Ana içeriğe geç
Sözlük

tutuk ile cümle

tutuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece dava kapsamında tutuklu bulunanların sayısı 111'e yükseldi.Au sens de cette loi, le nombre de députés a été maintenu à 111.
Neredeyse bir yıl boyunca tutuklanmadı.Il est mis à l’arrêt durant près d’un an.
Fakat tekrar tutuklanarak Gestapo’ya teslim edildi.Blessé, il est livré à la Gestapo.
1970'li yıllarda hükümet karşıtı gösterilerde iki kez tutuklanır.Au cours des années 1930, il est arrêté à deux reprises pour antifascisme militant.
Tutuklandı, 1558 ile 1560 yılları arasında iki yıl hapis yattı.Il fut alors emprisonné pendant six ans, entre 1352 et 1358.
1973'te kokain satıp dağıtmak suçlaması ile tutuklandı.En 1973, la police l'accuse de trafic de cocaïne.
8 Mayıs'ta tutuklandı​​.Il est arrêté le 8 octobre.
Sovyetler Birliği tarafından tutuklanmış ve Moskova'da 1945 yılında yapılan mahkemede hüküm giymiştir.Le procès des seize, un procès s'étant tenu à Moscou en 1945.
Sonrasında ise dört akrabasıyla birlikte tutuklandı.Il est finalement arrêté en compagnie de quatre autres complices.
28 Şubat 1948 tarihinde çiftin saklandığı yer tespit edildi ve tutuklandılar.Le 28 février 1948, le couple est dénoncé par un paysan, puis arrêté.
Yunan büyükelçiliğinden ayrıldıktan hemen sonra Sovyetler tarafından tutuklandı ve Surgut'a geri götürüldü.À sa sortie de l'ambassade il est immédiatement arrêté par la police soviétique et ramené à Sourgout.
1989 ile 1990 yılları arasında fuhuşla ilgili faaliyetler nedeniyle 243.183 kişi tutuklandı.Entre 1989 et 1990, 243 183 personnes ont été interpellées pour des activités liées à la prostitution.
O da tutuklanmıştır.Il est arrêté lui aussi.
Tutuklama sırasında dövüldüğü iddia edilmektedir.Il affirme que lui aussi a été tabassé lors de son arrestation.
Kadın bu bildiriden önceki gün tutuklandı.Celui-ci a été publié dans La Presse le lendemain.
On üç kişi tutuklanmıştı.Treize hommes sont arrêtés.
Kendisi de iki defa tutuklandı.Il est même incarcéré deux fois.
Aslında bu eylem Rosa Parks'ın tutuklanmasından önce planlanmıştı.Ce fut le cas dans l'affaire Rosa Parks.
12 Ekim 2016 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.Il est finalement libéré le 12 janvier 2016 mais reste à la disposition de la justice.
Bunlar derhal tutuklandı ve idam edildi.Elle est aussitôt arrêtée et exécutée.
Tiberius, Sejanus'u Senato önünde itham etti ve ardından tutuklatarak öldürülmek üzere hapse attırdı.Tibère fit dénoncer Séjan au sénat, l’arrêta et le sortit de prison pour l’exécuter.
27 Mayıs'ta tutuklandı.Il fut exécuté le 27 mai.
Tutuklandıktan 9 ay sonra hakim karşısına çıkabildi.Au bout de neuf mois de détention, il est acquitté par le tribunal.
Tutuklananlardan bazıları da çalışma kamplarına gönderildi.Certains sont aussi internés dans des camps de travail.
Yabancılarla görüşmeye çalışan muhalifler derhal tutuklanıyordu.Les étrangers vus par eux sont immédiatement tués.
Ordu Cole’un tutuklanmasını talep etti.La Royal Navy exige alors l'arrestation de Cole.
Bu dönemde 1969-1971 yılları arasında tutuklu kaldı.Il fut emprisonné de 1969 à 1971.
Kasım 1897’de bu örgütün bir toplantısında tutuklandı ve üniversiteden atıldı.En 1899, il est arrêté et est expulsé de l’université.
Katerin Buckingham Dükü'nün tutuklanmasına da karşıdır.Cécile est confiée à la garde du duc de Buckingham.
Tutukluların çoğu Çek Yahudisiydi.La plupart des condamnés étaient juifs.
Davada, 7 sanığın tutuklanmasına neden olan ihbar asılsız çıkmıştır.L'association déplore le fait que seuls 7 cas ont donné lieu à des condamnations.
Sara bağırarak onun hiçbir şey yapmadığını söyler ama Michael tutuklanır.Sara hurle qu'il n'a rien fait, mais ils emmènent Michael en garde à vue.
Murat polis tarafından tutuklanır.Miranda est arrêté par la police.
Güvenlik kuvvetleri ateş açtı; 4 tutuklu öldü.Les pompiers ont réussi à éteindre le feu, quatre personnes ont été blessées.
Jim Morrison 2 kez tutuklanmıştır.Terry Nichols est jugé à deux reprises.
1807 - Amerika Birleşik Devletleri eski Başkan Yardımcısı Aaron Burr, vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.1807 : Aaron Burr est arrêté, accusé de conspiration.
Çünkü kimse borçlarından dolayı tutuklanmamaktadır.Personne ne peut être discriminé du fait de sa nationalité.
Politik faaliyetleri nedeniyle defalarca tutuklandı.Elle est emprisonnée plusieurs fois pour son militantisme politique.
Ağustos 1792'de radikal fraksiyon, Lafayette'in tutuklanması emrini verdi.En juin 1792, il réclame la mise en accusation de La Fayette.
Başta 37 tutuklama gerçekleşti ama sayı kısa zamanda yüzleri buldu.Au départ 37, mais le chiffre atteint rapidement plusieurs centaines.
Ancak, tutukluların hükümlülerden ayrı mekânlarda barındırılmaları gerekmektedir.Ils vivent néanmoins séparés des prisonniers.
Muhammed Musaddık olayında yazılarından dolayı takip altına alınır ve kaçar ama birkaç gün sonra tutuklanır.Cependant, le policier Fate sait qu'il s'est échappé et l'arrêtera quelques minutes plus tard.
Tutuklananlardan 13 kişi idama mahkûm oldu.Les citoyens d'au moins 13 pays ont été parmi ces détenus.
Siyasi görüşleri nedeniyle tutuklandı; 1933-1936 arasında tutuklu kaldı.Il est prisonnier politique de 1933 à 1936.
Nakilde 2 tutuklu öldü, 4 tutuklu yaralandı.Bilan : 4 prisonniers et 4 camions endommagés.
Zabadani ve Madaya'da pek çok kişiye karşı tutuklamalara girişildiği belirtilmiştir. ^Le 13 février, l'armée procédait à des arrestations à Zabadani et à Madaya selon certains opposants.
Rosa Luxemburg da dahil olmak üzere siyasi tutuklular serbest bırakıldı.Parmi les prisonniers libérés se trouve Pierre.
Sonuçta ikisi de 2003'te tutuklandılar.Les deux hommes sont libérés en 2003.
Theodore tutuklandı ve 1253'te öldüğü İznik'e sürgüne gönderildi.Théodore fut alors emprisonné à Nicée où il mourut vers 1253.
İoannis Komnenos ve birçok taraftarı tutuklanıp idam edildiler.Le Kuomintang est interdit et plusieurs de ses partisans sont arrêtés ou tués.
Yaklaşık 600 kişi tutuklandı, 400'ü orduya alınırken, 200'ü de Girit'e sürüldü.2 000 ont été emprisonnés ou envoyés à l'armée et 200 condamnés aux galères.
Gazetelerde hemen ertesi günü tutukluların intihar ettiği haberi çıktı.Le lendemain, on apprend par les journaux que le malheureux s’est suicidé.
Tutuklular Yüksek Adalet Divanı'nca yargılandılar.Il est juré à la Haute Cour de justice.
Gandi 10 Mart 1922'de tutuklandı, isyana teşvikten yargılanarak altı yıl hapis cezasına çarptırıldı.Gandhi est arrêté le 10 mars 1922, sous l'inculpation de subversion.
Bunlardan 669.929 kişi tutuklanmış ve 376.202 kişi idam edilmiştir.642 980 d'entre eux furent condamnés à mort.
2. Kanuni dayanağı olmadan kimse tutuklanamayacak, hapis ve sürgün edilemeyecekti.Des choses qu'ils ne pourraient pas faire sans divorcer ou se retrouver en prison.
Ancak bir süre sonra tutuklanırlar.Ils sont arrêtés quelques jours plus tard.
Tugaya mensup askerler tutuklanarak Sırbistan'daki askeri esir kamplarına nakledildi.Les soldats du San Marco sont envoyés en camp de prisonniers en Corée occupée.
Polis cinayetle ilgili iki kişiyi tutukladı.La police recherche au moins deux autres hommes impliqués dans le meurtre.
Fakat yazarın bu ilgisi ilerleyen dönemlerde tutuklanması ile yarım kaldı.Ce travail dura plusieurs années entrecoupé d'arrêts dans la rédaction.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod