Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuklama ile cümle

tutuklama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.Не им казахме, че градската полиция ще дойде и ще извърши истински арести.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.לא אמרנו להם שהמשטרה תגיע ותערוך מעצרים ריאליסטיים. (מוסיקה) תלמיד: נעצרת מכונית משטרה ושוטר ניגש לדלת הבית
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.ولم نخبرهم أن شرطة المدينة سوف تأتي وتقوم باعتقالهم فعليا.
Şehir polisinin gelip gerçekçi tutuklamalar yapacağını söylemedik.本物の市警察が実際に逮捕をしに来るということです パトカーが前に止まって 警官が玄関を叩き
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimDebería saber que tengo órdenes de arrrestarlo.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimDeve sapere che mi e' stato ordinato di arrestarla.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimMěl byste vědět, ľe jsem dostal rozkaz Vás zatknout.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimMi s-a ordonat să te arestez.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimRozkazano mi aresztować pana.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimΣας ενημερώνω πως με διέταξαν να σας συλλάβω.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimСтавлю в известность, что мне приказано арестовать вас.
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterim私の政府は、あなたの計画はカナダ憲法の違反になると考えています。
Sık sık çatışmalar ve tutuklamalar olmaya başlamıştı.Die Anzahl der Konfrontationen und Verhaftungen stieg stetig.
Sık sık çatışmalar ve tutuklamalar olmaya başlamıştı.대립과 체포 수가 증가 했다.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Ada perompakan, penyerangan, penangkapan, menolak di tangkap.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Diefstal, mishandeling, verzet bij aanhouding.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Jaf, ultraj, arest, opunere la arest.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Je lis vol, agression, arrestation. 2 ont purgé de sérieuses peines.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Mají v záznamu loupež, napadení, zatčení...
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Qui abbiamo rapina, aggressione, resistenza all'arresto.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Rån, överfall, motstånd mot polisman...
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Roubo, agressão, resistência à autoridade...
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Røveri, overfald, modsat sig anholdelse...
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Ryöstö, pahoinpitely, virkavallan vastustaminen...
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma. Sanki bir suçlular koleksiyonu.Kraja, upiranje zakonu, zapor, pravi agent za mafijo.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma. Sanki bir suçlular koleksiyonu.Mamy tu włamania, napady, oszustwa, bójki... ...to raczej kandydaci do mafii.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma. Sanki bir suçlular koleksiyonu.Tenemos robo, asalto, arresto, resistir arresto... ...hasta un cobrador de la Mafia.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma. Sanki bir suçlular koleksiyonu.Имаме обир, побой, съпротива при арест... двама са били в затвора.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma. Sanki bir suçlular koleksiyonu.Имаме обир, побой, съпротива при арест... двама са били в затвора.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Và cũng đã cướp, đánh người ta, bị bắt, chống cự...
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.Έχουμε ληστεία, σύλληψη, αντίσταση κατά της αρχής.
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma....ב"ווייט האוס"... בבית הלבן
Soygun, tecavüz, tutuklanma, tutuklamaya karşı koyma.لدينا سرقة هجوم سجن هروب من أحكام
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.Anholdelsen sled på Swartz.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.El arresto cobró su precio en Swartz.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.L'arrestation ébranle Swartz.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.L'arresto ebbe un certo peso su Swartz.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.Zadržení si na Swartzovi vybralo daň.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.Η σύλληψη είχε συνέπειες για τον Swartz.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.Арест был сказывается на Шварц.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.Арестът съкруши Шварц.
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.الاعتقال أثر على سوارتز
Tutuklama, Aaron'ý bitkin düţürmüţtü.彼はこの件について話したがりませんでした。
Tutuklamadan iki gün evvel, soruţturma JSTOR ve Cambridge'in yerel polisini aţmýţtý bile.Deux jours avant l'arrestation, l'enquête était montée plus haut que JSTOR et la police locale de Cambridge.
Tutuklamadan iki gün evvel, soruţturma JSTOR ve Cambridge'in yerel polisini aţmýţtý bile.Dos días antes del arresto, la investigación había ido más allá de JSTOR y de la policía local de Cambridge.
Tutuklamadan iki gün evvel, soruţturma JSTOR ve Cambridge'in yerel polisini aţmýţtý bile.Due giorni prima dell'arresto, l'indagine era andata oltre JSTOR e la polizia locale di Cambridge.
Tutuklamadan iki gün evvel, soruţturma JSTOR ve Cambridge'in yerel polisini aţmýţtý bile.Dva dny před jeho zadržením, postoupilo vyšetřování z JSTOR na místní policii v Cambridge.
Tutuklamadan iki gün evvel, soruţturma JSTOR ve Cambridge'in yerel polisini aţmýţtý bile.Два дни преди ареста, разследването е стигнало отвъд JSTOR и местната Кеймбриджка полиция.
Tutuklamadan iki gün evvel, soruţturma JSTOR ve Cambridge'in yerel polisini aţmýţtý bile.За два дня до ареста, следствие вышло за рамки JSTOR и местной полиции Кембриджа.
Tutuklamadan iki gün evvel, soruţturma JSTOR ve Cambridge'in yerel polisini aţmýţtý bile.وقبل يومين من الاعتقال، تجاوز التحقيق جيستور وشرطة كامبريدج المحلية
Tutuklamadan iki gün evvel, soruţturma JSTOR ve Cambridge'in yerel polisini aţmýţtý bile.彼らはアメリカ合衆国 シークレットサービスに捜査を引き継いだ。
Vatandaş medyasının durması gerektiğine karar verdiler. Protestocuları tutuklamaya başladılar.E sono iniziati gli arresti dei manifestanti e la censura dei media che vi dedicavano spazio.
Vatandaş medyasının durması gerektiğine karar verdiler. Protestocuları tutuklamaya başladılar.Αρκετά πια με τα κοινωνικά ΜΜΕ και ξεκίνησαν να συλλαμβάνουν τους διαδηλωτές.
Ve burada bazı villanous utanç ceset geldi: Onu tutuklamak .--E aqui é chegado a fazer um pouco de vergonha villanous Para os corpos dos mortos: eu vou prendê-lo .--
Ve burada bazı villanous utanç ceset geldi: Onu tutuklamak .--E qui è venuto a fare un po 'vergogna villano Per i corpi morti: io lo temere .--
Ve burada bazı villanous utanç ceset geldi: Onu tutuklamak .--Et voici venir faire quelque honte vilaine Pour les cadavres: je vais l'appréhender .--
Ve burada bazı villanous utanç ceset geldi: Onu tutuklamak .--In je tukaj, da storimo nekaj villanous škoda trupla: bom ga prijeti .--
Ve burada bazı villanous utanç ceset geldi: Onu tutuklamak .--Ja tässä on tullut tehdä joitakin villanous häpeää ruumiiden: minä ymmärtää häntä .--
Ve burada bazı villanous utanç ceset geldi: Onu tutuklamak .--여기 시체 일부 villanous 수치심을 온 것입니다 : 나는 그를 체포합니다 .--
Ve burada bazı villanous utanç ceset geldi: Onu tutuklamak .--Y aquí es venir a hacer algo de vergüenza villano a los cadáveres: yo le aprehender .--
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod