O zamanlar Springfiled'de yaşıyordum ve bunun en iyi yanı kadınlar tuvaletinde kapıyı kapatınca傑作だったのは - 女子トイレのドアを閉めたら「頑張れソックス!」とあって 「ありえない!」とびっくりしました 女子トイレのドアを閉めたら「頑張れソックス!」とあって 「ありえない!」とびっくりしました
O zaman tuvalete git.A mosdóba kellene menned.
O zaman tuvalete git.Vous devriez aller aux toilettes.
O zaman tuvalete git.Τότε πήγαινε στο μπάνιο.
O zaman tuvalete git.اذن اذهبي الى الحمام
Özür dilerim. Üsteğmen Hawkeye, tuvaleti kullandı, emrinize hazır.Teniente Hawkeye, a sus órdenes.
Pardon? Tuvalet kađýdý bitmiţ içeride.Κάτσε για λίγα λεπτά.
Pardon? Tuvalet kađýdý bitmiţ içeride.Седни за минутка.
Peki bu garip. (Tuvalet suyu) Seni hiçbir yere götüremem!あなたができることを確認してああ。 マジで? 本当に。 私は、我々は先端に持っていないことを意味願っています。
Prensesim, tuvalet nerede?Felség, hol van a fürdőszoba?
Prensesim, tuvalet nerede?Princesse, où est la salle de bain ?
Prensesim, tuvalet nerede?Πριγκίπισσα που είναι το μπάνιο;
Prensesim, tuvalet nerede?اميرة, اين هو الحمام؟
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Era în toaleta bărbaților.
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Hei, tämä oli miestenhuoneessa.
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Hej, byl jsem na pánských toaletách.
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Hé, j'étais dans les toilettes. et j'ai trouvé ça.
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Hej, znalazłem to w męskiej toalecie.
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Hey, ich habe das gerade eben auf der Herrentoilette gefunden.
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Ik was daarnet in de toiletten.
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Nè, vừa nãy tôi ở trong phòng vệ sinh nam.
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Oye, estaba en el baño de hombres.
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Te, ezt találtam a férfi mosdóban.
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Ήμουν στις τουαλέτες των ανδρών.
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Хей, в мъжката тоалетна намерих това.
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Я був у чоловічому туалеті і знайшов це там.
"Selam, tuvaletteydim ve orada bunu buldum."Я тут был в туалете, и нашёл это.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Aber dann geht man hin und positioniert die Toilette als eine moderne, schicke Bequemlichkeit.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.A pak vezmete toaletu a vykreslíte jí jako moderní a užitečné zařízení.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Aztán átadjuk a wc-t és úgy állítjuk be, mind egy modern, divatos illemhely.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Dar apoi iei toaleta și o poziționezi ca un avantaj modern, la modă.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Então vocês posicionam a instalação sanitária como algo moderno e inovador.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.E poi prendi la toilette e la posizioni come oggetto moderno e trendy.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.I wtedy przedstawiasz toalety jako nowoczesną, modną wygodę.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.하지만 그 다음에 화장실을 현대적이고 유행인 편의 시설로 소개하는 거죠.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Luego posicionamos el inodoro como una comodidad moderna y a la moda.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Maar dan stel je het toilet voor als een modern, trendy iets, een hebbeding.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Mais ensuite vous prenez les toilettes et vous les présentez comme une chose pratique, moderne et à la mode.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Men så tager man toilettet og man placerer det som et moderne, trendy bekvemmelighed.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Namun kemudian anda menempatkan toilet tersebut sebagai sebuah fasilitas modern, kenyamanan yang keren.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Nhưng rồi bạn đem nhà vệ sinh và đặt nó vào một chỗ như là một tiện ích tân thời.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Και τότε παίρνεις την τουαλέτα και τη βάζεις ως μια μοντέρνα σύγχρονη άνεση
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Але потім необхідно взяти туалет і позиціонувати його як сучасну, трендову зручність.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.А потом вы берете туалет и позиционируете его как современное и модное удобство.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.Но след това инсталирате тоалетна като съвременно, модерно удобство.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.אבל אז לוקחים שירותים ומציבים אותם כנוחיות מודרנית ואופנתית.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.ثم تأخذ المرحاض وتقوم بتثبيته كشئ حديث ومريح.
Sonra da onlara tuvaletten bahsediyorsunuz ve onu modern ve moda bir kolaylık olarak anlatıyorsunuz.位置づけするのです インド北部のある州では
Sorulduğunda, dediler ki: "Bu, sifonu çekilmeyen bir tür dev tuvalet."Cuando se les preguntó, dijeron, "Es como una especie de retrete gigante que no se vacía".
Sorulduğunda, dediler ki: "Bu, sifonu çekilmeyen bir tür dev tuvalet."Ils ont dit "C'est comme un WC géant sans chasse d'eau".
Sorulduğunda, dediler ki: "Bu, sifonu çekilmeyen bir tür dev tuvalet."Když se jich ptali, tak říkali, "Je to jako obrovský záchod co nesplachuje."
Sorulduğunda, dediler ki: "Bu, sifonu çekilmeyen bir tür dev tuvalet."과학자들이 이렇게 얘기했죠. "이건 마치 물을 내리지 않은 거대한 화장실 같습니다."
Sorulduğunda, dediler ki: "Bu, sifonu çekilmeyen bir tür dev tuvalet."Όταν ερωτηθήκαν, είπαν, "Είναι σαν τεράστια τουαλέτα χωρίς καζανάκι."
Sorulduğunda, dediler ki: "Bu, sifonu çekilmeyen bir tür dev tuvalet."Они описали это как "гигантский унитаз, в котором не спустить воду".
Sorulduğunda, dediler ki: "Bu, sifonu çekilmeyen bir tür dev tuvalet."כשהם נשאלו, הם אמרו, "זה כמו שירותים ענקיים שאי אפשר להוריד בהם את המים".
Sorulduğunda, dediler ki: "Bu, sifonu çekilmeyen bir tür dev tuvalet."عندما سئلوا، قالوا،" إنها كمرحاض ضخم لم تتم نظافته."
Sorulduğunda, dediler ki: "Bu, sifonu çekilmeyen bir tür dev tuvalet."これが「どこか」だったのです
Tabii ya, prenses et yerken... ...tuvaletin yakınında olmalı.C'est vrai. Quand la princesse mange de la viande, elle doit être près des toilettes, n'est-ce pas ? Omo !
Tabii ya, prenses et yerken... ...tuvaletin yakınında olmalı.Igaz is. Amikor a hercegnő húst eszik, a fürdőszoba közelében kell ennie, igaz?
Tabii ya, prenses et yerken... ...tuvaletin yakınında olmalı...طبعا عندما تأكل الاميرة لحمها عليك ان تراها عندما تكون قرب الحمام