Enkaz bir süreliğine yaralı üç işçi ile toplam 20 işçiyi tuzağa düşürdü.Trosky dočasně uvěznily 20 lidí a zranily tři pracovníky.
Uzun müddet dayanması (salamura) için bol tuzlanır.Aby věnoval člověk čas tomu, co trvá.
Kadın Tuzağı, Immortel veya (Ad Vitam), 2004 yılı İngilizce olarak yapılmış bir Fransız bilim kurgu filmidir.Immortal (francouzsky Immortel (ad vitam)) je anglicky mluvený francouzský sci-fi film z roku 2004.
Çok daha eskiden ise bu alanda tuz üretiliyordu.V minulosti zde byla vyvařována sůl určená k prodeji.
Şimdilerde % 99.8 NaCl saflığındaki gölün tuzu ülkenin tuz ihtiyacının %80 ini verir.Dnes pokrývá tato vysoce kvalitní sůl (99,8 % NaCl) 80 % produkce soli v Rusku.
Penning tuzakları dünya çapında birçok laboratuvarda kullanılmaktadır.Přístroje Haighovy konstrukce byly používány v řadě laboratoří po celém světě.
Salar de Atacama, Şili'deki en büyük tuz gölü.Salar de Atacama je největší solná pláň v Chile.
Tuzları ve esterleri fumaratlar olarak bilinir.Soli a estery kyseliny fumarové se nazývají fumaráty.
Öyle olacak ki, dehşetin sesinden kaçan çukura düşecek, çukurdan çıkan tuzağa yakalanacak.Pak se sud položí na ližiny, po nichž se kutálí, a přebytečná smola z vytéká ven.
Avrupa'da ise konserve ve tuzlanmış olarak da tüketilmektedir.Do Evropy se ananas dováží čerstvý i konzervovaný.
Tuzu ve karabiberi atılır.Těžba soli a sádry.
Beyaz ve kristalize olan formu genellikle hidroklorid tuzu olan diasetilmorfin hidrokloriddir.Bílá krystalická forma je většinou jeho sůl s kyselinou chlorovodíkovou, diacetylmorfin hydrochlorid.
Bu balık çeşitlerinin yedisi tuzlusu, altısı ise tatlısu balık türleridir.Zahrnuje 26 druhů v 7 rodech, jsou to mořské ryby.
Bu işlemden sonra tuzun nem oranı %0,5 düşürülmüş olunur.Její rozlišovací schopnost je méně než 0,5".
Bunun için önce su kaynatılır ve tuzu ayarlanır.Poté se sůl důkladně opláchne a maso je připraveno.
Dünyadaki bütün okyanuslardaki ortalama tuzluluk yaklaşık %3.5'tur.Průměrná salinita mořské vody činí přibližně 3,5 %.
Mufasa, kardeşi Scar'ın kurduğu hain tuzak sonucu ölür, ama Scar bunun Simba'nın suçu olduğunu söyler.Mufasa zemřel a Scar namluvil Simbovi, že je to jeho vina.
Bir Ewok tuzağına yakalanırlar.Chytí je ale Lukovi lidé.
Gerekli mineralleri almak için doğal tuz da arar.Také na tvorbu ledových soch se těží přírodní led.
Bu tuz doğal olarak bromaritit minerali halinde bulunabilir.V přírodě ho lze nalézt v podobě minerálu bunsenitu.
Doğal tuz yüzeylerinde yaşarlar.Fotosentez yapabilirler.Účastní se přirozených obranných mechanismů na sliznicích.
(Normal deniz suyunun tuzluluk oranı yüzde 10 civarındadır.)(Stejný základ, tedy růst o 10 procentních bodů.
(Mesela kumve tuz yerine tum ve kuz demek gibi).(Podobně jako jehlanovitost pro jehlan.)
Bu takıma ait balıklar hem tatlı hem tuzlusuda bulunurlar.Řasy tohoto rodu se vyskytují ve sladkých i slaných vodách.
Tuzlu su balıkları ise su içerler.Albatros pije slanou vodu.
Ortalama tuzluluk oranı binde sekizdir.Průměr se odhaduje na osminásobek slunečního.
Tuz etin her tarafına gelmeli etin tuzsuz bir kısmı kalmamalıdır.Rozklad chlévské mrvy nemá na hnojišti proběhnout úplně.
Amonyum sülfat, (NH4)2SO4, ticari değeri olan inorganik bir tuzdur.Síran amonný (NH4)2SO4 je anorganická sůl s širokou škálou použití.
Sodyum benzoat benzo asitin Sodyum tuzlarındandır.Benzoát sodný je sodná sůl kyseliny benzoové (kyseliny benzenkarboxylové).
Bu tuzu suya dök ve yarın bana getir."Tady je polštář, podej mi ho.
Askerleri bir tuzak veya düşmana karşı uyarır.V tom se mu snaží zabránit nepřátelé a pasti.
İlkel insanların büyük hayvanları avlamak için başvurdukları bir yöntem de tuzak çukurlarıydı.Akity se původně ve své domovině využívaly k lovu velké zvěře.
Düzenbazlar ayrıca zehirleri ve tuzakları kullanmakta da ustadır.Lidé proto kromě pastí používají i otrávené návnady.
Şimdi ise tuzak kameralar kullanılmakta.Webkamery jsou dnes také využívány jako bezpečnostní kamery.
Tuzlu bataklıklarda yaşar.Žije ve slaných jezerech.
Hamura çok az tuz ve yumurta eklenebilir.Dále může být přidáno vejce, trocha soli a skořice.
Dokuz ay içinde, Rochelle tuzu eskimişti.Tímto prodejem Rochlova zhruba na sto let patřil Rochlov k vlkýšské tvrzi.
Dr. Hunter'a Minikler için tuzak kurmasına yardım eder.Varuje kapitána Pikea, že možná letí do pasti.
Yetkililer gizli bir FBI ajanı ile Anna Chapman'a tuzak kurdular.Tajný agent FBI vlákal Chapmanovou do pasti.
İşlenmemiş potasyum sülfat tuzu bazen cam yapımında da kullanılır.Surová sůl se také někdy používá při výrobě skla.
Sonra intikam için geldiğinde onu Tuzsuz Mike kurtarmıştır.Při návratu do Benátek byl dóže Michael zabit rozhněvanou chátrou.
Tuzlu sular: İçerisinde erimiş tuzların fazlaca olduğu sulardır. b.Smetana (Blaženka) - Což ta voda (Tajemství) B.
Bunun için tuzlama işlemi gerekir.Potřebuje se to vyleštit.
Nerdeyse bütün fransiyum tuzları suda çözünebilirler.Aproape toate sărurile franciului sunt solubile în apă.
Bu bir tuzaktı.Era o capcană.
İçine birazcık tuz atılır.In fiecare din ele pun puțină sare.
Halk dilinde tuzlu su olarak bilinen serum fizyolojik, %0.9 NaCl izotonik olarak açıklanan eriyiktir.Serul fiziologic perfuzabil este o soluție de 0,9% NaCl, izotonică.
Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır."Binecuvântarea lui Allah care este cel mai bun dintre creatori!”
Compton X ışınlarının tuz içerisindeki sodyum ve klorin çekirdekleri üzerindeki etkisini incelemiştir.Compton a cercetat efectul radiațiilor X asupra nucleelor de sodiu și clor din sare.
Bu tuzak bizim ısı olarak hissettiğimiz şeydir.Acesta constituie simțul nostru al temperaturii.
Tuzlu Su Biyomları ve Tatlı Su Biyomları.Forme salmastre și de apă dulce.
Bazı ticari olarak satılan gomashiolar tuzla karıştırılmış şeker içermektedir.În Elveția anumite magazine vând bețigașe parfumate ce conțin marihuana.
John Pope, Jackson'un tuzağına, ordusunun motive olduğuna ikna oldu.Pope s-a convins că îl prinsese pe Jackson și a concentrat grosul armatei împotriva sa.
Bazik bir tuzdur.Să considerăm un bazin.
Asitle baz arasındaki tepkime nötrleşme tepkimesi olup bu esnada tuz ve su ortaya çıkar.Reacția de neutralizare este reacția care are loc între un acid și o baza cu formare de sare și apa.
Tuzlu su direnci olan yüzen çiftlikler okyanus kullanımı için de inşa edilmişlerdir.Exploatări de sare cunoscute din antichitate sunt și cele de la Mărtiniș.
Tuz, sulu halini tolere edebilir.Cometa însăși putea conține sulf.
Bu şekilde elde edilen bu üç tuz çeşidi ayrı ayrı ambalajlanılarak satırlır.Avem așadar trei sorturi de obiecte permutate de un același grup abstract.
Tatlı veya tuzlu olabilir.Pot avea apă sărată, salmastră sau dulce.
Kaynak İpek Yolu Baharat Yolu Tuz Yolu Kral YoluDrumul Vinului Drumul Appian Drumul Sării Drumul mătăsii Drum roman Calea Regală din Cracovia