Kadınlara ve HIV'e olan milli tutumları... ...değiştirebiliriz.Putem schimba atitudini la nivel naţional către femei şi atitudini la nivel naţional către HIV.
Kadınlara ve HIV'e olan milli tutumları... ...değiştirebiliriz.Wir können die nationale Einstellung gegenüber Frauen und HIV verändern.
Kadınlara ve HIV'e olan milli tutumları... ...değiştirebiliriz.Можем да променим националните нагласи към жените, и националните нагласи към ХИВ.
Kadınlara ve HIV'e olan milli tutumları... ...değiştirebiliriz.Мы можем изменить отношение к женщинам и отношение к ВИЧ-инфекции.
Kadınlara ve HIV'e olan milli tutumları... ...değiştirebiliriz.נוכל לשנות את הגישה הלאומית לנשים ואת הגישה הלאומית ל-HIV.
Kadınlara ve HIV'e olan milli tutumları... ...değiştirebiliriz.نستطيع تغيير السلوك الوطني تجاه المرأة، و السلوك الوطني تجاه الHIV.
Kadınlara ve HIV'e olan milli tutumları... ...değiştirebiliriz.変える事ができるのです 最難関は いかに恥辱を無くすかです
Komisyon,tutumu hakkında Avrupa Parlamentosu’nu tam olarak bilgilendirir.Comisia informeazăîn detaliu Parlamentul European cu privire la poziţia sa.
Komisyon,tutumu hakkında Avrupa Parlamentosu’nu tam olarak bilgilendirir.Komisia informuje Európsky parlament vplnom rozsahu o svojom stanovisku.
Komisyon,tutumu hakkında Avrupa Parlamentosu’nu tam olarak bilgilendirir.Komissio voi myös antaa lausunnon omasta aloitteestaan.
Komisyon,tutumu hakkında Avrupa Parlamentosu’nu tam olarak bilgilendirir.La Commissioneinforma esaurientemente il Parlamento europeo della sua posizione.
Komisyon,tutumu hakkında Avrupa Parlamentosu’nu tam olarak bilgilendirir.Η Ε p i ι τ ρ ο p i ή δηµοσιεύει τον κανονισµό αυτό.
Komisyon,tutumu hakkında Avrupa Parlamentosu’nu tam olarak bilgilendirir.Този правилник се представя за одобрение на Съвета на министрите.
Konferans katkıları, hiçbir şekilde ulusal Parlamentolarıbağlamaz veya tutumlarınıihlal etmez.8.Quando i parlamenti nazionali sono bicamerali, le presenti disposizioni siapplicano ad entrambe le camere.
Konferans katkıları, hiçbir şekilde ulusal Parlamentolarıbağlamaz veya tutumlarınıihlal etmez.Bortset fra i behørigt begrundede
Konferans katkıları, hiçbir şekilde ulusal Parlamentolarıbağlamaz veya tutumlarınıihlal etmez.EHDOTUSSOPIMUKSEKSI EUROOPAN PERUSTUSLAISTA
Konferans katkıları, hiçbir şekilde ulusal Parlamentolarıbağlamaz veya tutumlarınıihlal etmez.Lescontributions de la Conférence ne lient en rien les parlements nationaux ni ne préjugent leur position.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.A Jakob videl tvár Lábanovu, že hľa, nebola voči nemu taká jako predtým.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.A viděl tvář Lábanovu, a aj, nebyla k němu tak jako prvé:
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.És látá Jákób a Lábán orczáját, hogy ímé nem olyan õ hozzá mint annakelõtte.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Giacobbe osservò anche la faccia di Làbano e si accorse che non era più verso di lui come prima
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Gia-cốp cũng để ý coi nét mặt cậu, nhận biết rằng người chẳng đối ở với mình như trước nữa.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Gia-cốp cũng để_ý coi nét_mặt cậu , nhận_biết rằng người chẳng đối ở với mình như trước nữa .
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Iacov s'a uitat şi la faţa lui Laban; şi iată că ea nu mai era ca înainte.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Jacob remarqua aussi le visage de Laban; et voici, il n`était plus envers lui comme auparavant.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Ja Jaakob huomasi Laabanin kasvoista, ettei hän ollut häntä kohtaan niinkuin ennen.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Jakob märkte också att Laban icke såg på honom med samma ögon som förut.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.야곱이 라반의 안색을 본즉 자기에게 대하여 전과 같지 아니하더라
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Observaba también Jacob la mirada de Labán, y he aquí que ya no era para con él como antes
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Og Jakob læste i Labans Ansigt, at han ikke var sindet mod ham som tidligere.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Og Jakob så på Labans ansikt at han ikke var den samme mot ham som før.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Und Jakob sah an das Angesicht Labans; und siehe, es war nicht gegen ihn wie gestern und ehegestern.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Videl je tudi Jakob obličje Labanovo, in glej, ni bilo do njega kakor poprej.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Viu também Jacó o rosto de Labão, e eis que não era para com ele como dantes.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Widział też Jakób twarz Labanową, a oto, nie był takim przeciwko niemu, jako przedtem.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Yakub melihat juga bahwa Laban tidak lagi ramah seperti dahulu kepadanya
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.Και ειδεν ο Ιακωβ το προσωπον του Λαβαν, και ιδου, δεν ητο προς αυτον ως χθες και προχθες.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.И ето, Яков видя, че лицето на Лавана не беше към него тъй както преди.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.И увидел Иаков лице Лавана, и вот, оно не таково к нему, как было вчера и третьего дня.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.וירא יעקב את פני לבן והנה איננו עמו כתמול שלשום׃
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.ونظر يعقوب وجه لابان واذا هو ليس معه كامس واول من امس.
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.雅 各 見 拉 班 的 氣 色 向 他 不 如 從 前 了
Lavanın kendisine karşı tutumunun eskisi gibi olmadığını anladı.雅各見拉班 的 氣色 向 他 不如 從 前 了
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Acele fibre aranjate în acel mod special dau scheletului un comportament complet diferit.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Các sợi tơ đó xếp theo chiều hướng đặc thù đem đến cho khung xương hành vi rất rất đặc biệt.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Ces fibres orientées de cette façon particulière confèrent au squelette un comportement très différent.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Diese Fasern in dieser Ausrichtung verleihen dem Skelett ein sehr, sehr anderes Verhalten.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Die vezels in precies deze positionering maken dat het skelet zich heel anders gedraagt.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Essas fibras nessa orientação particular dão ao esqueleto um comportamento totalmente diferente.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.저런 특별한 방향의 섬유질은 골격이 매우 다른 행동을 하도록 합니다.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Las fibras con esa orientación en concreto proporcionan al esqueleto un comportamiento muy diferente.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Orientate così, quelle fibre conferiscono allo scheletro un comportamento del tutto diverso.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Serat dengan orientasi seperti ini menyebabkan perilaku yang sangat berbeda pada rangka.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Taková vlákna s takovou konkrétní oriantací dávají kostře velmi, velmi odlišné vlastnosti.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Włókna leżące w takiej konfiguracji nadają szkieletowi zupełnie inne właściwości.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Тези влакна в тази конкретна ориентация придават на скелета много, много различно поведение.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.Эти волокна в этой определённой раскладке дают скелету очень, ну, совершенно другую механику.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.הסיבים האלה בסידור המסויים הזה נותנים לשלד התנהגות שונה לחלוטין.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.تلك الالياف في ذلك الانتظام المعين تعطي الهيكل سلوك مختلف جداً.
Liflerin bu belirli yönlenmeleri, iskelete çok, çok farklı bir tutum kazandırıyordu.骨格に特異な行動が 見られるようになります 同じ材料で作った