tuz ile cümle

tuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Köy önceleri Sarıköy'ün bir mahallesidir.1970'te Ekinlik Köyü adıyla tüzelleşmiştir.Földesura a gróf Batthyány-család volt." 1907-ben egy tűzvészben az egész falu leégett.
Mahone, kamyoneti izlerken, Michael bunun bir tuzak olduğunu anlar.Mahone annak ellenére beszáll, hogy tudja, hogy Michael a nyomukban van.
Bir tuz gölü de bulunur.Közelében egy sós tó is található.
Bir bölümde Afacanları bir tuzağa doğru kandırarak sürüklemiştir.Persze csak papíron, hogy az ügyvédeket becsaphassa.
Kuruluş esasları kanunla belirtilen devlet tüzel kişiliği içinde yer alan birimdir.Az egyezségokmányban felsorolt jogok alanya az állam területén jogszerűen tartózkodó személy.
Yüzey akıntısı ise ters yönde ve daha az tuzlu sudur.A rostély vízszintes kivitelű és valamivel kisebb felületű lett.
Her iki tarafı da tuzlanır.Mindkét oldaluk kopasz.
Bunun için kolunu keserek tuz basar.Ebbe teszi bele a viselője a csonkját.
Tuzlama işleminin bir sebebi de ekmeği koruyarak, tazeliğini uzun süre muhafaza etmesini sağlamaktır.Éjszakai életmódja miatt érdemes olyan étellel etetni, amely sokáig megőrzi állagát.
Tuzlama kullanılmaz.Zuhanyt nem használnak.
Galerilerde tuzdan yapılmış heykeller sergilenmektedir.Üveggyárában festett üvegedényeket készítenek.
Bu tuzak bizim ısı olarak hissettiğimiz şeydir.Mint mondta, ez a csóróság a hőskorra emlékezteti.
Valle de la Luna 'nın bazı yerleri tuz arz eder.Találó másik neve, a Hold völgye, Valle de la Luna.
Geniş bir su toplama havzasına sahip olan Havran Çayı, Tuzla yakınlarından Edremit Körfezi’ne dökülür.A vízfolyása a Jósvafő közelében fekvő Nagy Tohonya-forrást táplálja.
Tuz tabakası az da olsa bulunur.Nedvében elég sok a cukor.
Türkiye'nin 100 yıllık tuz ihtiyacını karşılayacak kapasitededir.A görög konyhára hatással volt a több száz éves török uralom.
Lütfen bana tuz ve biber ver.Ideadná kérem a sót és a borsot?
Bu yiyecek çok tuzlu.Ez az étel túl sós.
Bu özellikle kuru iklimlerdeki tuz gölleri için geçerlidir.Tämä pätee erityisesti suolajätvoom kuivilla ilmastoalueilla.
Birçok amonyum tuzu gibi, amonyum perkloratta erimeden önce bozunur.Kuten kaikki ammoniakin suolat, ammoniumperkloraatti hajoaa ennen sulamista.
Tuz Gölü Türkiye'nin ikinci büyük gölüdür.Tuz Gölü) on Turkin toiseksi suurin järvi.
Tatlı veya tuzlu olabilir.Se voi olla suolainen tai makea.
Tuzlama, peynirin yüzeyine kuru tuzlama şeklinde veya peynir salamuraya daldırılarak yapılabilir.Suolaus voidaan suorittaa kuivasuolauksena tai upottamalla juusto suolaliemeen.
Gölün batı kanadı tatlı su, doğu kanadı ise tuzlu su içermektedir.Järven länsiosa on makeaa vettä ja itäosa suolavettä.
Suları hafif tuzludur, tuzluluk % 0,20-0,30 civarıdır.Perämeri on lähes suolaton, sen pintaveden suolapitoisuus on vain noin 0,30–0,35 prosenttia.
Sodyum klorürü (sofra tuzu) düşünün.Sofoklís Schortsanítis (kreik.
Fakat burada tuzağa düşürülürler.Mutta sitten he kävelivät ansaan.
Günlük 60 ton tuz üretilmektedir.Saarella tuotetaan edelleen noin 60 tonnia suolaa vuosittain.
Bu bir tuzaktı.Kyseessä on kuitenkin ansa.
Tuzla'ya sınırı vardır.Pääkaupunkina toimii Tuzla.
Su tatlı ve berrak olup, herhangi bir madensel tuz ihtiva etmemektedir.Se tulee olla kirkasta, väritöntä ja sen tulisi sisältää kivennäisaineita.
Bazı tatlı ve tuzlu su balıkları da göç etmektedirler.Alueella elää sekä suolaisen että makean veden kalalajeja.
İçerdiği tuz konsantrasyonu 17-20 g/litre.Painoa vesimyyrällä on 70–280 grammaa.
Büyük TuzakSuuri peli
Buna karşılık Asya ve Avrupa'da ekşimsi ve tuzlumsu tadı nedeniyle sevilerek yenir.Santelipuuta arvostettiin Euroopassa ja Aasiassa sen hyvän tuoksun vuoksi.
(Mesela kumve tuz yerine tum ve kuz demek gibi).(Suomeksi peikkojen nimet ovat Möö ja Paa.)
Nakarat kısmı "Dokunmayın, tuz basmayın yarasına.Sentähden: älkää nostattako tulvaa.”
Lisbet, tuzun üzerinde bir dua okurdu.Pridessa rukoillaan taas parien puolesta Valomerkki.
Çözünmüş ve çözünmemiş tuz arasındaki dengeyi tanımlar.Vedenlaatu on luokiteltu tyydyttävän ja välttävän välille.
Bu nedenle gölün suyu yarı tuzludur.Tämän vuoksi järven vesi on suolaista.
Bu işlemden sonra tuzun nem oranı %0,5 düşürülmüş olunur.Silti vain 0,5 % testatuista jäi kiinni.
Tuz Gölü'nün her iki tarafı kumullarla sınırlandırılır.Järven kummatkin päät ovat suomaata.
Kaba tuz ise 100 kg’lık çuvallarla mutfak tuzu olarak satılır.Keittoja myydään kilon pakkauksissa.
Tuzlama kullanılmaz.Valkaisimo on käyttämättömänä.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.EV:itä tutkitaan lukusissa laboratoriossa ympäri maailman.
Sibel Tüzün, "Ama ne yapalım biz elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık.Osbournen mukaan "Sabotagella yritimme olla sitä mitä emme olleet.
Larnaka Tuz Gölü, Kıbrıs Adası'nda bulunan tuz gölü.Larnaka Tuz Gölü) on suolajärvi Kyproksen saarella.
Aslında sinyal, Jedilar'ı tam bir tuzağın içine gönderiyordu.Imperiumi käynnisti temppelin hätäkutsusignaalin lähettimen houkutellakseen jedejä ansaan.
Sodyum benzoat benzo asitin Sodyum tuzlarındandır.Natriumbentsoaatti on bentsoehapon suola.
Her iki deneme reaktörü de sıvı florür yakıt tuzları kullanmıştı.Kummallakin sylinteririvillä oli polttoaineensyöttöä varten erilliset rivipumput.
Kenti savunma konusunda kesin emir almış olan Alman garnizonu, burada tuzağa düşmüş oldu.Saksalaisten tiedustelun ilmoitettua lähestyvistä neuvostojoukoista osastot määrättiin puolustukseen.
İnce dilimlenmiş zencefilden yapılır, kırmızıya boyanır ve umezuda tuzlanır.Se valmistetaan ohuiksi suikaleiksi leikatusta inkivääristä, värjätään punaiseksi ja suolataan umezussa.
Tuzlar, katı yakıt üretimine kıyasla oldukça ucuzdur.Bensan kulutus on halvempaa...
Çöl'de Tuz gölleri vardır.Aavikolla on suuria suolapannuja.
Tuzunu, karabiberini ayarlayalım.Tarjoilija, pyyhkikää taulu.
EPSA tüzüğüne göre, EPSA'daki en yüksek karar alma organı genel kurullardır (General Assembly).Valtakunnallisella tasolla kirkon korkein päätöksentekoelin on yleiskokous (General Assembly).
Orkestra şefi Burak Tüzün'dür.Teatterin taiteellinen johtaja on Matti Paloniemi.
Etler kurutularak ya da tuzlanarak saklanıyordu.Se säilöttiin kuivaamalla tai suolaamalla vahvasti.
İçine birazcık tuz atılır.Sisältä paljastuu pieni Tahmatassu.
Çok daha eskiden ise bu alanda tuz üretiliyordu.Aikaisemmin tilalla oli oma viinanpolttimo.

İlgili Sayfalar