27 Mart 1935 tarihinde Gestapo görevlilerince vatana ihanet suçlamasıyla tutuklanmıştır.Le 23 mars 1970 Tashi est formellement accusé de trahison.
8 Haziran 1951'de tutuklandı ve Şubat 1953'te serbest bırakıldı.Il est arrêté le 31 janvier 1935 et libéré 23 février 1935.
1943'te Gestapo tarafından tutuklanmıştır.En 1943, il est arrêté par la Gestapo.
25 Temmuz 1947 tarihinde tutuklandı.Il est arrêté le 25 juillet 1944.
Mustafa Bağdat, ertesi gün tutuklandı.Mussert est arrêté le jour suivant.
Aralık 1913'te siyasi faaliyetlerinden dolayı tekrar tutuklandı ve 2 yıl St.Petersburg'a gelmesi yasaklandı.Il est de nouveau arrêté pour son activité politique en 1925 et reste deux ans en détention.
Bazı akrabaları tutuklandı.Ses membres sont arrêtés.
Despot Dimitrios esir alındı ve tutuklandı.Elle est enlevée par Diego Mendez et exécutée.
17 Haziran 2015 tarihinde, Lloyd ehliyeti olmadan aşırı hız ve dikkatsiz sürüş yüzünden tutuklandı.En juin 2015, il est arrêté pour excès de vitesse et conduite sans permis.
1943 yılında, bu durum fark edildi, ve Eskenazi tutuklandı.Néanmoins, son identité étant enfin révélée en 1943, Eskenazi est arrêtée.
1936’da tutuklandı.En 1936, il est de nouveau arrêté.
Darbe başarılı olmayınca ertesi gün tutuklandı.Un nouvel assaut est lancé le lendemain sans succès.
Bundan sonra 1917 yılına kadar birkaç kez daha tutuklandı.Il est renouvelé plusieurs fois jusqu’en 1914.
1648 sonunda Charles "Hurst Castle" şatosuna ve sonra da Windsor Sarayı'na nakledilip tutuklandı.Charles Ier fut emmené au château de Hurst (en) à la fin de l'année 1648 puis au château de Windsor.
Filistinliler tutuklandı.Philippe est arrêté.
Seidl savaştan sonra kaçtı, yakalanarak tutuklandı ve Avusturya'da yargılandı.Après la guerre, Seidl s'évade et tente de se cacher, mais il est vite arrêté et jugé à Vienne, en Autriche.
5 Mart 2014 tarihinde Nijer'de tutuklandı ve Libya'ya iade edildi.Le 6 mars 2014, il est extradé par le Niger vers la Libye et incarcéré à Tripoli.
Oysa esrardan tutuklanan annesi değil midir?Qui est donc la mystérieuse inconnue?
1967 - Türkiye Millî Talebe Federasyonu'nun beş yöneticisi tutuklandı.France : cinq membres des Brigades rouges italiennes sont arrêtés à Paris.
İsyan başarısız olunca tutuklanır ve sürgüne gönderilir.Après l’échec de l’insurrection, il est arrêté et exécuté.
"Kayseri Jandarma Alay Komutanı tutuklandı".Un officier de gendarmerie a été piétiné ».
Gestapo tarafından Ocak 1944'te tutuklandı.Il est arrêté en octobre 1944 par la Gestapo.
Burada tutuklanıp 15 ay hapiste kaldıktan sonra serbest bırakıldı.À son retour il est arrêté et fait quinze mois de prison.
Burada tutuklandı ve Château de Vincennes’de hapsedildi.Ils sont emprisonnés au château de Vincennes.
Kirov, 1905 Rus Devrimi'nde yer aldı;tutuklandı ve sonra bırakıldı.Il participe aussi à la révolution russe de 1905, à la suite de laquelle il est arrêté et incarcéré.
Sürgünden sonra bir ara tekrar tutuklanarak 30 Aralık 1896'da idam edildi.Jugé pour rébellion, il est exécuté le 30 décembre 1896.
28 Mayıs'ta Faraj Şam kalesinde tutuklandı ve idam edildi.Le 28 mai, Nasir Faraj est arrêté et tué dans la forteresse de Damas.
Bu faaliyetlerinden dolayı Şevçenko diğer dernek üyeleri ile beraber 5 Nisan 1847’de tutuklanır.Comme les autres membres de la fraternité, il fut arrêté le 5 avril 1847.
Robin'i tutuklamak için kullandı.Robin avait pour mission de l'éliminer.
16 Mart 1920 tarihinde İngilizler tarafından tutuklanarak Malta'ya sürüldü.Le 30 mars 1622, il est expulsé d'Angleterre.
Şehre ayak basması ile önce tutuklanır, kısa bir süre sonra ise serbest bırakılır.Il est arrêté et passe un court séjour en prison avant d'être relâché.
Siyasi nedenlerden dolayı tutuklanıp cezaevinde 12 yıl kaldı.Il est arrêté et condamné à douze ans d'emprisonnement.
Toplam 746 kişi tutuklandı.768 arrestations sont effectuées.
1862'de tutuklanmış ve hapsedilmiştir.En 1642, tous sont arrêtés et emprisonnés.
Burada bulunan İngiliz subaylar ve memurlar tutuklandı.Des soldats américains et britanniques y sont morts.
Hükûmet birkaç Yahudiyi tutukladı ve bunlardan bazılarına işkence yapıp suçlamaları zorla kabul ettirdi.Il procède à l'arrestation de plusieurs Juifs et les fait torturer pour qu'ils avouent leurs fautes.
Gamsahırdia, 1958'de anti-komünist edebiyatı yaydığı ve bildirileri dağıttığı için tekrar tutuklandı.Il fut à nouveau arrêté en 1958 pour avoir distribué des documents anti-soviétiques.
İnternet aktivistleri ve blog sahipleri tutuklandı.Les opposants au gouvernement et les activistes pour les droits de l'homme sont emprisonnés.
Londra'da herkesten çok tutuklama oranına sahiptir.Il fréquente à Londres de nombreuses personnes d'influence.
Ve 1979 yılında çıktığı bir konserde tutuklandı.Lors d'un concert à La Plata en 1979, elle est arrêtée.
Devrimci faaliyetlerinden dolayı yakalandı, tutuklandı ve sürgüne gönderildi.Impliqué dans les mouvements révolutionnaires, il est arrêté et condamné à mort.
Tutuklular mahkeme sürecinin başlaması için geçen 3 yılı cezaevinde geçirir.Les conjurés attendent trois ans en prison leur procès et leur jugement.
İkinci Dünya Savaşı sürecinde harekete geçmiş ve 1940 yılında tutuklanmıştır.Après le déclenchement de la Seconde Guerre mondiale, il est arrêté et emprisonné en 1940.
Her tutuklama artık gerilla için bir misilleme nedeni olacaktır.Les déclarations de guerre sont préalables à toute hostilité.
18 Ocak - Türban yasağı ile ilgili olarak çıkan olaylar yüzünden Konya Ereğlisi'nde 17 kişi tutuklandı.Le 17 janvier, 16 suspects en lien avec l'attentat sont déférés devant la Justice turque.
3 Nisan - "Unabomber" olarak bilinen Theodore Kaczynski tutuklandı.Theodore Kaczynski, surnommé « Unabomber ».
Çayan ve Bardakçı'nın tutuklanmasından sonra THKP-C eylemleri durmuştur.Après l'arrestation des guérilleros du THKP-C, les procès commencèrent.
12 sene tutuklu kaldı.Il est condamné à 12 ans de réclusion.
Bu reformculara aldırmamak ve onları dinlememekle yetinmedi ve onların tutuklanmalarını sağladı.Ils admettent ne pas avoir cru et écouté les personnes ayant dénoncé ses abus.
Çok sayıda Sovyet Yahudi hemen işlerinden atıldı, tutuklandı, Gulag’a gönderildi ya da idam edildi.Beaucoup de ses membres ont été arrêtés, exilés au Goulag, ou exécutés.
Üç yıl daha tutuklu kaldı.Il est condamné à trois ans de plus.
Olaylarda gözaltına alınanlardan 47'si tutuklandı.47 personnes ont été arrêtées par les forces de police.
1986 yılnda tekrar tutuklandıktan sonra çıkarıldığı mahkemeden beraat ederek serbest bırakıldı.Elle est dénoncée et a nouveau interrogée en 1986 pour ces témoignages écrits.
Şubat 2009'da Filistin'deki mülteci kamplarını ziyarete gitmiş ama İsrail Polisi tarafından tutuklanmıştır.En janvier et février, des manifestations ont lieu, mais elles sont interdites par l'Autorité palestinienne.
Suikastten kısa süre sonra tutuklanan Lee Harvey Oswald suikasti gerçekleştirmekle suçlandı.Elle établit que Lee Harvey Oswald est seul responsable de l'assassinat.
2000 yılında, İtalyan polisi uluslararası tutuklama emri yayımladı.En avril 2000, les autorités ougandaises ont délivré à son encontre un mandat d'arrêt international.
Tutuklandı ve sonra İskenderiye'ye zoraki sürgüne gönderildi.Il est de nouveau arrêté, mais parvint à s'exiler en Suisse.
10 Ağustos 2011 tarihinde tutuklandı ve Metris Cezaevi'ne gönderildi.Le 10 janvier 2011, il est envoyé à la Prison d'Adiala.
Bir ikinci silah da tutukluk yaptı.Une seconde balle du même tireur l'arrêta court.
Olayla ilgili olarak birçok kişi tutuklandı.De nombreuses personnes furent arrêtées.