Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuklama ile cümle

tutuklama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.ויבקשו לתפשו אך יראו מפני המון העם כי לנביא חשבהו׃
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.واذ كانوا يطلبون ان يمسكوه خافوا من الجموع لانه كان عندهم مثل نبي
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.他 們 想 要 捉 拿 他 、 只 是 怕 眾 人 、 因 為 眾 人 以 他 為 先 知
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.他 們 想要 捉拿 他 、 只是 怕 眾人 、 因 為眾 人 以 他 為先知
Onu tutuklamak .--Jag kommer att gripa honom .--
Onu tutuklamak .--Ja go zrozumieć .--
Onu tutuklamak .--Já ho zatknout .--
Onu tutuklamak .--Ja ho zatknúť .--
Onu tutuklamak .--Jeg vil pågribe ham .--
Onu tutuklamak .--Tôi sẽ tóm anh ta .--
Onu tutuklamak .--Аз ще го залови .--
Para cezaları, tutuklama, gözaltı ve hatta olası sınır dışı edilme emirlerine tabi tutuluyorlar.Eles correm o risco de multas, prisão e até possíveis ordens de partida.
Para cezaları, tutuklama, gözaltı ve hatta olası sınır dışı edilme emirlerine tabi tutuluyorlar.Enfrentan multas, arrestos, detenciones, incluso posibles órdenes de expulsión.
Para cezaları, tutuklama, gözaltı ve hatta olası sınır dışı edilme emirlerine tabi tutuluyorlar.Ils risquent des amendes, l'arrestation, la détention, et même de potentiels ordres d'expulsion.
Para cezaları, tutuklama, gözaltı ve hatta olası sınır dışı edilme emirlerine tabi tutuluyorlar.Они рискуют штрафами, арестом, задержанием и даже потенциальной депортацией.
Polis kapıyı çaldı ve bizi tutuklamak üzere olduklarını söyledi eğer zührevi hastalık demeye devam edersek.Also klopfte die Polizei an die Tür und drohte uns zu verhaften, wenn wir es weiterhin erwähnen würden.
Polis kapıyı çaldı ve bizi tutuklamak üzere olduklarını söyledi eğer zührevi hastalık demeye devam edersek.Derfor bankede politiet på døren, og ville arrestere os hvis vi fortsat nævnte ordet kønssygdomme.
Polis kapıyı çaldı ve bizi tutuklamak üzere olduklarını söyledi eğer zührevi hastalık demeye devam edersek.그래서 경찰이 찾아와서는, 저희가 계속 성병이라는 말을 사용하면 저희를 체포할거라고 말했죠.
Polis kapıyı çaldı ve bizi tutuklamak üzere olduklarını söyledi eğer zührevi hastalık demeye devam edersek.Так вот, нас навестил полисмен и сказал, что нас арестуют, если если мы продолжим упоминать слова "ВЗ".
Polis kapıyı çaldı ve bizi tutuklamak üzere olduklarını söyledi eğer zührevi hastalık demeye devam edersek.אז המשטרה דפקה בדלת ואמרה לנו שהם הולכים לעצור אותנו אם נמשיך להזכיר את המילים מחלות מין.
Polis kapıyı çaldı ve bizi tutuklamak üzere olduklarını söyledi eğer zührevi hastalık demeye devam edersek.و من هنا طرقت بابنا الشرطة واخبرونا أنهم سيقبضون علينا لو واصلنا ذكر مصطلح الأمراض التناسلية.
Polis kapıyı çaldı ve bizi tutuklamak üzere olduklarını söyledi eğer zührevi hastalık demeye devam edersek.逮捕することになると言われた 「社交病」と表現を変えたら
Protestocuları tutuklamaya başladılar.Asa ca au inceput sa aresteze protestatarii.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.A tak začali zatýkat protestující.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.Depois, começaram a prender os protestantes.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.Elkezdték letartóztatni a tiltakozókat.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.Et donc ils ont commencé à arrêter les manifestants.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.시위가 벌어지는 미디어들을 폐쇄하기 시작했죠.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.Maka mereka mulai menahan para pemrotes.
Protestocuları tutuklamaya başladılar. Protestoya devam eden medya kuruluşlarını da kapatmaya başladılar.Začeli so aretirati protestnike in odstranjevati medije s protestno vsebino.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.Sie begannen die Demonstranten zu verhaften.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.Y entonces comenzaron a arrestar a los manifestantes.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.Zaczęto aresztować protestantów.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.Ze begonnen de demonstranten te arresteren.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.И така, започнаха да арестуват протестиращите.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.Протестантов начали арестовывать.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.והם התחילו לאסור את המפגינים.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.بدأو بإطفاء القنوات التي يستخدمها المتظاهرين
Protestocuları tutuklamaya başladılar.たまたま抗議者がいたメディアも 次々と閉鎖されました
Salonun yasa dışı kullanımı tespit edildi, Dedektfler inceleme ve tutuklama işlemleriyle ilgileniyor.Illegales Spekulieren ist im Studio passiert.<br /><br />Die Polizei hat sie alle dabei erwischt.
Salonun yasa dışı kullanımı tespit edildi, Dedektfler inceleme ve tutuklama işlemleriyle ilgileniyor.Nielegalny hazard miał miejsce w tym studiu. Policja jest środku, bada sprawę.
Salonun yasa dışı kullanımı tespit edildi, Dedektfler inceleme ve tutuklama işlemleriyle ilgileniyor.Perjudian ilegal terjadi di dalam sanggar. Polisi yang bertugas dalam penyergapan menangkap mereka semua.
Salonun yasa dışı kullanımı tespit edildi, Dedektfler inceleme ve tutuklama işlemleriyle ilgileniyor.Σ'αυτή την σχολή γινόταν παράνομος τζόγος. Η αστυνομία που έκανε έφοδο τους συνέλαβε όλους απ'αυτοφόρω.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Emme kertoneet heille, että poliisi tulisi hakemaan heidät ja tekisi realistisen pidätyksen.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.그리고 사전에 알리지 않은 채 실제 경찰을 동원하여 그들을 체포해봤습니다.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Não lhes dissemos que a polícia municipal ia realizar detenções realistas. (Vídeo) [Dia 1]
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Nem szóltunk arról, hogy a városi rendőrség fog értük menni és letartóztatni őket.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Nepovedali sme im, že mestská polícia príde a realisticky ich zatkne.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Neřekli jsme jim, že si pro ně přijde městská policie a provede realistické zatčení.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Nie powiedzieliśmy, że miejscowa policja przeprowadzi realistyczne aresztowania.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.No les dijimos que la policía municipal iba a llevar a cabo arrestos realistas.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Non gli avevamo detto che la polizia sarebbe arrivata e li avrebbe arrestati in modo realistico.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Nous ne leur avons pas dit que la police municipale viendrait les arrêter de manière réaliste.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Nu le-am spus că poliţia locală va veni şi îi va aresta într-un mod realist.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Vi fortalte dem ikke, at bypolitiet ville komme og foretage realistiske anholdelser.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.We vertelden hen niet dat de politie realistische arrestaties zouden doen.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Wir sagten ihnen nicht, dass die Polizei kommen und realistische Verhaftungen vornehmen würde.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Δεν τους είπαμε πως η Αστυνομία επρόκειτο να έρθει και να κάνει ρεαλιστικές συλλήψεις.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Ми не сказали їм, що міська поліція прийде до них і по-спражньому арештує. (Відео) Студент:
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Мы им не сказали, что мы договорились с полицией, что их арестуют по-настоящему.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod