Ana içeriğe geç
Sözlük

tutum ile cümle

tutum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Gençlerin uyuşturucu kullanımına karşı tutumlarını araştıran yeni anketUnges holdninger til stofbrug undersøges i en ny undersøgelse
Gençlerin uyuşturucu kullanımına karşı tutumlarını araştıran yeni anketUn sondaj nou explorează atitudinile tinerilor faţă de consumul de droguri
Gerçekte ise, bu mecaz bir gerçek dünya bağlamında kullanılıyor nerede geri, cinsiyetçi tutum zaten coşmuş.이 클리셰는 이미 퇴행적인 성차별이 만연한 현실 속에서 사용되는 겁니다
Gerçekte ise, bu mecaz bir gerçek dünya bağlamında kullanılıyor nerede geri, cinsiyetçi tutum zaten coşmuş.המציאות היא שהדימוי הזה נעשה בהקשר לעולם האמיתי שבו עמדות סקסיסטיות נחשלות כבר משתוללות.
Gerçekte ise, bu mecaz bir gerçek dünya bağlamında kullanılıyor nerede geri, cinsiyetçi tutum zaten coşmuş.考えがはびこる世界で 使われているのです。 悲しいことに、世界人口の大半が、 女性は男性に守られるべき存在という
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, achter zijn deur, knikte gretig, vreugde over deze onverwachte vooruitziende blik en soberheid.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, bag hans dør, nikkede ivrigt, glad over denne uventede fremsyn og nøjsomhed.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, bakom hans dörr, nickade ivrigt, glädje över denna oväntade förutseende och sparsamhet.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, đằng sau cánh cửa của mình, gật đầu háo hức, vui mừng trên này tầm nhìn xa bất ngờ và thanh đạm.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, dietro la porta, fece un cenno con entusiasmo, gioia per questa lungimiranza imprevisti e frugalità.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, hinter seiner Türe, nickte eifrig, erfreut über diese unerwartete Weitsicht und Sparsamkeit.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor mögött az ajtót, bólintott lelkesen, öröm át ezt a nem várt előrelátás és a takarékosság.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za jego drzwi, skinął głową niecierpliwie, radość z tego nieoczekiwanego foresight i oszczędności.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za jeho dverami, dychtivo prikývol, radosť nad týmto neočakávaným predvídavosti a skromnosť.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za jeho dveřmi, dychtivě přikývl, radost nad tímto neočekávaným předvídavosti a skromnost.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Gregor, za njegov vrat, pokimal nestrpno, veselja nad tem nepričakovanih predvidevanja in varčnostjo.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.그레거, 그 문 뒤에,이 예기치 못한 데다가 이상의 기쁨, 열심히 고개를 끄덕였다 및 절약.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Грегор, зад вратата му кимна с нетърпение, радост през този неочакван предвидливост и пестеливост.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Грегор, за его двери, кивнул охотно, радуясь за этот непредвиденный предвидения и бережливость.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.Грегор, за його двері, кивнув охоче, радіючи за цей непередбачений передбачення і ощадливість.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.גרגור, מאחורי הדלת שלו, הנהן בהתלהבות, שמחה על הנולד זה לא צפויות והסתפקות במועט.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.جريجور ، وراء باب مكتبه ، أومأ بفارغ الصبر ، والابتهاج على هذا التبصر غير متوقعة والاقتصاد.
Gregor, onun kapının arkasında, bu beklenmedik bir öngörü içinde sevinç, hevesle başını salladı ve tutumluluk.と倹約。 真は、この過剰なお金で、彼は彼に彼の父の借金の多くを完済している可能性が
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.Al treilea lucru care cred că a schimbat India este atitudinea noastră față de limba engleză.
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.Điều quan trọng thứ ba tôi tin sẽ thay đổi đất nước Ấn Độ chính là thái độ của cúng ta đối với Anh ngữ.
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.EIne dritte Sache ist, glaube ich, hat Indien verändert, unsere Einstellung zur englischen Sprache.
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.Hal besar ketiga yang saya percaya telah mengubah India adalah sikap kami terhadap Bahasa Inggris.
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.Het derde wat India veranderde is onze houding tegenover de Engelse taal.
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.La tercera cosa que, creo, ha cambiado a India es nuestra actitud hacia el idioma inglés.
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.La terza grande cosa che io credo abbia cambiato l'India è il nostro atteggiamento verso la lingua inglese.
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.La troisième grande chose qui je crois à changé l'Inde, est notre attitude face à la langue anglaise.
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.Třetí velká věc, která změnila Indii, je náš přístup k angličtině.
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.Trzecią ważną sprawą, moim zdaniem, która przemieniła Indie, jest zmiana stosunku do języka angielskiego.
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.Третото голямо нещо, което вярвам, че е променило Индия, е нашата нагласа към английския език.
Hindistan"ı degiştirdigine inandıgım uçüncü sey ise İngiliz diline yonelik tutumumuzdur.Третье большое для Индии изменение - это наше отношение к английскому языку.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizC'è bisogno di cambiare atteggiamento nei confronti dell'HIV.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizE nevoie să schimbăm atitudinea faţă de HIV.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyiz우리는 HIV에 대한 태도를 바꿀 필요가 있습니다.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizHọ cần thay đổi thái độ đối với HIV
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizIl faut que nous changions les attitudes envers le VIH.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizMusimy zmienić stosunek do HIV.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizPrecisamos de mudar a atitude perante o VIH.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizTenemos que cambiar las actitudes hacia el VIH.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizWe moeten de attitudes ten opzichte van hiv veranderen.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizWir müssen die Haltung gegenüber HIV ändern.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizНеобходимо изменить отношение к ВИЧ.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizТрябва да променим отношението към ХИВ.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizעלינו לשנות את הגישה ל-HIV.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizنحن بحاجة لتغيير السلوك تجاه الHIV.
HIV'e karşı tutumları değiştirmeliyizアフリカの女性への考え方を変える必要があります
İç döllenmede kullanılmadan önce, mekanik tutumun çok dramatik bir biçimde değişmesi gerekiyor.Înainte de a fi folosite pentru fertilizarea internă, trebuie să îşi modifice complet comportamentul mecanic.
İç döllenmede kullanılmadan önce, mekanik tutumun çok dramatik bir biçimde değişmesi gerekiyor.체내 수정에 사용되기 위해 음경의 역학적 특성은 매우 극적으로 변화하게 됩니다.
İç döllenmede kullanılmadan önce, mekanik tutumun çok dramatik bir biçimde değişmesi gerekiyor.Per consentire la fecondazione interna, il suo comportamento meccanico deve cambiare in maniera sorprendente.
İç döllenmede kullanılmadan önce, mekanik tutumun çok dramatik bir biçimde değişmesi gerekiyor.Sebelum dapat digunakan untuk pembuahan internal, perilaku mekanisnya harus berubah secara drastis.
İç döllenmede kullanılmadan önce, mekanik tutumun çok dramatik bir biçimde değişmesi gerekiyor.Trước khi sử dụng cho thụ tinh bên trong, cơ chế của chúng phải thay đổi theo cách thật ấn tượng.
İç döllenmede kullanılmadan önce, mekanik tutumun çok dramatik bir biçimde değişmesi gerekiyor.Zanim zostanie użyty do zapłodnienia wewnętrznego, jego mechanika musi ulec dramatycznej zmianie.
İç döllenmede kullanılmadan önce, mekanik tutumun çok dramatik bir biçimde değişmesi gerekiyor.Перед использованием для внутреннего оплодотворения, механика его поведения должна кардинально измениться.
İç döllenmede kullanılmadan önce, mekanik tutumun çok dramatik bir biçimde değişmesi gerekiyor.לפני שאפשר להשתמש בו להפריה פנימית, ההתנהגות המכאנית שלו צריכה להשתנות באופן מאוד דרמטי.
İç döllenmede kullanılmadan önce, mekanik tutumun çok dramatik bir biçimde değişmesi gerekiyor.قبل ان يستخدم للأخصاب الداخلي, سلوكه الميكانيكي يجب ان يتغير بصورة دراماتيكية.
İç döllenmede kullanılmadan önce, mekanik tutumun çok dramatik bir biçimde değişmesi gerekiyor.力学的挙動になにか 壮大な変化があったはずです 歴史的に見れば 柔軟で曲がりやすい
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod