Asitlerle tepkimeye girerek ise tuz oluştururlar.Αντιδρά με οξέα και σχηματίζει άλατα.
Tuz Gölü Türkiye'nin ikinci büyük gölüdür.Η Λίμνη Βόλβη είναι η δεύτερη μεγαλύτερη λίμνη της Ελλάδας.
Tuz kullanımını azaltmak.Αποενοχοποιώντας την κατανάλωση.
Bu tuzlanmadan dolayı birçok balık türlerinin nesli tükenmiştir.Τα περισσότερα είδη σαρκοπτερύγιων ιχθύων έχουν εξαφανιστεί.
Özel bir firmanın işlettiği madenden yıllık 1,6 milyon ton tuz elde edilir.Το εργοστάσιο παράγει περίπου 1,4 εκατομμύρια τόνους σχιστολιθικού πετρελαίου ανά έτος.
Tuz Sahili'ni yönetiyordu.Πρωτεύουσα είναι η Σαλέουλα.
Yüzey akıntısı ise ters yönde ve daha az tuzlu sudur.Η άνω επιφάνεια είναι βαθυπράσινη και η κάτω ανοιχτοπράσινη.
Tatlı veya tuzlu olabilir.Μπορεί να είναι ανθρακούχο, ξηρό ημίγλυκο ή γλυκό.
Bu balık çeşitlerinin yedisi tuzlusu, altısı ise tatlısu balık türleridir.Η ιχθυοπανίδα περιλαμβάνει 6 είδη ψαριών, μεταξύ των οποίων 3 είδη πέστροφας.
Bu organik tuz bir organosülfat malzemedir.Σημαίνει απλά ότι είναι ένα βιολογικά παραγόμενο δηλητήριο.
Bir alkoksit tuz (RO-) benzer şekilde metillenip bir eter verir.Το ένζυμο αδρανοποιείται, προσθέτοντας ένα οξύ, όπως το χυμό λεμονιού (περιέχει κιτρικό οξύ).
Kaya tuzu tabakaları 37-24 milyon yıl önce oluşan çökel tabakaların arasında bulunur.Υπάρχουν πλήθος από βράχια από σκληρούς ασβεστόλιθους που σχηματίστηκαν πριν από 37 ως 150 εκατομμύρια χρόνια.
Tuzluluk derecesi düşüktür (% 0,0103).Στην ατμόσφαιρα του Άρη: 0,03%.
Aksi takdirde ona tuzak kuracaklarını söyler.Διαφορετικά, λέγεται ότι είναι αδιάσπαστες.
Tuz tuzluktadır.Το αλάτι είναι στην αλατιέρα.
Firavun’un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı."Båden er formentlig (tænkt) anvendt til guden Faraos rejse til det hinsidige.
Nerdeyse bütün fransiyum tuzları suda çözünebilirler.Næsten alle francium-salte kan opløses i vand.
Bu bir tuzaktı.Det er en fælde!
Onu tuzağa düşürüp yakaladığını düşünür.Som hævder at de fangede ham.
1830 yılında Salzgitter tuz su havuzu kurulmuştur.I 1830 blev der oprettet et saltbad i Salzgitter.
Bu beyaz tuz metal oksitleme işleminde yaygın şekilde kullanılır.Dette hvide salt er meget anvendt i processering af metaloxider.
Sodyum benzoat benzo asitin Sodyum tuzlarındandır.Natriumbenzoat er natriumsaltet af Benzoesyre.
Bir Ewok tuzağına yakalanırlar.De er fanget i en klump harpiks.
Yapraklı deniz ejderi: Denizatı ile ilgili olan bir tuzlu su (deniz) balığıdır.En julebuk er (nu om dage) en buk lavet af halm, der er bundet sammen med røde snore.
Kuma ile Terek arasında birçok tuz gölü ve bataklık vardır.They also found more corn, and beans of various colours.
Tuzları ve esterleri fumaratlar olarak bilinir.Saltene og estrene af fumarsyre kaldes fumarater.
Pek çok durumda deniz suyundan daha fazla tuz konsantrasyonuna sahiptir.I mange tilfælde har saltsøer højere koncentration af salt end havvand.
Oğrun tuzağ uzattı.Sønnen lod han ligge.
Bu tuz doğal olarak bromaritit minerali halinde bulunabilir.Det forekommer i naturen som mineralet bromellit.
Şimdi ise tuzak kameralar kullanılmakta.Nogle gange benyttes webkameraer.
Kabuklar kaynatılır veya buğulanır ve tuz ile servis edilebilir.Bælgene koges let eller dampes og serveres eventuelt med salt.
Son olarak biraz daha tuz ve karabiber eklenir.Endeligt tilsættes brun farin eller sukker.
Birden Claudius ortaya çıkar ve tuzağa düşüp şaşırmış olan Nero'u öfkeyle oradan kovar.Da Claudio pludselig dukker op igen, sender han vredt den angergivne Nerone bort.
Aslında sinyal, Jedilar'ı tam bir tuzağın içine gönderiyordu.Teksten havde tegnet et billede af en jødisk-frimurer sammensværgelse.
Amonyum tuzu oluşmasıyla.Fremstilling af aluminiumoxyd.
Bazlarla tepkimeye girdiklerinde tuz ve su oluştururlar.Under neutraliseringen bliver der dannet salt og vand.
Kürklü hayvanları, kürklerine zarar vermeden yakalamak için çelik tuzak kullanılır.Bolaer anvendes til at fange dyr ved at vikle sig om deres ben.
Duygusal Tuzaklar, 2006.Politisch-psychologischer Versuch, 2006.
Tuzlu peynir tüketimi hipertansiyon hastalarında risk oluşturabilir.Mistanken kan styrkes hvis patienten har rejst i risikoområder.
1 kilo un ve 50 gram tuz, yarım litre su ile hamur yoğrulur.Dvs. at i et kg vand er der 35 gram salt.
Bu renksiz tuz çoğu araba hava yastığı sisteminde kullanılan gaz oluşturucusudur.Dette farveløse salt bliver brugt som det gasdannende komponent i mange airbags til biler.
Bu yöntemde elde edilen ham tuz ilk etapta öğütülür.De data man indsamlede ved dette spring, blev benyttet i forberedelsen af det tredje.
Buna göre son ölüm olayı akademinin yerel halk arasında sevilmemesine tuz biber olmuştur.Amtsovertagelsen galdt dog ikke skolen ved Sorø Akademi, der nu er landets eneste tilbageværende statsskole.
Salar de Uyuni, 10.582 km² alanıyla Dünya'nın en büyük tuz göllerinden biri.Salar de Uyuni er verdens største saltslette med en overflade på 10.582 km².
Çünkü bu bir tuzak olabilir.Måske er det blot en skrøne.
Daha sonra okunmuş tuz, hasta tarafından yenirdi.Hun leste vers over saltet, som etterpå ble spist av pasienten.
Kasaba, Grote Baai (Büyük Koy) ve Great Salt Pond (Büyük Tuz Göleti) arasındaki dar alanda konumlanmıştır.Byen ble anlagt på en smal landtunge mellom Great Salt Pond og Great Bay.
1830 yılında Salzgitter tuz su havuzu kurulmuştur.I 1830 ble det opprettet et saltbad i Salzgitter.
Şimdi ise tuzak kameralar kullanılmakta.Selv i dag er brukte kameraer etterspurt.
Bu tür akışkanların örnekleri plazmalar, sıvı metalleri, ve tuzlu su içerir.Eksempler av slike væsker inkluderer plasma, flytende metaller og salter løst i vann.
Gerontius, Constantinus'u Arles'te tuzağa düşürdü ve şehri kuşattı.Gerontius fanget Konstantin inne i Arles, og beleiret ham.
Son olarak biraz daha tuz ve karabiber eklenir.Til slutt tilsettes litt sukker og sesamolje.
Çözünmüş ve çözünmemiş tuz arasındaki dengeyi tanımlar.Den beskriver likevekten mellom oppløst salt og uoppløst salt.
Pek çok durumda deniz suyundan daha fazla tuz konsantrasyonuna sahiptir.I mange tilfeller har saltsjøer høyere konsentrasjon av salt enn havvann.
Tuzlu ve alkali topraklara dayanıklıdır.Den tåler alkalisk og saltholdig jord.
İçerdiği tuz konsantrasyonu 17-20 g/litre.De fleste årene tas det imidlertid laks på 17 – 18 kg.
"Mayınlı tuzak: 2 asker şehit".Skjoldholdere: to hvide losser».
Hafif tuzlu suda biraz bekletilir.Saltet er lett løselig i vann.
Tüm tuzlarda diğer mineraller nedeniyle belirli bir metal tadına ek olarak umami tadı ortaya çıkmıştır.Alle disse saltene smakte umami i tillegg til en metallisk smak fra de andre mineralene i saltet.
İzmir Kuş Cenneti İzmir'in Çiğli ilçesindeki Çamaltı Tuzlası'nda bulunan bir doğal alandır.I nedre del av elva (nedstrøms Store Skillingen) er det påvist elvemusling.