Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuk ile cümle

tutuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Papalık merkezi olmakla beraber Papa Vigilius Sicilya'da tutuklanmış olarak bulunmakta idi.Dopo essere stato legato di papa Innocenzo VI in Sicilia.
Silah taşıma, rozet takma ve tutuklama yetkisine sahiptir.Diritto a portare e detenere armi.
Tugaya mensup askerler tutuklanarak Sırbistan'daki askeri esir kamplarına nakledildi.In seguito i partigiani furono internati in campi di prigionia svizzeri.
Sonunda ilerleyen Müttefik askerleri tarafından tutuklandı.Verso la fine della guerra è fatto prigioniero dalle truppe alleate.
Haziran 2010'da Belçika'da tutuklandı ve üç hafta sonra serbest bırakıldı.Il 12 giugno 2010 venne liberato e pochi giorni dopo fece ritorno in Svizzera.
Yazılarının çoğunu tutuklu olduğu dönemde yazdı.Durante la prigionia scrisse molte delle sue opere.
Kendisi de iki defa tutuklandı.Arrestato due volte.
Mahkemeye çıkarılan Uğurlu verdiği ifadeden sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.Dopo essere stati obbligati a giurare fedeltà ad Olid furono rilasciati.
Andrea Adamo, 2001 den beri aranıyordu, 5 Kasım 2007 tutuklandı.Andrea Adamo (Cosa nostra), ricercato dal 2001 e arrestato il 5 novembre 2007 a Carini (PA).
Birkaç gün sonra, 14 Eylül günü tutuklanan Oktay, Toptaşı Cezaevi'ne konuldu.Qualche giorno dopo, dal 9 novembre, Gaeta fu posta in stato di assedio.
Darbe planına göre Kral Michel, Ion Antonescu'yu çağıracak ve onu tutuklatacaktı.Per guadagnare tempo, il re negò il golpe, dicendo che Ion Antonescu era libero.
Tutuklandı, bir ay tutuklu kaldı.Arrestato preventivamente e detenuto per un mese.
Kızı Işık da bu yıl tutuklanır.Anche la confraternita, in quello stesso anno, deve essere sciolta.
Arminius'un karısı olan hamile kızı Thusnelda, babası tarafından tutuklu olarak Germanicus'a teslim edildi.Segeste consegnò la figlia incinta, moglie di Arminio, a Germanico sotto forma di prigioniera.
Bu durum bir üniversite hocasının düşünce suçuyla tutuklanmasının ilk örnekleri arasındadır.Si ritiene sia il primo caso in cui uno studente inglese viene imprigionato per una truffa di questo genere.
Ayrıca tutuklular, gardiyanlar tarafından sürekli tecavüze uğradılar.Gli internati furono sottoposti anche a maltrattamenti da parte delle guardie.
5 Mart 2014 tarihinde Nijer'de tutuklandı ve Libya'ya iade edildi.Nel marzo 2005 fu arrestato in Argentina e estradato in Cile.
İmparatorun ölümünden sonra, imparatoriçe iktidar olunca tutuklanmıştır.Controverso è il destino dell'imperatore dopo la cattura.
Giovanni Bonomo, 1996 dan beri aranıyordu, 14 Kasım, 2003'te tutuklandı.Giovanni Bonomo (Cosa nostra), ricercato dal 1996 e arrestato il 14 novembre 2003 a Roma.
1891’de tutuklandı ve cinayetten yargılandı.Nel 1849 fu arrestato e indagato.
Kádár tutuklananlar arasındaydı.Tra gli arrestati vi era il prof.
Cezaevlerindeki 70 bin tutuklu ve hükümlüden 26 bin 500'ü hemen serbest kaldı.Almeno 17.000 prigionieri – sia politici che penali - sono stati liberati.
Çünkü kimse borçlarından dolayı tutuklanmamaktadır.Nessuno ha pagato per aver violato i diritti umani.
Birkaç kez tutuklandı ve Ustica Adalarına ve Lipari'ye sürüldü.Arrestato, fu inviato al confino a Lipari e poi a Ustica.
Bir yıl sonra tekrar tutuklandı, dükkân hırsızlığı ve araba hırsızlıgından suçlandı.L'anno successivo è stato arrestato per furto d'auto.
Kadın bu bildiriden önceki gün tutuklandı.Fu ritirato il giorno stesso della pubblicazione.
O sene silah taşıma ve tutuklamaya karşı gelme suçlarından hapse girdi.Ha scontato tempo in prigione per contrabbando e sparatorie.
Bundan sonra 1917 yılına kadar birkaç kez daha tutuklandı.Da allora è stata ristampata più volte fino al 1977.
İki kez Gestapo tarafından tutuklandı ve 1943 yılında yazı yazması yasaklandı.Venne catturata dagli agenti della Gestapo nel 1942 e trucidata nel carcere di Berlino nell'agosto del 1944.
Entrika ortaya çıkarıldı ve birçok komplocu tutuklandı.La congiura fu scoperta e tutti i congiurati furono arrestati.
Kemal Türkler bu kez de tutuklandı.Questa volta venne condannato pure Chaleo.
8 Ağustos 1756 yılında Batırşa Azyak köyünde tutuklanıp Moskova'ya, sonra Sankt-Peterburg'a götürüldü.Il 30 dicembre 1825 venne arrestato e portato a Mosca e a San Pietroburgo.
Jonathan tutuklanır, doktor kaçar.Jones lo disarma e l'uomo viene arrestato.
Eylül 2013 tarihinde mahkeme tarafından tahliye edilip tutuksuz yargılanmasına karar verildi.Nel mese di settembre è stato liberato su cauzione in attesa del processo.
Ayrıca hapishaneyi basıp siyasi tutukluları serbest bırakıldı.Un altro compito dell'Organizzazione consisteva nella liberazione dei detenuti politici.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Altri non sono stati ancora identificati o arrestati.
14 bin sendikalı işçi tutuklandı.Vi erano internati 14.000 prigionieri di guerra.
Rusticus ve İoannis tutuklandı, yargılandılar ve idam edildiler.Rustico e Giovanni vennero arrestati, processati e giustiziati.
Tutuklanmalarından sonra bunu, bir grubun açlık grevi takip etti.Lui, allora, comincia uno sciopero della fame.
Fakat Mystras'da tutuklu olan kardeşi Ahmed Bey'i kurtardı ve Teselya'ya geri döndü.Alla fine il signor Gold lo guarisce tornati a Storybrooke.
12 Eylül'de tutuklanarak bir süre cezaevinde kaldı.Condotto in carcere il 12 gennaio, vi rimase un solo giorno.
11 Ocak 1967'de tutuklandı.Venne arrestato il 1º marzo 1967.
Danimarka polisi üyelerini tutuklama kararı verdi.In Danimarca, uscì con il titolo Politiets Fangarme.
Daha sonra Almanlar tarafından tutuklandı ve savaşın geri kalanında Almanya'da tutuklu kaldı.Viene arrestato e imprigionato dai tedeschi, che in quel periodo occupavano la città.
24 Ekim 2006 tarihinde çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildiler.La sera del 4 ottobre fu trasferita nella Casa di detenzione preventiva.
1983 mayısında tutuklandı ve 1991 martına kadar cezaevinde kaldı.Fu arrestato nel mese di marzo e detenuto fino a luglio.
Burada "yeniden eğitilmiş" bazı tutuklular sonradan bizzat birer işkenceci haline getirilmişlerdi.Alcuni, che avevano sacrificato sotto tortura, tornarono per essere torturati di nuovo.
Bu sefer 4 yıl tutuklu kaldı.Arrestato, ebbe quattro anni di carcere.
Antonino Giuffrè,1993'ten beri aranıyordu, 16 Nisan, 2002 de tutuklandı.Antonino Giuffrè (capomandamento di Caccamo), viene arrestato il 16 aprile 2002.
Ordu Cole’un tutuklanmasını talep etti.Il tenente comunque dichiara in arresto Tim.
Sekiz aylık tutukluluktan sonra kaçtı, ama o tekrar yakalandı.La raggiunse otto mesi dopo, ma trovò la morte.
Davada tutuklu kalan tek kişi ise mühendis Halil Karakılıç.L'unico che resta fermo nelle sue decisioni è il signor Hall, docente di dibattito.
Buna yönelik davranışlar eleştirilince Leveller liderleri tutuklanır, Er Richard Arnold ise infaz edilir.Il ricorso a questa sentenza viene respinto e Robert Eldridge viene giustiziato.
Siyasi tutuklular serbest bırakıldı.I prigionieri furono poi rilasciati.
Tutuklanmalardan kaçmak için 1912 -1913 yıllarında Paris’de yaşamıştır.Tra il 1912 al 1913 operò in Libia.
13 Aralık - Organize suç liderlerinin 15'i gizli celsede tutuklandı.La mattina del 15 novembre fu assassinato da cospiratori.
Eylemlerin en büyük ve organize olanı Timișoara'daki idi ve olayların sonunda 3000 kişi tutuklanmıştı.La più organizzata protesta studentesca avvenne a Timișoara, dove 300 persone furono arrestate.
Hükümete karşıt konuşmasından dolayı tutuklandı ama sadece bir ay tutuldu.Venne punito dalla Federcalcio francese e sospeso per un mese.
Yaklaşık 46 bin kişi tutuklandı, bunların 10 bin kadarı yargılanarak hüküm giydi.Furono indagate oltre tremila persone, quattrocento furono sottoposte a giudizio, in gran parte condannate.
Birçok kişi tutukluyken hayatını kaybedecektir.Parecchie centinaia persero la vita durante la detenzione.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod