - hô-va thi_hành sự đoán xét mà tỏ mình Ngài ra ; Kẻ ác bị công_việc tay mình làm trở vấn lấy .
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.Hedningarna hava sjunkit ned i den grav som de grävde; i det nät som de lade ut har deras fot blivit fångad.
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.Hedningene er sunket i den grav de gravde; deres fot er fanget i det garn de skjulte.
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.HERREN blev åbenbar, holdt Dom, den gudløse hildedes i sine Hænders Gerning. - Higgajon Sela.
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.여호와께서 자기를 알게 하사 심판을 행하셨음이여 악인은 그 손으로 행한 일에 스스로 얽혔도다(힉가욘.셀라)
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.O Senhor deu-se a conhecer, executou o juízo; enlaçado ficou o ímpio nos seus próprios feitos.
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.Pakanat ovat vajonneet kaivamaansa hautaan; heidän jalkansa takertui verkkoon, jonka he virittivät.
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.Pohania sa pohrúžili do jamy, ktorú urobili, a ich noha sa lapila do siete, ktorú ukryli.
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.Pohříženiť jsou národové v jámě, kterouž udělali; v osídle, kteréž polékli, uvázla noha jejich.
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.Sprofondano i popoli nella fossa che hanno scavata, nella rete che hanno teso si impiglia il loro piede
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.Zanurzeni są poganie w dole, który uczynili; w sieci, którą skrycie zastawili, uwięzła noga ich.
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.נודע יהוה משפט עשה בפעל כפיו נוקש רשע הגיון סלה׃
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.معروف هو الرب. قضاء امضى. الشرير يعلق بعمل يديه. ضرب الاوتار. سلاه
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.耶 和 華 已 將 自 己 顯 明 了 、 他 已 施 行 審 判 . 惡 人 被 自 己 手 所 作 的 纏 住 了 。 〔 或 作 他 叫 惡 人 被 自 己 手 所 作 的 累 住 了 〕 〔 細 拉
Adil yargılarıyla RAB kendini gösterdi, Kötüler kendi kurdukları tuzağa düştü. _iHigayon _isela terimi.耶和華 已 將 自己 顯 明了 、 他 已 施行 審判 . 惡人 被 自己 手 所 作 的 纏住了 。 〔 或 作 他 叫 惡人 被 自己 手 所 作 的 累 住 了 〕 〔 細拉
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.내 그물을 그 위에 베풀며 내 올무에 걸리게 하여 끌고 바벨론으로 가서 나를 반역한 그 반역을 거기서 국문할지며
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.ופרשתי עליו רשתי ונתפש במצודתי והביאותיהו בבלה ונשפטתי אתו שם מעלו אשר מעל בי׃
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.وابسط شبكتي عليه فيؤخذ في شركي وآتي به الى بابل واحاكمه هناك على خيانته التي خانني بها.
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.我 必 將 我 的 網 撒 在 他 身 上 、 他 必 在 我 的 網 羅 中 纏 住 、 我 必 帶 他 到 巴 比 倫 、 並 要 在 那 裡 因 他 干 犯 我 的 罪 刑 罰 他
Ağımı gereceğim, tuzağıma düşecek. Onu Babile getirecek, bana sadakatsizliğinden ötürü orada yargılayacağım.我 必 將 我 的 網撒 在 他 身上 、 他 必 在 我 的 網羅 中 纏住 、 我 必帶 他 到 巴比倫 、 並要 在 那 裡 因 他 干犯 我 的 罪刑 罰他
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.Dovevo sentire il sapore dell'acqua salata in bocca.
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.Éreznem kellett a sós víz ízét a számban.
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.Ich musste das Salzwasser in meinem Mund schmecken.
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.Ik moest het zoute water in mijn mond proeven.
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.Il me fallait goûter l'eau salée dans ma bouche.
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.입에서 느껴지는 소금물 맛과
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım. Koçumun benim için bağırdığini görmeliydim,Нужно было почувствовать соленую воду во рту, представить тренера, кричащего мне:
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.Musel som v ústach cítiť slanú vodu.
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.Posmakować słonej wody w ustach.
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.Tenía que sentir el agua salada en mi boca
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.Tôi phải nếm thử nước muối.
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.Trebuia să simt apa sărată în gură.
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.Трябваше да усетя вкуса на солената вода в устата си.
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.לטעום את המים המלוחים על שפתי.
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.كان علي ان اتذوق الماء المالح في فمي.
Ağzımın içinde tuzlu suyu tatmalıydım.コーチが叫ぶ
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.acechándole para cazar algo de su boca
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.armando-lhe ciladas, a fim de o apanharem em alguma coisa que dissesse.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.a úkladnícky sa ho na všeličo vypytovať, aby ulovili niečo z jeho úst a obžalovali ho.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Czyhając nań i szukając, aby co uchwycili z ust jego, żeby go oskarżyli.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Dan sementara itu mereka memperhatikan Dia baik-baik untuk menangkap sesuatu yang salah yang diucapkan-Nya
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.de sökte nämligen efter tillfälle att kunna anklaga honom.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.for de lurte på ham for å lokke noget ut av hans munn.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.I-au întins astfel laţuri, ca să prindă vreo vorbă din gura Lui, pentru care să -L poată învinui.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.그 입에서 나오는 것을 잡고자 하여 목을 지키더라
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.lui tendant des pièges, pour surprendre quelque parole sortie de sa bouche.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Ólálkodván õ utána, és igyekezvén valamit az õ szájából kikapni, hogy vádolhassák õt.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.prežeč nanj, da bi kaj ujeli iz ust njegovih.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.tendendogli insidie, per sorprenderlo in qualche parola uscita dalla sua stessa bocca
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.thi de lurede på ham for at opfange noget af hans Mund, for at de kunde anklage ham.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Ukládajíce o něm, a hledajíce popadnouti něco z úst jeho, aby jej obžalovali.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.väijyen, miten saisivat hänet hänen sanoistaan ansaan.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.và lập mưu để bắt bẻ lời nào từ miệng Ngài nói ra.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.và lập_mưu để bắt_bẻ lời nào từ miệng Ngài nói ra .
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.Van die tijd af begonnen ze Hem strikvragen te stellen om te proberen Hem op een of ander woord te vangen.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.ενεδρευοντες αυτον και ζητουντες να αρπασωσι τι απο του στοματος αυτου, δια να κατηγορησωσιν αυτον.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.като Го дебнеха, за да уловят нещо от думите Му.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.подыскиваясь под Него и стараясь уловить что-нибудь из уст Его, чтобы обвинить Его.
Ağzından çıkacak bir sözle O'nu tuzağa düşürmek için fırsat kolluyorlardı.чигаючи на Него й шукаючи вхопити що з уст Його, щоб обвинувати Його.