Ana içeriğe geç
Sözlük

tuz ile cümle

tuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bir tuzağa çekildi.Tom was lured into a trap.
Tom bir tuzak kurdu.Tom set a trap.
Tom bana tuzak kurdu.Tom set me up.
Zaten bir saat tuzağa düşürüldü.She has been trapped an hour already.
Tom yumurtasına biraz tuz koydu.Tom put some salt on his eggs.
Bu keki yapmak için kabartma tozu ve tuzsuz tereyağına ihtiyacın var.In order to make this cake you need baking powder and unsalted butter.
O sık sık şekeri ve tuzu karıştırır.She frequently gets sugar and salt mixed up.
Tom Güvece çok çok fazla tuz koydu.Tom put way too much salt in the stew.
Tuzlu su ile gargara yapmak öksürüğü durdurmaya yardım eder.Gargling with salt water helps stop coughing.
Şekeri tuzla karıştırma.Don't mix sugar with salt.
O her zaman yumurtaları tuzsuz ve bibersiz yer.He always eats eggs without salt and pepper.
Tom tuzağa düşürüldü.Tom was trapped.
Bıyıksız bir öpücük tuzsuz bir yumurta gibidir.A kiss without a mustache is like an egg without salt.
O bir tuzak olabilir.It might be a trap.
Belki o bir tuzak.Maybe it's a trap.
Tom, Mary'nin tuzağına düştü.Tom has fallen for Mary's trap.
Tom onun salatasına tuz serpiyor.Tom is shaking salt on his salad.
Ben omletime tuz serpiyorum.I am shaking salt on my omelette.
Polis bir radar tuzağı kurdu.The police set up a radar trap.
Bu bir tuzağı ilk kez kuruşum.This is the first time I've set a trap.
Tuzlu su içmek mümkün müdür?Is it possible to drink salt water?
Sen hiç bir ayı için tuzak kurdun mu?Have you ever set a trap for a bear?
Bu bir tuzak!It's an ambush!
Arabada tuzağa düşürülmüş biri var.There's someone trapped in the car.
Onun tuzağına düşmeyin.Don't fall into her trap.
Yemeğime tuz ekliyorum.I am adding salt to my food.
O bir tuzak olabilirdi.It could be a trap.
O, akıllı olduğunu düşünüyordu ama benim tuzağıma düştüğünü fark etmedi.He thought he was smart, but he didn't realize that he fell in my trap.
Bana tuzu ver, lütfen.Give me the salt, please.
Daha az tuzlu olsaydı Tom güveci yiyebilirdi.Tom might have eaten the stew if it had been less salty.
O tavşana tuzak kurmayı deneyeceğim.I'm going to try to trap that rabbit.
Ben biraz kurutulmuş tuzlu sığır eti buldum.I found some dried salted beef.
Bir tuzak kurmalıyız.We should set a trap.
Güvece biraz daha tuz koyabileceğimi düşündüm.I thought I might add a little more salt to the stew.
Daha sonra yapmak istediğimiz şey biraz tuz ilave etmek.What we want to do next is add some salt.
Biraz tuzun, tadı artıracağını düşünüyor musun?Do you think a little salt will improve the flavour?
Kötü şansları önlemek için tuz serpiyoruz.We sprinkle salt to ward off bad luck.
Tom tuzağa düşmüş.Tom's trapped.
Onlar tuzağa düşürülmüş.They're trapped.
Ben tuzağa düştüm.I'm trapped.
Tuzağa düştük!We're trapped!
Tom tuzağa düştü.Tom is trapped.
Sen tuzağa düştün.You're trapped.
Yumurtayı her zaman tuz ya da biber olmadan yer.He always eats eggs without salt or pepper.
Neden buna biraz tuz eklemeyi denemiyorsun?Why don't you try putting a little salt on that?
Tom tuzağa düşürüldüğünü hissetti.Tom felt trapped.
Tom tuzağa düşmüş görünüyor.Tom looks trapped.
Onlar tuzağa düşürüldüler.They were trapped.
Tuzağa düşmüş hissediyorum.I feel trapped.
Tuzağa düşürüldüm.I was trapped.
Tuzağa düşürülmedim.I wasn't trapped.
Tuzu uzat.Pass the salt.
Tuzlu kraker sever misin?Do you like pretzels?
Sana tuzak kurmadım.I didn't set you up.
Bu klasik bir Nijeryalı bubi tuzağı.It's a classic Nigerian booby-trap.
Yaklaşık dört fincan beyaz un ile bir tutam tuzu karıştır.Mix about four cups of white flour with a pinch of salt.
Bu bubi tuzaklı.It's booby-trapped.
Tuz, lütfen.Salt, please.
O bir tuz direği gibi hareketsiz duruyordu.He stood motionless, like a pillar of salt.
Sen tuzağa düşmüşsün. Teslim ol!You're trapped. Surrender!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod