Mainichi: "Tuvalet gibi ülkeler"Mainichi: "países parecidos a inodoros"
Marcel Duchamp'ın tuvalete benzer, ben sık gördüğümüz yeniden.Similares al baño Marcel Duchamp, He recreado lo que vemos comúnmente.
Marcel Duchamp'ın tuvalete benzer, ben sık gördüğümüz yeniden.Similares ao banheiro Marcel Duchamp, Eu recriado o que geralmente vemos.
Marcel Duchamp'ın tuvalete benzer, ben sık gördüğümüz yeniden.Tương tự vào nhà vệ sinh của Marcel Duchamp, tôi tái tạo chúng ta thường thấy.
Marcel Duchamp'ın tuvalete benzer, ben sık gördüğümüz yeniden.דומה לאסלה של מרסל דושאן, אני מחדש את מה שאנחנו בדרך כלל רואים .
Marcel Duchamp'ın tuvalete benzer, ben sık gördüğümüz yeniden.مشابهة إلى المرحاض مارسيل دوشامب، و صوغه I ما نراه عادة.
Marcel Duchamp'ın tuvalete benzer, ben sık gördüğümüz yeniden.私たちは一般的に何を参照してください_再作成されます。 家具...
Matt Damon'ın tuvalet grevine girmesi insanlık için büyük, kalın bağırsağı için zararlı bir adım.맷 데이먼이 인권에는 좋지만 그의 장에는 좋지 않을 화장실 시위를 시작했지요.
Matt Damon'ın tuvalet grevine girmesi insanlık için büyük, kalın bağırsağı için zararlı bir adım.lo que es genial para la humanidad, muy malo para su colon.
Matt Damon'ın tuvalet grevine girmesi insanlık için büyük, kalın bağırsağı için zararlı bir adım.Matt Damon zahájil záchodovou stávku, což je skvělé pro lidstvo, ale špatné pro jeho tlusté střevo.
Matt Damon'ın tuvalet grevine girmesi insanlık için büyük, kalın bağırsağı için zararlı bir adım.ישנו מאט דיימון, שעושה שביתת שירותים, שזה נהדר לאנושות, אבל גרוע למעיים שלו.
Matt Damon'ın tuvalet grevine girmesi insanlık için büyük, kalın bağırsağı için zararlı bir adım.معنا قام مات ديمون (ممثل مشهور) بعمل إضراب عن قضاء الحاجة وهو الأمر العظيم للبشرية، و السيئ جداً لأمعاءه.
Matt Damon'ın tuvalet grevine girmesi insanlık için büyük, kalın bağırsağı için zararlı bir adım.これは人として良くても 結腸には悪影響です 気がかりなこともあります
Mektubunda bunu gece için tuvalet masası olarak adlandırmış. Bir çocuk tarafından çizilmiş gibi.Vypadá jako by jej namalovalo dítě.
Mektubunda bunu gece için tuvalet masası olarak adlandırmış. Bir çocuk tarafından çizilmiş gibi.Като нарисувана от дете е.
Mide enfeksiyonunda önemli bir azalma oldu, çünkü şimdi tuvaletleri var ve yerlerde insan atıkları yok.Adesso ha molte meno infezioni all'intestino perché ha un bagno e non ci sono rifiuti umani a terra.
Mide enfeksiyonunda önemli bir azalma oldu, çünkü şimdi tuvaletleri var ve yerlerde insan atıkları yok.현저히 배탈이 줄어듭니다. 화장실이 있기 때문이죠. 땅에 인분도 있지 않습니다.
Mide enfeksiyonunda önemli bir azalma oldu, çünkü şimdi tuvaletleri var ve yerlerde insan atıkları yok.Má podstatne menej črevných infekcií, pretože má toaletu. A na zemi nenájdete žiadne ľudské výkaly.
Mide enfeksiyonunda önemli bir azalma oldu, çünkü şimdi tuvaletleri var ve yerlerde insan atıkları yok.Zdecydowanie rzadziej cierpi na infekcję jelit, z powodu toalet i faktu, że odchody nie leżą już na ziemi.
Mide enfeksiyonunda önemli bir azalma oldu, çünkü şimdi tuvaletleri var ve yerlerde insan atıkları yok.Той има значително по-малко чревни инфекции защото сега той има тоалетни, и няма човешки отпадъци на земята.
Mide enfeksiyonunda önemli bir azalma oldu, çünkü şimdi tuvaletleri var ve yerlerde insan atıkları yok.יש לו פחות זיהומים במעיים באופן מובהק מכיוון שיש לו כעת שירותים, ואין כל צרכי אדם על האדמה.
Mide enfeksiyonunda önemli bir azalma oldu, çünkü şimdi tuvaletleri var ve yerlerde insan atıkları yok.لأن لديه الآن دورة مياه و لا وجود للنفايات البشرية على الأرض كانجي مايا هي أم ,و أم فخورة
Mide enfeksiyonunda önemli bir azalma oldu, çünkü şimdi tuvaletleri var ve yerlerde insan atıkları yok.路上から人糞が消え そのため 細菌による消化器の感染症にかかることが 極端に少なくなりました カンジ・マヤは母親ですが とても満足しています
Ne altyapı, ne tuvaletler, ne kütüphaneler, fakat bu okulda aslında gerçekleşen şey daha önemli.중요한 건 인프라도, 화장실도, 도서관도 아니고 이 학교에서 무엇이 일어나는가 하는 것입니다.
Ne altyapı, ne tuvaletler, ne kütüphaneler, fakat bu okulda aslında gerçekleşen şey daha önemli.Ne infrastruktura, ani záchody, ani knihovny, ale co se opravdu děje v téhle škole je to nejdůležitější.
Ne altyapı, ne tuvaletler, ne kütüphaneler, fakat bu okulda aslında gerçekleşen şey daha önemli.Nie chodzi o infrastrukturę, toalety, biblioteki. To, co dzieje się w szkole, jest najważniejsze.
Ne altyapı, ne tuvaletler, ne kütüphaneler, fakat bu okulda aslında gerçekleşen şey daha önemli.Не инфраструктурата, не тоалетните, не библиотеките, а е по-важно какво всъщност се случва в това училище.
Ne altyapı, ne tuvaletler, ne kütüphaneler, fakat bu okulda aslında gerçekleşen şey daha önemli.מהתשתית, לא בית השימוש, או הספריות, אלא מה שקורה בפועל בבית הספר
Ne altyapı, ne tuvaletler, ne kütüphaneler, fakat bu okulda aslında gerçekleşen şey daha önemli.ليس البنية التحتية ليس الحمامات, ولا المكتبات ولكن ما يحدث فعلا في هذه المدرسة
Ne altyapı, ne tuvaletler, ne kütüphaneler, fakat bu okulda aslında gerçekleşen şey daha önemli.図書館やトイレなどの 施設や設備ではないということを- 信じています
Neden yemek yerken tuvalet konusunu açıyorsun?Comment pouvez-vous parler des toilettes à table ?
Neden yemek yerken tuvalet konusunu açıyorsun?Omo, hogy hozhatod fel a fürdőszobát az étkezőasztalnál?
Neden yemek yerken tuvalet konusunu açıyorsun?كيف تتكلم عن الحمام وقت الغداء؟
- Ne var? - Tuvalete gitmem gerekiyor.- Tengo que ir al baño.
- Ne var? - Tuvalete gitmem gerekiyor. Yine mi?- Necesito ir al baño.
- Ne var? - Tuvalete gitmem gerekiyor. Yine mi?- ماذا؟ - أحتاج للذهاب إلى الحمام
Odanın geri kalanıyla karışmak, Belki bana en yakın tuvaleti işaret ediyorMélangé au reste de la pièce, peut-être que vous me dirigerez vers les toilettes
Odanın geri kalanıyla karışmak, Belki bana en yakın tuvaleti işaret ediyorZmiešané so zvyškom miestnosti, možno by ste mi na záchod
Öđle yemeđinde kendimi tuvalete kilitleyip ađlamaya baţladým.In der Mittagspause sperrte ich mich buchstäblich selber im Badezimmer ein und begann zu heulen.
Öđle yemeđinde kendimi tuvalete kilitleyip ađlamaya baţladým.Para el almuerzo, literalmente me encerré en el baño y comencé a llorar.
Öđle yemeđinde kendimi tuvalete kilitleyip ađlamaya baţladým.Už při obědě jsem se doslova zamknul na záchodech v kabince a začal brečet.
Öđle yemeđinde kendimi tuvalete kilitleyip ađlamaya baţladým.До обяд, вече се бях заключил в една тоалетна и започнах да плача.
Öđle yemeđinde kendimi tuvalete kilitleyip ađlamaya baţladým.К обеду я буквально заперся в душевой кабинке и начал плакать.
Öđle yemeđinde kendimi tuvalete kilitleyip ađlamaya baţladým.一日中がやがやとした中で 正気を保てるかどうか想像もできない、
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Celý její život používala banánové pole za domem, ale za pár hodin postavila latrínu.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Durante toda a vida, utilizou a plantação de bananas, mas instalou a latrina em poucas horas.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Haar hele leven had ze het bananenveld gebruikt, maar ze installeerde de latrine in een paar uur.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.평생 동안 그녀는 바나나 농장 뒤에서 일을 봤지만 단 몇 시간만에 변소를 설치한 거에요.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Przez całe życie korzystała z pola bananów za swoim domem, ale latrynę zamontowała w ciągu kilku godzin.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Selama hidupnya, dia menggunakan daun pisang, namun dia memasang toilet ini hanya dalam beberapa jam.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Su vida entera había estado usando el campo de bananas de atrás, pero instaló la letrina en unas pocas horas.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Toată viața și-a făcut nevoile în câmpul de bananieri din spatele casei, dar a instalat latrina în câteva ore,
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Trong suốt cuộc đời mình, bà đã dùng lá chuối nhưng chỉ trong vài giờ, bà đã lắp một nhà vệ sinh
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Все її життя, вона б могла використовувати бананове поле позаду, але встановила туалет за кілька годин.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.Всю жизнь ей хватало бананового поля за домом, но тут она за несколько часов установила унитаз.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.כל חייה היא השתמשה במטע הבננות שמאחור, אבל היא התקינה את המחראה תוך כמה שעות.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.طوال حياتها، كانت تستخدم حقل الموز الذي خلفها ولكنها قامت بتركيب المرحاض في بضع ساعات.
O güne kadar, arka taraftaki muz tarlasını kullanmıştı ama tuvaletini kurması yalnızca birkaç saatini adlı.数時間内に トイレを設置したのです 費用は一切かからず この少年の命を救ってくれます
O gün tuvaletim tıkandı.Aznap a lakásomban a WC teljesen eldugult.
O gün tuvaletim tıkandı.Ce jour-là, chez moi, les toilettes ont été bouchées.