Ana içeriğe geç
Sözlük

tuvalet ile cümle

tuvalet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O gün tuvaletim tıkandı.ذلك اليوم المواسير في بيتي تعطلت
Onun gibi mi? Onunla tanışmak istiyorsan, işte tuvalet.Dacă vrei să faceţi cunoştinţă, toaleta e la drepta.
Onun gibi mi? Onunla tanışmak istiyorsan, işte tuvalet.Jestli ho chceš poznat, tak to je John.
Onun gibi mi? Onunla tanışmak istiyorsan, işte tuvalet.Si quiere conocerle, el lavabo está por allí, a la derecha.
Onun gibi mi? Onunla tanışmak istiyorsan, işte tuvalet.Και αυτόν ; Αν θες να τον γνωρίσεις ορίστε η τουαλέτα.
Onunla tanışmak istiyorsan, işte tuvalet.Als je hem wil ontmoeten, daar is de W.C...
Onunla tanışmak istiyorsan, işte tuvalet.Csak nem tetszik? Ha ismerkedni akar, a klotyó ott van, jobbra.
Onunla tanışmak istiyorsan, işte tuvalet.Die Klos sind rechts.
Onunla tanışmak istiyorsan, işte tuvalet. Gülümsedi.Ако искате среща, тоалетната е там.
Onunla tanışmak istiyorsan, işte tuvalet.Если хотите познакомиться, сортир справа.
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,All'opera, guardando le mise variopinte delle donne,
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,À l'"opéra, devant le bariolage criard des toilettes,
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,Az operában, a cifra estélyik serege előtt
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,En la ópera, ante el bullicioso desorden de los trajes,
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,형형색색의 요란한 의상들로 가득 찬 극장에서
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,La operă, în faţa caleidoscopului pestriţ al rochiilor lungi de seară ostentative şi fără gust,
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,Oopperassa riemunkirjavien leninkien keskellä
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,Tại sân khấu opera, trước những bộ trang phục cầu kỳ và sa hoa,
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,V opeře, před pestrým kaleidoskopem křiklavých rób
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,V operi, pred pisanim kalejdoskopom kičastih oblačil,
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,В операта, при вида на пъстрия калейдоскоп от крещящи рокли,
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,В опері, дивлячись на строкатий калейдоскоп позбавлених смаку суконь,
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,في الأوبرا، قبل عرض الملون للفساتين المبهرجة
Operada, şatafatlı tuvaletlerin yarattığı renk cümbüşünün önünde,ガブリエル シャネルは時の流行に うんざりしこう言いました
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.A fost îngrozită să ajungă acolo și să constate că nu aveau toaletă.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.A zhrozila se, když tam přišla a zjistila že nemají záchod.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Dan dia terkejut karena tahu bahwa rumah mertuanya tidak memiliki toilet.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Ed è rimasta inorridita quando arrivata lì ha scoperto che non avevano un WC.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.E ela ficou aterrorizada quando chegou lá e descobriu que não tinham uma sanita.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Elle fut horrifiée en arrivant de s'apercevoir qu'ils n'avaient pas de toilettes.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Kiedy tam dotarła, przeraziło ją to, że nie mieli toalety.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.그런데 그곳에 화장실이 없는 것을 발견하고 무서워했어요.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Mit Entsetzen stellte sie dort fest, dass die Familie keine Toilette hatte.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Se horrorizó al llegar y darse cuenta de que no tenían inodoro.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Toen ze daar aankwam, ontdekte ze tot haar afschuw dat ze geen toilet hadden.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Và cô ấy rất kinh hãi khi đến đó và thấy ở đó không có nhà vệ sinh.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Έφριξε όταν έφτασε εκεί και ανακάλυψε ότι δεν είχαν τουαλέτες.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Вона була шокована, коли прибула туди і виявила, що у них не було туалету.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.Она была просто в ужасе, когда увидела, что у них нет туалета.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.ולאימתה הרבה, כשהגיעה לשם היא מצאה שאין להם שירותים.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.و قد فوجئت عندما وصلت هنالك و وجدت أنه لم يكن لديهم مرحاض.
Oraya vardığında tuvaletlerinin olmadığını görünce dehşete kapılmış.トイレが無いのです 彼女にトイレは当たり前でした
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Ich bin zum Beispiel über diese Werbung vor der Damentoilette auf dem Flughafen in Kansas City gestolpert.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Ik stuitte bijvoorbeeld op deze advertentie bij het damestoilet op het vliegveld van Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Misalnya, saya melihat iklan ini diluar toilet wanita di bandara Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Napríklad, narazila som na túto reklamu pred ženskými záchodmi na letisku v Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Například, na tuto reklamu jsem narazila před dámskými toaletami na letišti v Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Na przykład, wpadła mi w ręce ta reklama przy damskiej toalecie na lotnisku w Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Par exemple, je suis tombée sur cette publicité devant les toilettes des femmes à l'aéroport de Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Por ejemplo, me encontré este anuncio en el exterior del baño de mujeres en el aeropuerto de Kansas City.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Ví dụ như, khi tôi đi ngang qua mục quảng cáo này ngoài nhà vệ sinh nữ ở sân bay thành phố Kansas.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.К примеру, я обнаружила вот такой рекламный щит возле дамской комнаты в аэропорту Канзаса.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Наприклад, я натрапила на цю рекламу ззовні жіночої вбиральні в аеропорті Канзас-Сіті.
Örneğin, tesadüfen şu reklama denk geldim: Bayanlar tuvaletinin önü, Kansas havaalanı.Например, аз попаднах на тази обява пред женската тоалетна на летището в Канзас Сити.
O tuvalete dönecek olursak, özelliği olan bir tuvalet değildi,다시 그 화장실 이야기를 하자면, 특별히 멋진 화장실은 아니었어요.
O tuvalete dönecek olursak, özelliği olan bir tuvalet değildi,אם לחזור לאותם שירותים, אלו לא היו שירותים יפים במיוחד,
O tuvalete dönecek olursak, özelliği olan bir tuvalet değildi,و للعودة للحديث عن ذلك الحمام فهو لم يكن مرحاض فاخر
O tuvalete dönecek olursak, özelliği olan bir tuvalet değildi,特に立派だったわけではなく 世界トイレ機関(WTO)のトイレほど
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Ce n'était pas grand chose, mais c'étaient des latrines.
Öyle gösterişli değil sıradan bir tuvalet.Cũng không hẳn là ghê gớm, nhưng ít nhất cũng có một nhà vệ sinh.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod