Üstlerine tuz dökülünce sümüklü böcekler ölür mü?Do slugs die if you put salt on them?
Tuzu ve biberi uzatır mısın?Would you pass the salt and pepper?
Sen bir tuzağın içine yürüdün.You've walked into a trap.
Bu bir tür tuzak mı?Is it a trap of some kind?
Bu bir tuzak.This is a trap.
O bir tuzak mı?Is it a trap?
O bir tuzak.It's a trap.
Tipik Bavyera kahvaltısı beyaz sosis, buğday birası ve tuzlu krakerden oluşmaktadır.A typical Bavarian breakfast consists of white sausage, wheat beer and pretzels.
Tom tuzluğu aldı ve yumurtalarını tuzladı.Tom picked up the saltshaker and salted his eggs.
Bu bir tuzak değil.This is not a trap.
Bu bir tuzak değildir.This isn't a trap.
Tuzağa düşürülmüş gibi görünüyoruz.We seem to be trapped.
Gölün hanımı, Merlin'i büyüledi ve onu bir ağacın gövdesinde tuzağa düşürdü.The Lady of the Lake bewitched Merlin and trapped him in the trunk of a tree.
Çok fazla tuz, lezzeti öldürür.Too much salt will kill the flavor.
Diğer ülkelerin de tuzlu ekmeği olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if other countries have salt bread, too.
Çok tuzlu çorba kötüdür.The soup is very bad. It's too salty.
Çorba çok kötü. Tuzu fazla kaçmış.The soup is very bad. It's too salty.
Çorba berbat. Aşırı tuzlu olmuş.The soup is very bad. It's too salty.
Tuzlu krakerler çocukların en sevdiği abur cuburdu.Salted pretzels were the favourite snack of the kids.
Yemek tuzlu değil.The meal is not salty.
Tuz eklemem gerekiyor mu?Do I need to add salt?
Sürücüler mağarada tuzağa düşürüldü.The divers were trapped in the cave.
Suya tuz ve kabartma tozu ekleyin.Add salt and baking soda to the water.
Yemek güzel ama biraz daha tuz ekleyebilirdin.The food is good, but you could have added a bit more salt.
Tom yumurtasını tuzladı.Tom salted his egg.
Salata çok tuzlu.The salad is very salty.
Tom yumurtaları tuzsuz ve bibersiz yer.Tom eats eggs without salt or pepper.
Bu tuz değil.This is not salt.
Bunun bir tuzak olmadığını nasıl anlarız?How do we know it isn't a trap?
Bunun sadece bir tuzak olmadığını nasıl anlarız?How do we know it isn't just a trap?
Bazı yiyecekler tuz olmadan oldukça tatsız.Some food is pretty bland without salt.
Tom benden ona tuz ve biberi vermemi istedi.Tom asked me to pass him the salt and pepper.
Tom tuzluğu Mary'ye uzattı.Tom handed the salt shaker to Mary.
Tom tuzluğuna uzandı.Tom reached for his salt shaker.
Tom üç gündür mağarada tuzağa düşürüldü.Tom was trapped in the cave for three days.
Princin daha fazla tuza ihtiyacı var.The rice needs more salt.
Daha fazla tuz gerekip gerekmediğini görmek için pirincin tadına bak.Taste the rice to see if it needs more salt.
Etim için biraz tuz istiyorum.I want some salt for my meat.
Ben tuzlu suda yüzmekten hoşlanırım.I like to swim in salt water.
Buna tuz koydun mu?Did you salt this?
Geri gel buraya. Tuzak.Come back here. It's a trap.
Bu çorbanın bir tutam tuza ihtiyacı var.This soup needs a touch of salt.
Bıyıksız bir adamı öpmek tuzsuz yumurta yemek gibidir.Kissing a man without a mustache is like eating eggs without salt.
Bunun bir tuzak olabileceğinden endişeli değil misin?Aren't you worried it might be a trap?
Bu bir tuzak gibi kokuyor.It smells like a trap.
Joe'ya karşı bir tuzak var.There's a trap against Joe.
Tom yanlışlıkla tuzu çayına koydu.Tom put salt in his tea by mistake.
Tom bunun bir tuzak olabileceğindan şüphelendi.Tom suspected it might be a trap.
Tom'un tuzu kuru.Tom is well off.
Tom bunun bir tuzak olabileceğini düşündü.Tom thought it might be a trap.
Bu bir turist tuzağı.It's a tourist trap.
Tom yanlışlıkla şekeri tuzla karıştırdı.Tom mistook the sugar for salt.
Dikkatli ol. Bu bir tuzak olabilir.Be careful. It might be a trap.
O ilginç görünümlü bir tuzluk.That's an interesting-looking salt shaker.
Bunun bir tuzak olduğu ortaya çıktı.It turned out to be a trap.
O bir tuzak, değil mi?It's a trap, isn't it?
Tom bizi tuzağa götürdü.Tom led us into a trap.
Tavuk çok tuzlu ve yenilmezdi.The chicken was oversalted and inedible.
Tuz kar eritmek için kullanılır.Salt is used to melt snow.
Buz tuzu karı eritmek için kullanılır.Ice salt is used to melt snow.