Ana içeriğe geç
Sözlük

tutulur ile cümle

tutulur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kazvini'nin kozmolojisine göre gökyüzü, Dünya'ya düşmemesi için Tanrı tarafından tutulur.According to Qazwini's cosmology, the sky is held by God so that it does not fall on Earth.
Örneğin Bourne-Shell'de bu değişkenler /etc/profile dizininde tutulur.In der Bourne-Shell ist dies beispielsweise die Datei /etc/profile.
Neo4j'de her şey düğüm, kenar veya nitelik biçiminde tutulur.In Neo4j wird alles entweder als Kante, als Knoten oder als Attribut gespeichert.
Sol elle tutulur, sağ elle üzerindeki (piyano tuşları gibi) tuşlarına basılarak çalınır.Sie wird von ihr mit der rechten Hand umschlossen, wobei sie die andere in die Hüfte stemmt.
Bu yüzden su dolu şişe içinde tutulur.Das Wasser wird auch in Flaschen gefüllt.
Bir oda veya pek çok bina bu kapsamın dışında tutulur.Mehrere Zimmer und Kammern sowie das Altenteil sind mit diesem Raum verbunden.
Ölünün ağzına ayna tutulur.Bericht im SPIEGEL über seinen Tod
6 Mayıs’ta Hıdırellez tutulur.Am 6. Mai erfolgt die Uraufführung.
Bununla beraber diğer tarihçiler bu konuda elle tutulur bir kanıt olmadığını belirtirler.Die Leugner behaupten dagegen stets, es gebe keine Beweise dafür.
Bu sayılar tutulur.Diese sind nummeriert.
Yaptıklarından tamamen muaf tutulurdun ta ki için kötülükle dolana dek.Ohne Tadel war dein Verhalten seit dem Tag, an dem man dich schuf, bis zu dem Tag, an dem du Böses getan hast.
Bu defter iki nüsha tutulur ve biri devşirme memurunda, diğeri de çocukları sevk eden memurda bulunurdu.Ihre Tätigkeit als Malerin setzte sie fort, auch als Mutter von zwei weiteren Töchtern und zwei Söhnen.
Kemençe çalınırken sol elle tutulur, sapından kavranır kemençe, havada durdurulur.Als nächstes wird das linke Bein so kraftvoll wie möglich herumgeschwungen, während abgesprungen wird.
Alfa-beta pirinçleri genellikle sıcak işlemine tabi tutulurlar.Highland-Whiskys sind meist kräftig im Geschmack.
Fakat bu sefer Rus ordusu tarafından tutulurlar.Diese wurden nun von den russischen Streitkräften übernommen.
Daha hızlı hareket ettirebilmek için genelde daha hafif olanları yeğ ile tutulur.Nur selten kuppelt er ihn ab, um schneller zu sein.
Zincirlerle bağlı tutulur.Außerdem sind ihre beiden Hände an Ketten gefesselt.
Eğitim-Öğretim yılı başlamadan kısa bir süre önce, öğrenciler Almanca sınavına tabi tutulurlar.Nach bestandener Prüfung werden die Schüler einem deutschsprachigen Grundschullehrer zugeteilt.
Kayıtlar dakika dakika tutulur.Die Bilanz kann von Minute zu Minute umschlagen.
Gözler yarı açık tutulur, ancak herhangi bir nesneye odaklanmaz.Er sieht also die Mitte seines Gesichtsfeldes, aber nicht die Seiten (wie ein Tunnelblick).
Jenny'nin cesedi cenaze töreni için tutulur.Ils assisteront ensuite à l'enterrement de Jimmy.
Fakat bu sefer Rus ordusu tarafından tutulurlar.Celui-ci est détenu par l'armée japonaise.
Depolama kısmında tutulan yükleme komutu (değeri 40) A yazmacında tutulur.Son portrait (voir) à l'âge de 44 ans figure dans l'édition ci-dessous.
İz modunda da aynı yöntem uygulanır fakat bu sefer klavyeden Shift tuşuna basılı tutulur.Même excuse mais, cette fois, le chat vide le pot complètement.
Ivar Doğu Anglia'nın son yerel kralı Edmund'un 869 yılında öldürülmesinden sorumlu tutulur.On a attribué à Ivar l’immolation du roi Edmond d'Est-Anglie en 869.
Kayıtlar dakika dakika tutulur.Les départs ont lieu de minute en minute.
Bu sezonda Ted, Goliath Ulusal Bankası (GNB) tarafından yeni merkez binalarının tasarımı için tutulur.Ted a créé un dessin pour le siège de la Goliath National Bank (GNB).
İyi para elde tutulur.L'argent est obtenu.
Şehrin güneyi de 1. Zırhlı Tümen tarafından tutulur.Bas-côté sud, vue par la 1re grande arcade.
Bu nedenle ileri türbine göre gücü daha düşük tutulur.Le personnage sera par la suite ramené à un niveau de pouvoir inférieur.
Savaştan sonra yakalanır, Devizes Kalesinde Cardiff'e nakledilene kadar 20 yıl esir tutulur.Robert sera détenu vingt années à Devizes, avant d'être transféré au Château de Cardiff.
Sınıflandırmada bunlar göz önünde tutulur.Cela doit être pris en considération lors de leurs dimensionnements.
Bundan sonra çözelti buharlaştırmaya tabi tutulur ve katı halde tanen (veya tannik asit) elde edilir.Puis elle est mûrie en fût de chêne, ce qui lui confère un goût boisé entre bière lambic et cidre.
Bu taneler daha sonra değişik karabarut ölçülerinde ebatlandırılarak boylamaya tutulur.Ensuite, ceux-ci sont positionnés tête-bêche sur du feutre écru.
Tüketiciler sürekli olarak geniş seçenekler bombardımanına tutulurlar.Los consumidores son bombardeados constantemente con una gran cantidad de opciones.
Ünlü bir bilim adamıdır ve çocukların maceralarında birkaç kez kaçırır veya rehin tutulur.Es secuestrado o tomado como rehén en numerosas aventuras de los chicos.
Cevizi yanında peyniri de tutulur.A ver si a este también se las dan con queso.
Evliliklerinin ikinci ayında Rowena, gittikçe kötüleşen ateş ve anksiyeteye tutulur.En el segundo matrimonio, Rowena empieza a sufrir de fiebre y ansiedad.
Bu harekette öne doğru eğilerek ayak parmakları tutulur.Se apoya hacia adelante presionando con los dedos de los pies para avanzar.
Gizli tutulan başlangıç vektörü (IV) açık bir şekilde tutulur.El vector de inicialización (IV) implícito fue reemplazado por un IV explícito.
6 Mayıs’ta Hıdırellez tutulur.Quedó en libertad el 6 de mayo.
O gün, Puja törenleri düzenlenir ve oruç tutulur.El día que terminó el verano y otros cuentos.
Gölde balık da tutulur.Existe una pesquería en el lago.
Bu yüzden su dolu şişe içinde tutulur.Todo queda cerrado dentro de una ampolla en vacío.
İyi para elde tutulur.Recibir el bien comprado.
Bu sayılar tutulur.Las páginas están numeradas.
Çiftlerde kaldırışlarda partner, erkek sporcunun omuz seviyesinin üstünde tutulur.En esta disciplina no se permite alzar a la pareja a una altura superior a los hombros.
İz modunda da aynı yöntem uygulanır fakat bu sefer klavyeden Shift tuşuna basılı tutulur.El escudo también fue añadido, pero esta vez sobre la esfera armilar.
Nerede yaşadığı ise sır gibi gizli tutulurdu.Su cuerpo fue enterrado en un lugar que se mantuvo secreto.
Tapınağın yıkılması nedeniyle Tişa Beav'da yas tutulur.Fue cercada Villel porque se estrujo el Temple.
Antik dönemde filler Mısır, Çin, Yunanistan ve Roma'da menajerilerde gösteriş için tutulurdu.Las sillas plegables ya se utilizaban en el Antiguo Egipto, Grecia y Roma.
Pıhtı kendi halinde süzüldükten sonra 2-3,5 saat baskılı süzme işlemine tabi tutulur.Tras su ingesta, puede tardar entre 1 a 2,5 horas en hacer efecto.
Antik dönemlerde, toprakların büyük bölümü soylular tarafından elde tutulurdu.En un futuro próximo, la mayor parte de la Tierra ha sido conquistada por los extraterrestres.
Bunlarda Muharrem Orucu 3-12 gün olarak tutulur.Parece conveniente, por tanto, prolongar la terapia entre tres y seis meses en estos casos.
Oyun zamanı ise bir oyun saati yardımıyla tutulur.Luego, se hace la seguidilla con un juego de manos.
Adres uzayındaki geri kalan alanlar boş tutulur.El resto del repositorio queda vacío.
Sol elle tutulur, sağ elle üzerindeki (piyano tuşları gibi) tuşlarına basılarak çalınır.È rivestito da un ἱμάτιον (himation) che gli copre spalla e braccio sinistro.
Yom Kippur, tam bir oruçtur yani gün batımından ertesi gün karanlık çökene kadar tutulur.Yom Kippur è un digiuno completo, dal tramonto, prima del crepuscolo, alla notte seguente.
Şalter kontakları bir kilit ile kapalı tutulur.I contatti sono tenuti chiusi da una molla.
Zincirlerle bağlı tutulur.E legato da mille catene.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod