Ana içeriğe geç
Sözlük

tuz ile cümle

tuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Çiçek açmadan önceki küçük tomurcukları (gebre, kebere, kapari) toplanarak tuzlu suda muhafaza edilir.一般的に使われることが多い、幼魚(ようぎょ)や若魚(わかうお)はこれに含まれる。
Her iki tuzda da anyon, Sb2F11− kısmıdır.どちらの塩でも、アニオンは Sb 2 F 11 − {\displaystyle {\ce {Sb2F11^-}}} である。
"Mayınlı tuzak: 2 asker şehit".キャッチフレーズは「実戦 二人麻雀」。
Fakat burada tuzağa düşürülürler.ただしそこには罠も用意されている。
Üzerine tuz atılır.経口で投与される。
Tuzağın dişleri aralık kalacak şekilde kapanır.皮歯は密に詰まる。
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler.またその父親にも罠を嵌めようとする。
Bu havuzlardaki tuzluluk oranı kendilerini çevreleyen okyanus suyundan üç ila beş kat arası daha fazladır.塩水溜まりに存在する塩水は、周辺の海水よりも塩分濃度が3〜5倍高い。
Az ölçüde tuz da eklenebilir.少量の塩が入れられる場合もある。
Çoğu tuz halojenürdür.Oda sıcaklığında bütün alkali metalleri beyaz katı halinde halojenürler oluştururlar.すべてのアルカリ金属は室温で白色固体のハロゲン化物をつくる。
Babasının ölmeden önce Michael'i uyarması ile Michael tuzağı anlamıştır.ウィリアムが死亡する前にゲームのことを聞かされる。
Bu tuzak onları boğmaktır.まさにこれが潮汐分裂である。
Ben ise, bu durumda kendilerini tuzağa düşürmüş olacaklarını savunur.只今ノゴトキ悪言ヲ被申候哉(清正、それがしを誰と思って今のような暴言を吐いたのか)」と恫喝した。
Ardından ürünler manyeto optik tuzak (MOT) tarafından izole edildi.後に功績により屈蛇侯の爵位を受けた。
Bu tuzu suya dök ve yarın bana getir."温泉へ入れよ」と言ったところ、勝手に入湯。
Özellikle Tuz Gölü çevresinde yetişir.特に樹海周辺を餌場としている。
Her iki deneme reaktörü de sıvı florür yakıt tuzları kullanmıştı.燃焼器にはプラットアンドホイットニーのフロートウォール燃焼器を使用した。
Suyun tadı az tuzludur.海の味が塩辛いことすら知らなかった。
Margarin'i keşfetmiş, hayvansal yağlar ve tuzdan yapılan sabun'un ilk şeklini tasarlamıştır.マルガリン酸の発見や、動物脂肪とアルカリから作られる石鹸の製法の開発者とされる。
Un, su ve tuzla yapılan hamurun yağda kızartılması ile yapılırlar.水と油で天ぷらが揚がるか。
Babası dedi ki: - "Tuzu görmesek de tuz her yerdedir.また父親は消えかかる光を見た、と述べた。
Çevresindeki bölgede ise petrol, doğal gaz, yersakızı ve tuz üretilir.近隣の地域では石油や天然ガス、アスファルト、塩の生産が行われている。
Traverten tuza toleranslıdır ve düşük güneş ışığı yansımasına sahiptir.トラバーチンは耐塩性があり、太陽光反射が少ない。
Pek çok durumda deniz suyundan daha fazla tuz konsantrasyonuna sahiptir.塩湖には海水より塩分濃度がはるかに濃い湖もある。
Suyu tuzludur.塩水が苦手。
Bir Ewok tuzağına yakalanırlar.阿波に捕らわれている。
Bu muhtemelen bir tuzaktı, fakat Jedilar kabiliyetlerinden ve yeteneklerinden hiç şüphe etmiyorlardı.難しい作詩技術の名手だったが、天才の力強さと官能は欠けていた。
Tuzunu ekleyip karıştırın.滝つぼに入り気合を入れる。
Uzun kışların etkisiyle mahallede yapılan kavurmalar genellikle tuzlu olur.高緯度地域では冬を中心とした寒候期の長い間、しばしば寒波に見舞われる。
Doğu kısmı bir tuz çölü'dür.東端部は水田地帯である。
John Pope, Jackson'un tuzağına, ordusunun motive olduğuna ikna oldu.ポープはジャクソンが罠に嵌ったと確信するようになり、その軍の主力をジャクソンに集中させた。
Su, karışımdaki tuzu emer.食塩水注射 食塩水の入った注射。
Waze kullanıcıları kazadan trafik kazalarıyla ilgili birçok olayı polis tuzaklarından haberdar edebiliyorlar.そのため警備員は群集事故の現象をよく理解しておかねばならない。
Öğrenciler onu sevmez ve hep öğrencilerin tuzağına düşer.とても学生想いで、卒業生にも慕われている。
Ama tuzağa düşen Max olur.しかし、それはジェイクが仕組んだ罠だったのだ。
Apşeron Yarımadasında bulunan bazı göller tuz gölleridir.ランチの真ん中にある湖は人工湖である。
Tuzluca ilçesinin merkezine 42 km uzaklıktadır.2km程で42番佛木寺がある。
Büyük Tuzak罠か。
Valle de la Luna 'nın bazı yerleri tuz arz eder.火影の森 エルドラドエリアでは数少ない森林地帯。
İzmir Kuş Cenneti İzmir'in Çiğli ilçesindeki Çamaltı Tuzlası'nda bulunan bir doğal alandır.平安時代は、大庭御厨の一部で伊勢神宮の荘園であった。
Meke Tuzlası bu ilçede yer almaktadır.スリーフット・ビルディングがこの動きの中心にある。
Oğrun tuzağ uzattı.嫡子が後継した。
Denizlere yakın olan su kaynakları bir miktar tuzlu olur.ちなみに海水を引いた「親水池」などもある。
Doğal bir limana sahip şehirde başlıca ihraç edilen ürünler, kahve, pamuk, şeker, elmas, demir ve tuzdur.ルアンダにはすばらしい天然の港があり、主要な輸出品目にはコーヒー、綿、砂糖、ダイヤモンド、鉄、塩がある。
Kardeşleri ona bir tuzak hazırlayarak hapse tıktılar.昔罠に嵌められたことで、刑務所に服役していた。
MÖ yaklaşık 5600- Karadeniz Tufanı teorisine göre, Karadeniz tuzlu su ile doluyordu.ただし6,500㎡ほどの面積の長方形のもので、レフトにあたる部分は土のままであった。
Bu tuzlanmadan dolayı birçok balık türlerinin nesli tükenmiştir.この排水のために魚が棲まなくなった水流がある。
Mayın çıkartılmaya karşı tuzaklama düzeneğine sahiptir.地雷除去のためのチャリティオークションを開催している。
Sodyum klorürü (sofra tuzu) düşünün.ソーディアン・クレメンテの使い手。
Bazı tatlı ve tuzlu su balıkları da göç etmektedirler.一部に淡水魚・汽水魚も含む。
Tuzları çeşitli şekilde sınıflandırmak mümkündür.ろうそくはさまざまに分類可能である。
Tuzak Kareleri: Bir taş tuzak karesine girer girmez oyundan alınır.罠に侵入した駒は、罠にかかったとみなされゲームから除外される。
Tuz Mağarası son yıllarda dünyadaki diğer örnekleri gibi turizme kazandırılmaya çalışılmaktadır.近年、観光の目玉としてツリーハウスが各地で作られるようになってきている。
Bu tuzlar oldukça kuvvetli yükseltgen maddelerdir.これらの塩の固体は、非常に高い格子エネルギーをもつ。
Yapılış maksadı avlanmak olan ağ, bir nevi tuzaktır.牛追いを襲う牛泥棒は深刻な犯罪であった。
Nakarat kısmı "Dokunmayın, tuz basmayın yarasına.座右の銘は「顔はやめな、ボディにしな。
Sayılan baharatlar ve tuz eklenir.砂糖と塩も加えられる。
Tekel tuz tesislerinin hemen yakınındadır.製法は塩辛に近い。
Böylece Pers Müfrezesi kendiliğinden bir tuzağa düşmüş olacaktı.しかしこの訓練キャンプ自体が罠であった。
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.波動は敵を貫通し、敵の攻撃や一部トラップをかき消す。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod