Ana içeriğe geç
Sözlük

tutulur ile cümle

tutulur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
20 kuruş değerindeki mecidiyeler hazinece 19 kuruştan işleme tabi tutulur.El a renunțat la Brindisi pentru 20 de monede de aur.
İbrahimî dinlerde farklı şekillerde tutulur ve birkaç farklı uygulamada benzer durumları haber verir.Se organizează în circumscripții uninominale și prezintă următoarele caracteristici.
Kan, tükürükteki antikoagülant maddeler tarafından pıhtılaşmadan tutulur.Sângele este împiedicat să se coaguleze de o substanță anticoagulantă din salivă.
Bu tür el öpmede el nazikçe tutulurken dudaklar hafifçe parmakların eklemlerine değdirilir.Sărutarea mâinii, este acel sărut când buzele ating dosul palmei.
Kerem'in nutku tutulur ve bir daha konuşamaz.Am plâns atât de mult încât nu mai puteam vorbi.
Bu yüzden su dolu şişe içinde tutulur.Ezért sötét üvegben tároljuk.
Bazı geleneklerde oruç tutulur.Milliszekundumban szokás megadni.
45'lik tutulur, 500 bin satar.Ha pedig ellenkezik, ötvenöt pénzt fizessen."
(Örneğin seçim barajı düşük tutulur veya aynı cumhurbaşkanının üst üste seçilmesi yasaklanır.)(Kormányzót király hiányában, vagy annak tartós akadályoztatása esetén szoktak választani.)
Vücut sıvılarının pH değerleri çok dar aralıklarda sürekli sabit tutulur.Tegyük fel, hogy a test m tömege időben állandó.
Michael Claire'e tutulur.Marie Claire Impresszum.
Bu değerlendirmede başarısız olan gemi adamları, başarısız olduğu konularda tekrar eğitime tabi tutulur.Azok a navigátorok, akik megbuktak a vizsgán adott esetben képviselik a Ligát.
Herkesten gizli olarak bir klinikte tutulur.A klinikán találkozik Nedjmával.
Fakat bu sefer Rus ordusu tarafından tutulurlar.Később az orosz hadsereg kezébe jutott.
Hasta sıcak tutulur.Vanki oli kuumeessa.
Sınır kaydı her iki parça için de tutulur.Tietoa voidaan tallentaa levyn kiekkojen molemmille puolille.
Nerede yaşadığı ise sır gibi gizli tutulurdu.Jos heidät tapettiin, se pidettiin hyvin piilossa ja salaisuutena.
İyi para elde tutulur.Sally sai hyvät rahat.
Yaşı gizli tutulur.Vangittu aika.
Ayrıca tüm ticarî kuruluşların sicilleri bu kurumda tutulur.Yhtiön kaikki metsät on sertifioitu.
Bakteriler ortamda nemli tutulursa, insanları 15 güne kadar hasta etmeyi sürdürebilir.Bakteerit säilyvät ympäristössä hyvin, jopa 12 kuukautta.
Povidlo, özellikle geleneksel çanak çömleklerde tutulursa, uzun süre saklayacaktır.Kuorolaululla, varsinkin kirkkokuoroilla, on pitkät perinteet.
Yunanlar tarafından Artemis'e eş tutulur.Hän vastaa kreikkalaisten Artemista.
Adres uzayındaki geri kalan alanlar boş tutulur.Muu osa salin lattiasta on tyhjää.
Çocuklar 18 yaşına kadar 12 yıllık kesintisiz eğitime tâbî tutulurlar.Lasten täytyy osallistua opetukseen 16. ikävuoteen saakka.
Bu yüzden su dolu şişe içinde tutulur.Siksi öljypullot pitää laittaa piilopaikkaan.
Yosunlanmayı engellemek için ise balıklar yarı karanlık ortamda tutulur.Sellaisesta on hyötyä jos kalastetaan hämärässä.
Aynı zamanda bu gruptaki kişiler konuyla alakalı eğitimlere tabii tutulurlar .Valiokunnassa kuullaan myös alan asiantuntijoita asiaan perehtymisen varmistamiseksi.
Fakat bu sefer Rus ordusu tarafından tutulurlar.Linna alistettiin tämän jälkeen Venäjän sotilashallinnon alaisuuteen.
Aday çözümler, probleme uygun şekilde kodlanmış diziler halinde tutulurlar.Lohen mukaan ongelmatilanteet on käsiteltävä tapauskohtaisesti.
20 kuruş değerindeki mecidiyeler hazinece 19 kuruştan işleme tabi tutulur.Uniikkiartefaktien valtaamiseen tarvitaan tason 20 aarrekammio.
Ölünün ağzına ayna tutulur.Silmäyksiä kuolleitten maailmaan.
1798 yılından kalma bir el kopyası şu anda Saraybosna Kent Arşivinde tutulur.Ένα χειρόγραφο αντίγραφο που χρονολογείται από το 1798 διατηρείται στο Αρχείο της Πόλης του Σαράγεβο.
Yaptıklarından tamamen muaf tutulurdun ta ki için kötülükle dolana dek.Ἠλίας ἐν τῷ ζηλῶσαι ζῆλον νόμου ἀνελήφθη ἕως εἰς τὸν οὐρανόν.
Yas, ilk 10 günde belirgin bir biçimde tutulur.Η ΑΕΚ είχε σταθερή πορεία τις πρώτες περιόδους τις δεκαετίας.
Alfa-beta pirinçleri genellikle sıcak işlemine tabi tutulurlar.Αυτού του είδους το πιάτο ταπιόκα, συνήθως σερβίρεται ζεστό.
Birinci sınıfta tüm öğrenciler çekirdek programa tabi tutulurlar.Στις δυο πρώτες τάξεις, όλοι οι μαθητές διδάσκονται τα ίδια μαθήματα.
İyi para elde tutulur.Men det er godt betalt.
Her sene mayıs ayında Hıdırellez ateşi yakılır ve dilekler tutulur.Til sankthans bliver der hvert år opstillet bål i havnen og afholdt båltaler.
Bazen bunlar Çürüksu (Kobulet) lehçesi olarak da ayrıma tabi tutulur.Ustandselig (behæftet) med argskab, (hjemfalden til) véldød (er) den, som bryder dette (nl. mindesmærket).
6 Mayıs’ta Hıdırellez tutulur.Han melder sig selv til politiet 6. september.
Kapı beş dakikalığına açık tutulur; yıl boyunca bu kapı yalnızca o zaman açılır.Tidsmaskinen er inddelt i fem rum; kun det første rum er åbent fra starten.
Kurutulan tezekler, kışa hazırlık olmak üzere "kalak" denilen depolama yığını işlemine tabii tutulur.Dette kaldes for et såkaldt mellemtræk, hvor stærene gør holdt for at foretage en fældning til vinterdragt.
Bu günde, topluca oruç tutulur ve kişi günahlarından ötürü bağışlanmak için dua eder.Den som her på denne dagen ber om tilgivelse av et oppriktig hjerte, vil bli tilgitt sine synder.
Bazen babası Gök Tengri ile eşdeğer tutulur.I likhet med faren (Ths.
Bazen bunlar Çürüksu (Kobulet) lehçesi olarak da ayrıma tabi tutulur.Tilsvarende gjøres i motsatt rekkefølge når en skal sette lasten fra seg.
İyi para elde tutulur.Plata ble godt mottatt.
Birimlerden (Euler açıları) birisi değiştirilip diğerleri sabit tutulur.Noen velger å plassere disse i alternative slekter (som forklart over).
Baxter umutsuz bir sevgi arayışı içindeki bu kıza tutulur.Satie falt i håpløs kjærlighetssorg.
Savaştan sonra yakalanır, Devizes Kalesinde Cardiff'e nakledilene kadar 20 yıl esir tutulur.Robert ble tatt til fange og ble fengslet i slottet Devize i nesten 20 år før han ble overført til Cardiff.
Davulcu ve zurnacı en az iki hafta öncesinden ayarlanarak tutulur.Jaktstarten og stafettene ble arrangert de neste to dagene.
Sol elle tutulurdu.Da Venstre sprakk.
Sağ kol da çene hizasında, ama çeneden yaklaşık 15 cm önde tutulur.Søylen er 32 cm i tverrmål ved bakken, men er kun 16 cm rett under ringkorset øverst.
Yas, ilk 10 günde belirgin bir biçimde tutulur.De første ti årene ble han holdt i isolat.
Kusma varsa yan pozisyonda tutulur.Øksen holdes i ret Stilling.
Hata ile ilgili ayrıntılı bilgi config.log isimli bir dosyada tutulur.Disse er avhengige av bevisste feil som blir lagt inn i dataene lagret på platen.
Davul zurna eşliğinde güreş tutulur.Ormtjernkampen stiger bratt opp fra Dokkvatnet.
İkinci aşama olan şeloşim bir ay boyunca tutulur.Sedang, pilkada tahap kedua digelar satu bulan sesudahnya.
Kerem'in nutku tutulur ve bir daha konuşamaz.Irwan lalu mengalami stroke dan tidak dapat berbicara lagi.
Fakat bu sefer Rus ordusu tarafından tutulurlar.Iturup sekarang dikuasai oleh Rusia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tutulur ile cümle - Sayfa 6 - tutulur kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App