Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuk ile cümle

tutuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tüm çete tutuklanır.Pronto, la pandilla es arrestada.
Konsey diktatörün çöküşüne, tutuklanmasına ve hapsedilmesine karar verdi.Esto llevó a la caída, arresto y encarcelación del dictador.
Sekiz aylık tutukluluktan sonra kaçtı, ama o tekrar yakalandı.Después de ocho meses detenido logró escapar, pero fue capturado de nuevo poco después.
İç Savaş | Civil War | Devlet Memuru Olursun Ya da Tutuklanırsın!¿Debe ser un oficial de policía a la fuerza o no?
Kamo Lenin'e tutuklanmasını ve hapishanede yaptığı deli taklidinden bahsetti.Kamó le contó a Lenin la historia de su arresto y cómo se había fingido lunático en la cárcel.
Radames ve Aida vatan hainliğinden tutuklanır.Luego él y Aida son arrestados por traición.
Korsanlar tutuklandı.Los piratas le capturaron.
Ne var ki 1992 yılının sonuna doğru tüm mahkûmlar mahkemeden önce tutuksuz yargılanmak üzere salıverilecektir.Sin embargo, a finales de 1992 fueron liberados pendientes de juicio.
Ned Stark'ın tutuklanması sırasında Altın Pelerinliler tarafından öldürüldü.Fue asesinado en el salón del trono durante el arresto de Ned Stark.
Tutuklananların arasında Doktor Hikmet Kıvılcımlı da bulunuyordu.Entre los detenidos se destacaban los intelectuales.
Aynı yılın sonunda İngilizler tarafından tutuklandı.La república fue anexada por los británicos el mismo año.
Mengele, tutuklular üzerinde yaptığı korkunç deneylerle biliniyordu.El Alquimista hacía unos horribles experimentos con los prisioneros.
1943'te Gestapo tarafından tutuklanmıştır.En 1942 fue detenido por la Gestapo.
Tutukluların neden infaz edildiklerie dair çeşitli tezler öne sürülmüştür.Las explicaciones ofrecidas sobre por qué los prisioneros fueron ejecutados varía.
Kaçık general ve ekibi tutuklanır.El líder y muchos pandilleros son arrestados.
Hirodes onları tutuklattı, mahkemeye çıkarttı, hükmü verdirdi ve idam ettirdi.Herodes los arrestó, los llevó a juicio y los condenó a muerte.
Bu tutukluluğu 18 yıl sürecektir.Este proceso podría llevar hasta 18 meses.
Kendisi de iki defa tutuklandı.Fue retenido dos veces.
Ancak el-Hezlul hala diğer aktivistlerle birlikte tutuklu bulunmakta.En estos sucesos Chamorro fue detenido junto con otros opositores.
Sonuçta ikisi de 2003'te tutuklandılar.Ambas fueron cerradas en 2001.
Antonino Giuffrè,1993'ten beri aranıyordu, 16 Nisan, 2002 de tutuklandı.Antonio Giuffrè fue arrestado el 16 de abril del 2002.
1968 - James Earl Ray, Martin Luther King Jr.'u öldürmek suçundan tutuklandı.1968: en Estados Unidos, James Earl Ray es arrestado por el asesinato de Martin Luther King.
Bu baskında polisler 167 kişiyi tutukladı.El incidente mató a 167 trabajadores.
Altı ay tutuklu kaldı.Lo detuvieron por seis meses.
Sutude'nin tutuklanması, uluslararası toplumda yaygın bir şekilde kınanmıştı.El rechazo de los resultados por parte de Jammeh fue condenado por gran parte de la comunidad internacional.
Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır.Se opuso públicamente al régimen zarista y fue arrestado en varias veces.
100 kadarı da tutuklandı.Sólo un centenar aceptó.
Sonuç olarak Bad Kleinen'de Birgit Hogefeld ve Wolfgang Grams adlı iki RAF üyesi tutuklandı.Como resultado, Birgit Hogefeld y Wolfgang Grams fueron arrestados en Bad Kleinen.
Fakat Haddad tutuklanır ve üç yıl hapse mahkûm edilir.Sommer es arrestado y sentenciado a tres años de cárcel.
Çayan ve Bardakçı'nın tutuklanmasından sonra THKP-C eylemleri durmuştur.Çayan fue capturado.​ Después del arresto de los guerrilleros del THKP-C, comienzan los juicios.
Florestan içecek bir damla su ister ve Rocco Leonore'ye tutukluya bir bardak su vermesini emreder.Florestán le ruega una gota para beber, y Rocco le dice a Fidelio que se la dé.
Şu anda bu davadan dolayı tutuklu sanık bulunmamaktadır.El detenido no se halla en este caso preso.
3000 kadar örgüt üyesi de tutuklandı .Hubo tres mil detenidos.
Danimarka yetkilileri Yahudi tutuklulara her fırsatta yemek yardımı yaptı.El gobierno sueco podrá enviar paquetes de ayuda a los judíos prisioneros.
Lenin'in tutuklanması ve verdiği kurtuluş mücadelesi filmin ana konusunu oluşturmaktadır.Su seguimiento y eventual rescate por Selina es la trama de la película.
11 Ocak 1967'de tutuklandı.El 11 de enero de 1976 volvió a ser arrestado.
1943 - Naziler, Beyaz Gül hareketi üyelerini tutukladılar.1943: en Alemania los nazis ejecutan a los miembros de la Rosa Blanca.
Tutuklamalar ve aramalar sıklaşınca Arpad kitapları yakmak zorunda kaldı.Las autoridades, después de discusiones y consultas, decidieron quemar el barco.
Jesse tutuklandı.Jesús fue arrestado.
Şehirde de tutuklamalar başlamıştı.Desde entonces comenzaron los ataques en la ciudad.
Tutuklandı ve birkaç meslektaşı ile birlikte Moskova'ya götürüldü.Fue capturado por los soviéticos y llevado a Moscú.
Tartışma esnasında polis gelir ve grubu ailelerini beklemek üzere tutuklayarak hücreye koyar.La policía llega y son llevados a una celda para esperar a sus padres.
"Isparta eski valisi Memduh Oğuz, FETÖ'den tutuklandı".«Hijo mayor de Pinochet fue detenido por fraude al Fisco».
Arkadaşları haksız yere tutuklanması ile ilgili imza kampanyası yürüttüler.El periodista denuncia a su empresa por despido improcedente.
1915'te Rus yetkililer onu tutuklayıp Çaritsyn'e sürgüne gönderildi.En 1915 fue arrestado por autoridades rusas y exiliado a Tsaritsin, actual Volgogrado.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Hasta el día de hoy, jamás se han aclarecido los hechos ni se ha detenido a ninguna persona.
Tutukluların çoğu Çek Yahudisiydi.La mayoría de las personas asesinadas eran judíos.
Suikastten kısa süre sonra tutuklanan Lee Harvey Oswald suikasti gerçekleştirmekle suçlandı.Conoció a Lee Harvey Oswald antes del asesinato.
Birkaç defa tutuklandı ve sürgüne gönderildi.Fue detenido varias veces y exiliado.
Tutuklandıktan 9 ay sonra hakim karşısına çıkabildi.Lo mantuvieron secuestrado nueve días antes de procesarlo.
8 Mayıs'ta tutuklandı​​.Fue Emancipado día 8 de mayo.
Yazar anlatıcının neden tutuklandığına ya da yargılandığına dair bilgi vermez.Hasta ahora las autoridades sirias no han dicho dónde se encuentra ni el motivo de su detención.
Tutuklanmasından sonra Sierra Leone'da büyük kutlamalar yapıldı.Su arresto llevó a celebraciones masivas en toda Sierra Leona.
Filistinliler tutuklandı.Finalmente los patriotas filipinos fueron capturados.
Bir yıl sonra tekrar tutuklandı, dükkân hırsızlığı ve araba hırsızlıgından suçlandı.Volvió a ser arrestado más tarde por robo de vehículos.
Emekli olduktan kısa süre sonra tutuklandı ve tüm mal varlığına el konuldu.Más tarde, lo encarceló y expropió todos sus bienes.
18 yaşında tutuklandı ve hapse girdi.A los 18 años fue detenido y llegó a entrar en prisión durante un tiempo.
Napolyon Savaşları sırasında Fransa'da tutuklu kalmıştır.Allí fue hecho prisionero por los franceses durante las guerras napoleónicas.
Polis sonunda onu buldu ve tutukladı.Más tarde la policía intervino y le detuvo.
Halkı sakinleştirmek için... onların tutuklanmasına karar verildi."La policía dijo que le llevó 10 minutos calmar al público».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod