Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuklama ile cümle

tutuklama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Silah taşıma, rozet takma ve tutuklama yetkisine sahiptir.Diritto a portare e detenere armi.
O sene silah taşıma ve tutuklamaya karşı gelme suçlarından hapse girdi.Ha scontato tempo in prigione per contrabbando e sparatorie.
Danimarka polisi üyelerini tutuklama kararı verdi.In Danimarca, uscì con il titolo Politiets Fangarme.
Ertesi gün Holles ve diğerleri için tutuklama kararı çıkartılır.На следующий день вышел ордер на арест Холлиса и его приспешников.
Olay oldukça ciddi idi, yeni tutuklama haberleri üyelerin büyük kısmında güvensizlik ortamı yaratıyordu.Это была не шутка, новости о новых арестах создали атмосферу ненадёжности среди большой части участников.
Çok sayıda tutuklama yapıldı.Было произведено несколько арестов.
İkinci Subay, Antonio'u tutuklamak için gönderilen ikinci subay.Командиром II бригадыбыл назначен монархист полковник Антониу.
Güney hakkında 27 Ocak 2003'te gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı.27 февраля 2003 года был упразднён Чернятинский сельский округ.
Daha sonra savcılık tarafından ifadesi alınan Karan, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.А Фиона, которая подписала завещание в качестве свидетеля, арестована.
Tutuklama olmayacak".Они не содержатся под стражей».
Lizzie belgeyi imzalamamakta direnince, onu hayat kadını olmak suçundan tutuklamakla tehdit ederler.بينما تُقاوم ليزى لعدم التوقيع يهددوا في نفس اللحظة بالقبض عليها كونها عاهرة .
İlk icraat olarak kocasının katillerinin üzerine yürüyen Caterina çok geniş çaplı bir tutuklama başlatır.ومن اولى الخطوات الجدية التى اتخذتها كاترينا على نطاق واسع هى اعتقال كل من ساهم في قتل زوجها .
Tutuklamaların vardığı boyutu "İstanbul il teşkilatımız 50 kişiden oluşuyordu."ما نعرفه عن عمر متين، الذي قتل 50 شخصا في اورلاندو".
Daha sonra savcılık tarafından ifadesi alınan Uygun, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.احتجزت الشرطة حسن الحيوان فورا بعدما برأته المحكمة.
Tutuklama sırasında dövüldüğü iddia edilmektedir.زعم بأنه تعرض للتعذيب أثناء الاحتجاز.
Tutuklamalar genellikle karşı devrimci yasalara atıfta bulunarak yapılıyordu.غالبًا ما تتم تغطية تهديدات الموت بقوانين الإكراه.
Çok sayıda tutuklama yapıldı.Houve numerosas detenções.
Anakin bunu Mace Windu'ya bildirir ve Jedi Konsey'i Palpatine'i tutuklamak ister.Anakin acaba fazendo-o e ajudando Palpatine a matar o mestre Jedi, Mace Windu.
Bu tutuklama üzerine halk ayaklandı.Houve reação popular contra a prisão.
Özellikle, insanları tutuklamak için ve silah taşımaya izin verilmez.Geralmente, os cidadãos privados não estão autorizados a possuir armas.
Daha sonra savcılık tarafından ifadesi alınan Otyakmaz, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.Ao contrário disto, a guerra se deu através de procuração.
Çok geniş tutuklamalar ve yargılamalar yapıldı.Foram extintas as prisões arbitrárias e os julgamentos sumários.
Mart 1603'teki soruşturmalar kentteki ilk tutuklama dalgasıyla sonuçlandı.As investigações começaram em março de 1603, e logo em seguida, as prisões começaram na cidade.
O dönemde, tutuklamalar emsalsiz boyutlardaki bir suç olarak görülmüştü.Durante esses tempos, elas são consideradas ritualmente impuras.
Londra'da herkesten çok tutuklama oranına sahiptir.Er zijn daardoor steeds meer vermiste personen in Londen.
Tutuklama olmayacak".Geen aangifte gedaan.”
Başta 37 tutuklama gerçekleşti ama sayı kısa zamanda yüzleri buldu.Aanvankelijk waren er zo'n 33 begijnen, maar hun aantal daalde doorheen de reeks snel.
Bunun üzerine Almanlar gençliğe yönelik tutuklamalar yaptı.Hiermee hoopten de Duitsers invloed te krijgen op de jongeren.
Onun temel amacı Rex Fury tutuklamak.Hun volgende opdracht is het arresteren van Jack de reus.
O dönemde, tutuklamalar emsalsiz boyutlardaki bir suç olarak görülmüştü.Beul werd in die tijd gezien als een eerloos beroep.
Çok sayıda tutuklama yapıldı.Er werden enkele aanhoudingen verricht.
Tutuklama esnasında bilgisayarını da el konuldu.Bij zijn arrestatie was zijn persoonlijke archief aangetroffen.
Ekipler onları tutuklamak için kuyumcuya girer.Ze beveelt de troopers om hun Jedi aanvoerders om te brengen.
Çok sayıda tutuklama yapıldı.Później dokonano wielu aresztowań.
Çok geniş tutuklamalar ve yargılamalar yapıldı.Dokonywano masowych aresztowań i morderstw.
İlk tutuklama furyasında hapse girdi.W czasie pobytu w więzieniu założył swój pierwszy gang.
Geniş çaplı tutuklamalar yaşandı.Doszło do masowych aresztowań.
Hakkındaki tutuklama emirlerine rağmen araştırmacı gazeteciliğine devam etti.Pomimo zasiadania w parlamencie kontynuował pracę dziennikarza.
Mart 1603'teki soruşturmalar kentteki ilk tutuklama dalgasıyla sonuçlandı.I mars 1603 började arresteringarna i staden.
Robin'i tutuklamak için kullandı.Han ber Robin om råd.
Tutuklama olmayacak".Skall ej återanställas."
Ancak Bolşevikler üzerinde tutuklamalar ve yargısız infazlar arttı.Bolsjevikerna obstruerade och fördröjde dock undersökningarna.
Özellikle, insanları tutuklamak için ve silah taşımaya izin verilmez.Det är i regel förbjudet för privatpersoner att inneha vapen.
Uluslararası boyutta bir tutuklama kararı henüz çıkmadı.En internationell godkänd systematik är tills vidare inte bestämd.
Askerler Manon'u tutuklamak için gelirler.Polisen kommer och griper Moreno.
Çok geniş tutuklamalar ve yargılamalar yapıldı.Mord och häktningar förekom i stor utsträckning.
1963 yılında Hamburg bölge mahkemesi, Roschmann ve tutuklama emri çıkardı.1960 utfärdades en internationell arresteringsorder mot Roschmann för misstänkta krigsförbrytelser.
Yerel halka karşı tutuklamalar, kaçırmalar ve rehinelerin infazı şeklinde faaliyetlerde de bulundular.Viss terror utövades också mot lokalbefolkningen i form av häktningar, bortföranden och avrättande av gisslan.
Uluslararası boyutta bir tutuklama kararı henüz çıkmadı.Загальноприйняте визначення міжнародного тероризму поки що не визначено.
Tutuklama işlemi ertesi sabah gerçekleştirildi.Вирок було виконано наступного дня.
Geniş çaplı tutuklamalar yaşandı.Проходили також масові арешти.
Soruşturma sonucunda ilave tutuklamalar gerçekleşti.Над апсидами було видно рештки склепіння.
Tutuklama işlemi ertesi sabah gerçekleştirildi.Rozsudek má být vykonán následující ráno.
Çok geniş tutuklamalar ve yargılamalar yapıldı.Následovalo rozsáhlé vyšetřování a zatýkání.
Süreç ilerledikçe tutuklamalar arttı.Jak pokračoval vývoj, požadavky rostly.
Başta 37 tutuklama gerçekleşti ama sayı kısa zamanda yüzleri buldu.La început au fost arestate 37 de persoane, dar numărul lor a crescut rapid la câteva sute.
Çok sayıda tutuklama yapıldı.S-au făcut mai multe arestări.
Şehirde de tutuklamalar başlamıştı.Totodată încep și arestările.
Bir sonraki duruşmada bu tutuklama emrinin çıkarılmasını istiyorum.În perioada următoare, se preconizează că se va finaliza cu trimiterea lor în judecată.
Anakin bunu Mace Windu'ya bildirir ve Jedi Konsey'i Palpatine'i tutuklamak ister.Anakin se duce la Consiliul jedi și spune ce a aflat despre Palpatine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tutuklama ile cümle - Sayfa 5 - tutuklama kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App