Ana içeriğe geç
Sözlük

tuz ile cümle

tuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Birçok amonyum tuzu gibi, amonyum perkloratta erimeden önce bozunur.Kuten kaikki ammoniakin suolat, ammoniumperkloraatti hajoaa ennen sulamista.
Tuz Gölü Türkiye'nin ikinci büyük gölüdür.Tuz Gölü) on Turkin toiseksi suurin järvi.
Tatlı veya tuzlu olabilir.Se voi olla suolainen tai makea.
Tuzlama, peynirin yüzeyine kuru tuzlama şeklinde veya peynir salamuraya daldırılarak yapılabilir.Suolaus voidaan suorittaa kuivasuolauksena tai upottamalla juusto suolaliemeen.
Gölün batı kanadı tatlı su, doğu kanadı ise tuzlu su içermektedir.Järven länsiosa on makeaa vettä ja itäosa suolavettä.
Suları hafif tuzludur, tuzluluk % 0,20-0,30 civarıdır.Perämeri on lähes suolaton, sen pintaveden suolapitoisuus on vain noin 0,30–0,35 prosenttia.
Sodyum klorürü (sofra tuzu) düşünün.Sofoklís Schortsanítis (kreik.
Fakat burada tuzağa düşürülürler.Mutta sitten he kävelivät ansaan.
Günlük 60 ton tuz üretilmektedir.Saarella tuotetaan edelleen noin 60 tonnia suolaa vuosittain.
Bu bir tuzaktı.Kyseessä on kuitenkin ansa.
Tuzla'ya sınırı vardır.Pääkaupunkina toimii Tuzla.
Su tatlı ve berrak olup, herhangi bir madensel tuz ihtiva etmemektedir.Se tulee olla kirkasta, väritöntä ja sen tulisi sisältää kivennäisaineita.
Bazı tatlı ve tuzlu su balıkları da göç etmektedirler.Alueella elää sekä suolaisen että makean veden kalalajeja.
İçerdiği tuz konsantrasyonu 17-20 g/litre.Painoa vesimyyrällä on 70–280 grammaa.
Büyük TuzakSuuri peli
Buna karşılık Asya ve Avrupa'da ekşimsi ve tuzlumsu tadı nedeniyle sevilerek yenir.Santelipuuta arvostettiin Euroopassa ja Aasiassa sen hyvän tuoksun vuoksi.
(Mesela kumve tuz yerine tum ve kuz demek gibi).(Suomeksi peikkojen nimet ovat Möö ja Paa.)
Nakarat kısmı "Dokunmayın, tuz basmayın yarasına.Sentähden: älkää nostattako tulvaa.”
Lisbet, tuzun üzerinde bir dua okurdu.Pridessa rukoillaan taas parien puolesta Valomerkki.
Çözünmüş ve çözünmemiş tuz arasındaki dengeyi tanımlar.Vedenlaatu on luokiteltu tyydyttävän ja välttävän välille.
Bu nedenle gölün suyu yarı tuzludur.Tämän vuoksi järven vesi on suolaista.
Bu işlemden sonra tuzun nem oranı %0,5 düşürülmüş olunur.Silti vain 0,5 % testatuista jäi kiinni.
Tuz Gölü'nün her iki tarafı kumullarla sınırlandırılır.Järven kummatkin päät ovat suomaata.
Kaba tuz ise 100 kg’lık çuvallarla mutfak tuzu olarak satılır.Keittoja myydään kilon pakkauksissa.
Tuzlama kullanılmaz.Valkaisimo on käyttämättömänä.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.EV:itä tutkitaan lukusissa laboratoriossa ympäri maailman.
Larnaka Tuz Gölü, Kıbrıs Adası'nda bulunan tuz gölü.Larnaka Tuz Gölü) on suolajärvi Kyproksen saarella.
Aslında sinyal, Jedilar'ı tam bir tuzağın içine gönderiyordu.Imperiumi käynnisti temppelin hätäkutsusignaalin lähettimen houkutellakseen jedejä ansaan.
Sodyum benzoat benzo asitin Sodyum tuzlarındandır.Natriumbentsoaatti on bentsoehapon suola.
Her iki deneme reaktörü de sıvı florür yakıt tuzları kullanmıştı.Kummallakin sylinteririvillä oli polttoaineensyöttöä varten erilliset rivipumput.
Kenti savunma konusunda kesin emir almış olan Alman garnizonu, burada tuzağa düşmüş oldu.Saksalaisten tiedustelun ilmoitettua lähestyvistä neuvostojoukoista osastot määrättiin puolustukseen.
İnce dilimlenmiş zencefilden yapılır, kırmızıya boyanır ve umezuda tuzlanır.Se valmistetaan ohuiksi suikaleiksi leikatusta inkivääristä, värjätään punaiseksi ja suolataan umezussa.
Tuzlar, katı yakıt üretimine kıyasla oldukça ucuzdur.Bensan kulutus on halvempaa...
Çöl'de Tuz gölleri vardır.Aavikolla on suuria suolapannuja.
Tuzunu, karabiberini ayarlayalım.Tarjoilija, pyyhkikää taulu.
Etler kurutularak ya da tuzlanarak saklanıyordu.Se säilöttiin kuivaamalla tai suolaamalla vahvasti.
İçine birazcık tuz atılır.Sisältä paljastuu pieni Tahmatassu.
Çok daha eskiden ise bu alanda tuz üretiliyordu.Aikaisemmin tilalla oli oma viinanpolttimo.
Ortalama tuz oranı %0,13'tür.Veden osuus on 0,30%.
Bu metodla tuz ekstrak- siyon oranı % 65-75'e ulaşmaktadır.Sen jälkeen on lisärikastusvaihe, jonka seurauksena seoksen volframipitoisuus on 65–75 %.
Köyün çevredeki birçok tuz bataklığı bulunmaktadır.Lähistöllä on useita suolajärviä.
Eski çağlarda tuz az bulunan ve maliyetli bir metaydı.Suola oli entisaikaan harvinainen ja kallis hyödyke.
Birçok sığ ve sık sık tuzlu göller vardır.Υπάρχουν πολλές ρηχές, συχνά αλατούχες λίμνες.
Salazar'ın tuzakları yüzünden Leon ve Ashley'nin yolları ayrılır.Με τις παγίδες του Salazar, ο Leon και η Ashley χωρίζονται.
Maglaj ve Tuzla'daki geri çekilmelere rağmen, Saraybosna Ekim 1878'de işgal edildi.Παρά τις οπισθοδρομήσεις στο Μαγκλάι και την Τούζλα, το Σαράγεβο καταλήφθηκε τον Οκτώβριο.
Bunu izleyen yüzyıl boyunca tuzaklar ve zehirleme, soylarını tükenmenin eşiğine getirdi.Στα επόμενα 100 χρόνια, το κυνήγι με παγίδες και οι δηλητηριάσεις τούς έφεραν στα όρια της εξαφάνισης.
Amonyum klorür ağırlıklı olarak yüzde 8'e kadar konsantrasyonlarda tuzlu meyankökü şekerinde kullanılır.Το χλωριούχο αμμώνιο χρησιμοποιείται κυρίως σε γλυκό αλμυρής γλυκόριζας, με συγκεντρώσεις έως και 8%.
Akifer, bölgede gerçekleşmiş olan çakıl faaliyetlerinden dolayı tuzlanmıştır.Η πηγή σήμερα αποξηράνθηκε εξαιτίας γεωτρήσεων που έγινε στην περιοχή.
İnorganik tuzlar TDS'nin büyük çoğunluğunu içeriyorsa, gravimetrik yöntemler uygundur.Αν τα ανόργανα άλατα αποτελούν τη μεγάλη πλειοψηφία του TDS, οι σταθμικές μέθοδοι είναι κατάλληλες.
Birden Claudius ortaya çıkar ve tuzağa düşüp şaşırmış olan Nero'u öfkeyle oradan kovar.Ο Κλαύδιος ξαφνικά εμφανίζεται πάλι, και διώχνει θυμωμένος τον κατατροπωμένο Νέρωνα.
Çevresindeki bölgede ise petrol, doğal gaz, yersakızı ve tuz üretilir.Η γύρω περιοχή παράγει πετρέλαιο, φυσικό αέριο, πίσσα και αλάτι.
(Mesela kumve tuz yerine tum ve kuz demek gibi).(Το αυτό τούτο εγένετο και εν τοις άλλοις δυσί χωρίοις Σόλου και Μεσορρουγίου).
Şimdi Blade tuzağa düşmüştür.Τελικά η φρουρά υπέκυψε.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Επιπλέον, απειλούνται από παγίδες, δηλητηριάσεις.
Bu tuzlar da kaplamacılıkta önemlidir.Αυτό είναι σημαντικό στην επικονίαση.
İyotsuz tuz yemek gerekir.Είναι προτιμητέο για φαγητά φούρνου.
Kendisini nasıl yendiğini hatırlatır artık iş intikam olmuştur ve Mike bu tuzağa düşer.Όταν το μαθαίνει, ο Mike αποφασίζει να πάρει εκδίκηση.
Şaplar da çift tuzlar sınıfına girer.Και οι δύο τάξεις κατατάσσονται στις πανορποειδείς τάξεις εντόμων.
Gölün batı kanadı tatlı su, doğu kanadı ise tuzlu su içermektedir.Το δυτικό τμήμα έχει γλυκό νερό και το ανατολικό αλμυρό.
Bu tuzu suya dök ve yarın bana getir."Δώσε μου μια σανίδα του σερφ και άσε με απλά να κωπηλατώ στον ωκεανό."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod