Babana söyleyeceğim ve Gil Dong'u tutuklatacağım!I'm going to tell your father and have Gil Dong seized!
Kimseyi kaçırmadan hepsini tutuklayın!Let's seize all of them without any escaping!
Neden Tseng'i tutuklamıyorsunuz ?Why don't we arrest Tseng?
Sen...aslında amacın Tseng'i tutuklamak değilYou...don't really mean to arrest Tseng
Sen kendini tutukla, komiser.Man: Just arrest yourself, sergeant.
Ben elimi tutuklandı, başımı aşağı kaldı.I remained with my head down, with my hand arrested.
Ailem Çince anlamadığı için ailemin tutuklanacağını sanmıştım.Since my family couldn't understand Chinese, I thought my family was going to be arrested.
Fakat kısa bir süre sonra, Laos'un başkentinde ailem tekrar tutuklanıp hapse atıldı.But soon after, my family was arrested and jailed again, in the capital of Laos.
Adam öldürmeye teşebbüsten iki kere tutuklandım!I've been arrested twice for aggravated assault!
Ve her adımım kaskatı, iyice ağır, ve tutuktu.And every step is very rigid and very deliberate.
O yuva cinayet gibi şeylerden tutuklu gençlerle doluydu.That home was full of young boys who were on remand for things like murder.
Onu tutuklamak .--I will apprehend him.--
Kötü Condemned, ben seni tutuklamak;Condemned villain, I do apprehend thee;
Ve burada bir suçlu seni tutuklamak.And apprehend thee for a felon here.
"Hey, biz seni tutuklayacağız.Hey, we're going to arrest you
Kony'i tutuklamak ve LRA'yı durdurmak için Merkezi Afrika'ya gönderildi.To assist the Ugandan army in arresting Kony and stopping the LRA
Kony'nin bu yıl tutuklanması için... ...Ugandalı askerlerin onu bulması gerekiyor.Ready? In order for Kony to be arrested this year The Ugandan military has to find him
Ama devlet, insanların Kony'nin tutuklanmasını umursadıklarını düşünmüyor.They have done that But it the government doesn't believe the people care about arresting Kony
Ebeveynlerim ayrıldı ve kardeşim tutuklandı.My parents got divorced, and my sister was arrested.
Tutuklanıp, bir daha araba sürmeme yemini edip, serbest bırakıldık.We were arrested, signed a pledge not to drive again, released.
Hiçbiri tutuklanmadı.None were arrested.
Orada bir tutuklu kampı vardı, orada Vietnamlı olduğunu iddia edenler dil testine tabi tutuluyordu.And there they had a detention camp where alleged Vietnamese would be tested, language tested.
Cool-Son Yeh ve Liu Tong 'yu tutuklayın! peki!Arrest Cool-son yeh and Liu tong! yes!
Aynı gün içerisinde polis birbiriyle alakasız görünen iki kişiyi tutukladı.On the same day, police have made two at first unrelated arrests.
Tutuklandığı güne kadar benim bundan haberim yoktu.Naturally, I didn't know that until the day she was arrested.
Gazetecilerimden bazıları tutuklandı.Some of my reporters were arrested.
Polis, Earl'ü suçladı ve onu sonra, kundakçılık şüphesiyle tutukladı.The police accused Earl and arrested him on suspicion of arson.
O zamana kadar, basit suçlardan ötürü iki kez tutuklanmıştı.He had already been arrested twice for petty crimes.
Sık sık çatışmalar ve tutuklamalar olmaya başlamıştı.There were increasing numbers of confrontations and arrests.
Kızım yeni doğmuştu, babanı tutukladıklarında...My daughter was just born when they arrested your father...
Sizi tutuklama emri aldığımı bilmenizi isterimYou should know I've been ordered to place you under arrest.
Tutuklu muyum?Am I under arrest?
Kasabamı terk edip gidecek param yoktu. ve hapishane tutuklu insanlarda vardı,They just cannot do it, many. Not because it cannot be done, it can be done.
Ben sokakta onu karşılamak için beyliği tutuklandı gece oldu.I happened to meet him in the street the night his lordship was arrested.
Bu çocuk iki tane çizgi roman çaldığı için tutuklanmış,And he had smuggled in two comics, two comic books --
Tutuklu ya da gardiyan olarak rastgele atadık.Randomly assigned them to be prisoner and guard.
Tutuklu olacaklara dedik ki " Gidip yurtta bekleyin, çalışma pazar günü başlayacak."To the prisoners, we said, "Wait at home. The study will begin Sunday."
Philip Zimbardo: Buradakiler kişiliksizleştirilecek tutuklular. Birer sayı haline gelecekler.Here are the prisoners, who are going to be dehumanized, they'll become numbers.
Onlar tutuklu değiller, gardiyan değiller, onlar çocuklar ve sen sorumlusun."They're not prisoners nor guards, they're boys, and you are responsible."
Beş sene boyunca da Program Bozuculuk yaptıktan sonra, sonunda insan kaçırmaktan tutuklandım.And after about five years of doing this, I was arrested for kidnapping.
Tutuklandıktan sonra, artık bu işin peşini bırakmanın vaktinin geldiğine karar verdim.And so after this happened, I decided it was a good time to turn my back on this work.
Tutuklandıkları yer, yanlış teşhis edildikleri yer, suç esnasında bulundukları yer.The scene of arrest, the scene of misidentification, the alibi location.
Onu tutuklandığı yer olan Chicago'da çektim.I photographed him at the scene of arrest in Chicago.
Zarar görme veya tutuklanma tehditinden korunmak için çekim yapacağınız alanı iyi bilin.Learn the area to avoid potential harm or arrest.
Protestocuları tutuklamaya başladılar.And so they began to arrest the protesters.
Ve 46664 numarası da Mandela'nın Robben Adası'nda tutukluyken sahip olduğu numaradırAnd 46664 is the number that Mandela had when he was imprisoned in Robben Island.
Bu ağaçların aynıları hemen yukarıda, Hz. İsa'nın tutuklandığı sahnede de yer alıyorlar.Those trees are echoed in the image just above, which is the arrest of Christ.
Lu Junyi'yi tutuklayın..Arrest Lu Junyi
Beni hangi sebepten tutukluyorsun?On what grounds are you arresting me?
Yoksa tutuklanmaya karşı mı koyacaksın?Are you resisting arrest?
Eğer beni tutuklamak istersen de sana engel olmam.If you want to arrest me, go ahead
Onları tutuklamayacak mıyız ?We'll arrest them
Tutuklama ekibiyle geri döneceğiz.If they're gone, we'll arrest you
Lu Junyi gibi zengin ve iyi biri neden tutuklanır anlayamıyorum ?Lu Junyi, a rich man from the Northern capital
Shi Xiu ve Bay Lu birlikte tutuklandılar.Shi Xiu was arrested along with Mr. Lu
Buraya bizi tutuklamaya geldi!He's here to arrest us!
O Misai'i öldürdü gereğini yapın tutuklayınHe's a murderer. He killed Misai Arrest him
Dedektifler inceleme ve tutuklama işlemlerini yapıyor.The detectives are investigating and making arrests.
Kim tutuklanmalı, kim ile görüşülmeli bilirsiniz.You know who to arrest, who to negotiate with.
Sonra Baruka şu buyruğu verdi: ‹‹Ben tutukluyum, RABbin Tapınağına gidemem.Jeremiah commanded Baruch, saying, I am shut up; I can't go into the house of Yahweh: