Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Es war nichts Besonderes, aber es war eine Latrine.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Itu bukan masalah besar, namun itu adalah toilet.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.큰 일도 아니에요, 하지만 변소에 관한 문제죠.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Não era nada de especial, mas era uma latrina.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Nie była nie wiadomo jaka, ale była.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Niets bijzonders, maar het was toch een latrine.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.No era gran cosa, pero era una letrina.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Non era un granchè, ma era una latrina.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Nu era mare lucru, dar era o latrină.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.To nebyla žádná výhra, ale aspoň něco.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Τίποτα το φοβερό, αλλά ήταν ένα αποχωρητήριο.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Ничего особенного, но все-таки — унитаз.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Це не було великою розкішшю, але це була вбиральня.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.לא משהו מיוחד, אבל בכל זאת, מחראה.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.لم يكن بالأمر الجلل، ولكنه كان مرحاضاً.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.嫁いだ日の夜
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Acasă la ea ea avusese latrină.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Cô lớn lên với một cái nhà vệ sinh.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Dia dibesarkan dengan toilet.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Dorastała mając latrynę.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Ela cresceu com uma latrina.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Ella creció con una letrina.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Elle avait grandi avec des latrines.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.변소가 있는 가정에서 자랐거든요.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Lei è cresciuta con una latrina.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Sie wuchs mit einer Latrine auf.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Thuis gebruikten ze een latrine.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Vyrostla poblíž latríny.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Είχε μεγαλώσει σε σπίτι με αποχωρητήριο.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Вона виросла в домі з вбиральнею.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.Она выросла в доме, где был унитаз.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.היא גדלה בבית עם מחראה.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.لقد كبرت و هي تستخدم المراحيض.
Oysa kendisi tuvaletli bir evde yetişmiş.トイレなんて人並みのことです
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.A já si uvědomila, že neví, kde tam mají dámské záchody.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Akhirnya saya sadari bahwa ia tidak tahu di mana toilet wanita di kantornya.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Apercebo-me então que ele não sabe onde é a casa de banho das mulheres no seu escritório.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.E realizzo che non sa dove si trovino i bagni delle signore nell'ufficio.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.És ekkor rájövök, hogy fogalma sincs hol lehet a női mosdó a munkahelyén.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Et je me rends compte qu'il ne sait pas où se trouvent les toilettes des femmes dans ses bureaux.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Ik besefte dat hij niet wist waar de vrouwentoiletten waren in zijn kantoor.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.이유인 즉슨 여자 화장실이 어디에 있는지 자신이 사무실 주인이면서도 몰랐기 때문이죠.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Me di cuenta que no sabía dónde estaba el baño de mujeres en la oficina.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Og det gik op for mig at han ikke ved hvor kvindernes toilet er henne.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Şi mi-am dat seama că nu ştie unde e toaleta femeilor în biroul lui.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Und es wurde mir klar, dass er nicht wusste wo in seiner Firma die Damentoilette war.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Uvedomujem si, že nevie, kde je dámska toaleta v jeho kancelárii.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Và tôi nhận ra rằng anh ấy không biết phòng vệ sinh nữ ở đâu.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Zdałam sobie sprawę, że on nie wie gdzie w jego biurze jest damska toaleta.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.Και συνειδητοποιώ ότι δεν γνωρίζει σε ποιο σημείο του γραφείου του βρίσκεται η τουαλέτα των γυναικών.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.И аз осъзнах, че той не знае къде се намира женската тоалетна в офиса му.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.И я поняла, что он не знает, где в его офисе женский туалет.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.І я усвідомила, що він не знає де в його офісі жіночий туалет.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.אני קולטת שהוא לא יודע היכן שירותי הנשים במשרדו.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.وأدركت انه لا يعلم اين تقع غرفة السيدات (دورة المياه) في مكتبه.
O zaman fark ettim ki ofisindeki bayanlar tuvaletinin yerini bilmiyordu.彼は知らないのだということに気がつきました それで私は彼らがここに越して来て
O zamanlar Springfiled'de yaşıyordum ve bunun en iyi yanı kadınlar tuvaletinde kapıyı kapatıncaKebetulan saya tinggal di Springfield pada saat itu dan hal yang terbaik adalah
O zamanlar Springfiled'de yaşıyordum ve bunun en iyi yanı kadınlar tuvaletinde kapıyı kapatınca그 때 저는 스프링필드에 살고 있었는데, 가장 기억에 남는 일이라면 여자 화장실 문을 닫았을 때
O zamanlar Springfiled'de yaşıyordum ve bunun en iyi yanı kadınlar tuvaletinde kapıyı kapatıncaאני גרתי במקרה בספרינגפילד באותו הזמן, והדבר הטוב ביותר היה -- כש -- הייתם סוגרים את הדלת של הנשים בשרותים,
O zamanlar Springfiled'de yaşıyordum ve bunun en iyi yanı kadınlar tuvaletinde kapıyı kapatıncaفي ذلك الوقت كنت اعيش في مدينه (سبرينفيلد) و افضل جزء كان عندما تغلق باب حمام السيدات