19 Haziran'da Merga Bien tutuklandı ve hapse atıldı.Am 21. Juni wird Lobato verhaftet und unter Hausarrest gestellt.
Herkesi kovmakla kalmayıp evi berbat eden Tillie' yi tutuklamaları için polise de haber verir.Der Onkel lässt die Polizei rufen, um Tillie aufgrund der angerichteten Schäden festnehmen zu lassen.
Bu boykot sırasında King tutuklandı.In dieser Spielzeit wurde er Torschützenkönig.
O kaleci ByLock'tan tutuklandıEr wurde in der Abtei Aberconwy beigesetzt.
Tutuklananlar arasında Sammy "The Bull" Gravano da vardı.Die Lebensgeschichte des Mafia-Bosses Sammy „The Bull“ Gravano.
Bu durum Yahudi liderlerin canını sıkınca Pavlus tutuklattırıldı.Unter Verfolgungen hatten zur Amtszeit von Papst Bonifatius die Juden zu leiden.
Küba Beşlisi Wasp Örgütü adıyla yürütülen operasyon kapsamında tutuklanmıştır.Er wurde in Pittsburgh von der Antiterroreinheit Joint Terrorism Task Force festgenommen.
Daha önce de ruhsal tedavi gören katil zanlısı, Cumhuriyet Savcılığı'na sevkedildikten sonra tutuklandı.Der einzige bisher verhörte Verdächtige durfte auf Anordnung der Staatsanwaltschaft sofort gehen.
Aşırı hızdan tutuklandım.Je me suis fait arrêter pour excès de vitesse.
Beni tutuklamak için mi buradasınız?Êtes-vous ici pour m'arrêter ?
Tutuklanmasını istiyorum.Je veux qu'il soit arrêté.
Bu soygun suçundan dolayı çoğu şüpheli tutuklandı.Plusieurs suspects ont été arrêté dans cette affaire de braquage.
1902'de tutuklandı ve Sibirya'ya sürüldü.En 1902, on l'a arrêté et exilé en Sibérie.
Hamza'nın kuzeni "İnsanlar ölüyor ve yaralanıyor, bazıları tutuklanıyordu.Le cousin d'Hamza rapporte : « Des gens étaient tués et blessés, d'autres ont été arrêtés.
Bu kitabın yayımlanmasından kısa süre sonra Adnan Oktar tutuklandı ve hapse atıldı.Peu de temps après la publication de ce livre, Adnan Oktar fut arrêté et incarcéré.
Ayrıca 600 tutuklusu olan büyük bir hapishane de var.Par ailleurs, il héberge une grande prison de 600 détenus.
Gandi ve Kongre Çalışma Komitesinin tamamı Britanyalılar tarafından 9 Ağustos 1942'de Bombay'da tutuklandı.Gandhi et tout le comité dirigeant du Congrès sont arrêtés à Bombay par les Britanniques le 9 août 1942.
Mart 2003'te, saldırı için para sağladığına inanılan beş kişi İspanya'da tutuklandı.En mars 2003, cinq personnes accusées d’avoir financé cette attaque sont arrêtées en Espagne.
Elçiler tutuklanıp zindana koyuldular.Ils envoyaient alors des messagers et embellissaient leurs prémices.
2 Eylül 2007 : 3 kişi yaralandı ve 5 kişi tutuklandı.2 septembre 2007 : 3 blessés légers et 5 interpellations.
4 Haziran 2017'de Dammam'daki Kral Fehd Uluslararası Havalimanı'nda gözaltına alındı ve tutuklandı.Le 4 juin 2017, elle a été arrêtée et détenue à l'aéroport international King Fahad de Dammam.
Hill, 27 Nisan 1980 tarihinde uyuşturucu kaçakçılığından tutuklandı.Hill fut arrêté le 27 avril 1980, à 37 ans, pour trafic de stupéfiants.
Polisler onu tutuklar.Les policiers l’arrêtent.
Codreanu 1938 Nisan'ında tutuklandı ve hapse konuldu.Codreanu est arrêté et emprisonné en avril 1938.
Saldırının ardından Cử Kamboçya'ya kaçmayı başarırken; Quốc tutuklandı ve hapse gönderildi.Après l'attentat, Cử s'échappe au Cambodge, mais Quốc est arrêté et emprisonné.
Kasım 1954'te tutuklanmış ve Nisan 1955'e kadar hapiste kalmıştır.Arrêté en novembre 1954, il reste en prison jusqu’en avril 1955.
Devrimci faaliyetlerinden dolayı defalarca tutuklandı.Il est arrêté plusieurs fois pour activité révolutionnaire.
Korsanlar tutuklandı.Les pirates sont pris.
Bazı Hambach konuşmacıları tutuklandı ve yargılanarak hapse atıldı.Plusieurs orateurs malchanceux de Hambach furent arrêtés, jugés et emprisonnés.
Buffy (Faith'in bedeninde) Gözetmenler Konseyi tarafından tutuklanır.Buffy (dans le corps de Faith) est arrêtée par la police.
Blackwell Adası (Blackwell's Island) cezaevinde bir yıl tutuklu kaldı.Elle est donc condamnée à un an de détention au pénitencier de Blackwell’s Island.
Göstericiler tutuklandı ve daha sonra cezalandırıldı, çünkü protesto "anti-Sovyet" olarak nitelendirildi.Les manifestants furent arrêtés et ensuite réprimés ; leur action fut dénoncée comme « anti-soviétique »,.
21 Ağustos sabahı Dubček ve diğer önde gelen reformistler tutuklandı ve daha sonra Moskova'ya götürüldüler.Le 21 août au matin, Dubček et les autres réformateurs furent arrêtés, et mis dans un avion pour Moscou.
23 kişi tutuklandı.23 personnes ot été arrêtées.
Ertesi gün Amerikan askerleri tarafından tutuklandı.Ils sont arrêtés le lendemain par la police américaine.
Aynı yılın sonunda İngilizler tarafından tutuklandı.Capturé la même année par les Britanniques.
12 Ekim 1307 tarihinde Templie (Tapınak) Şovalyeleri Fransa kralı tarafından tutuklandılar.13 octobre 1307 : les Templiers sont arrêtés dans le royaume de France.
Siyasi tutuklular serbest bırakıldı.Des prisonniers politiques sont libérés.
Daha sonra Almanlar tarafından tutuklandı ve savaşın geri kalanında Almanya'da tutuklu kaldı.Il fut arrêté par les Allemands et envoyé en Allemagne pendant le restant de la guerre.
1944'te askeri liderlik, bu kişilerin tutuklanmalarından çok hastaneye zorla sevkedilmelerini emretti.En 1944, le commandement ordonne que ces personnes soient hospitalisées d'office.
1980 yılında, yedi tutuklu 53 gün sonra sona eren ilk açlık grevine katıldı.En 1980, sept prisonniers participèrent à une première grève de la faim, qui prit fin après 53 jours.
Ankara Üniversitesi'nde okudu,1975-1981 yılları arasında üç kez politik aktiviteleri nedeniyle tutuklandı.Il a étudié à l'université d'Ankara et fut en prison entre 1975 et 1981 à cause de ses activités politiques.
Hakkında gıyabî tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan Gezmiş, Haziran’ın sonunda Filistin’e gitti.Malgré un mandat d'arrêt contre lui, il s'enfuit de l'hôpital et partit pour la Palestine fin juin.
Radames ve Aida vatan hainliğinden tutuklanır.Radames et Aida sont alors arrêtés pour trahison.
Kasım 1981'de tutuklandı.Il est arrêté en novembre 1981.
Bunun sonucunda 16 adam tutuklandı; bunların 9'u da cezalandırıldı.Au bout du compte, 16 hommes sont arrêtés, dont 9 sont jugés coupables.
Fransız devrimi sırasında iki yıl tutukevinde kaldı.Celui-ci leur fut confisqué pendant deux ans au cours de la Révolution française.
Bunun üzerine Justinianos Papa'nın tutuklanması emrini verdi.Justinien ordonne l’arrestation du pape sans succès.
Bu sefer 4 yıl tutuklu kaldı.Il est incarcéré pendant quatre ans.
1946’dan itibaren pek çok yazar arkadaşı tutuklandı.À partir de 1943, beaucoup de membres furent arrêtés.
GMDC tutukevi kalanından sorunlu mahkûmları ayırmak için kullanılmıştır.Le CDGM était utilisé afin d’isoler les détenus à problème du reste du centre de détention.
Carmona kaçmayı başarsa da çoğu hükümet üyesi tutuklanır.Si Cochise réussit à s’échapper, plusieurs membres de sa famille sont capturés.
Aynı yıl sovyet karşıtı hükümete karşı faaliyetlerinden ötürü tutuklanır.Il en est expulsé l'année suivante pour activités antisoviétiques.
Çok sayıda tutuklama yapıldı.Nombreuses arrestations.
Muhalif ve Şii gazeteciler tutuklanmıştır.Des opposants et des journalistes sont arrêtés.
Agrippina ve oğulları Nero ile Drusus 29 yılında Tiberius'un emriyle tutuklandılar.En 29, Agrippine et ses fils Néron Caesar et Drusus Julius Caesar, furent arrêtés sur les ordres de Tibère.
Bir hükümet karşıtı protesto sırasında tutuklandı.Il est arrêté à la suite d'une manifestation antigouvernementale.
Yaklaşık 1400 kişi tutuklandı.1 400 personnes sont arrêtées.
Ancak tutuklanmasından iki gün sonra, daha mahkemeye çıkarılamadan Jack Ruby tarafından vurularak öldürüldü.Deux jours plus tard, il y est abattu par Jack Ruby.
Bu sefer binlerce parti militanı öldürülecek ve 36.000 kişi tutuklanacaktır.Des milliers de cadres du parti furent exécutés et 36 000 membres furent emprisonnés.