Ana içeriğe geç
Sözlük

tutu ile cümle

tutu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Zindan, özellikle yer altında mahkumların tutulduğu oda veya hücre.A dungeon is a room or cell in which prisoners are held, especially underground.
Cibali tütün reisi işçileri greve gitti.Tobacco workers in Greece went on strike.
İki yıl tutuklu kaldı.He was jailed for two years.
Yunanların Enyo tanrıçasıyla bir tutulmuştur.Greek Cooking for the Gods.
Kral Mihai, Antonescu'nun Kraliyet Sarayı Muhafızları tarafından tutuklanmasını emretti.King Michael ordered his arrest by the Royal Palace Guard.
1916 Nisan'ında hapisten çıkınca tekrar tutuklanıp sürgüne yollandı.After the 1916 Easter Rising he was arrested and imprisoned.
Parmaklar dallara tutunacak şekilde gelişmiştir.The fingers are cupped to form a ladle.
1996'da Tutunick, DJ Grynch ile Nation of Fear adlı yeni bir grup kurdu.In 1996 Brian along with notable DJ Grynch created a new band, Nation of Fear.
Tutulma'da, Bella ile Edward nişanlanıyor ve Şafak Vakti'inde de evleniyorlar.In Eclipse, Bella becomes engaged to Edward, and they marry in Breaking Dawn.
Sekiz aylık tutukluluktan sonra kaçtı, ama o tekrar yakalandı.After eight months' detention, he escaped, but it was not long before he was captured again.
Yarasalar baş aşağı tutunarak uyurlar.Bats sleep while hanging upside down.
Gezici (migratuar) eklem tutuluşları yapar.Technically, the show does take calls.
Ölümü bir ay boyunca gizli tutulup açıklanmamıştır.Her body had been lying undiscovered for about a month.
Bu veriler ayrı iki dosyada tutulmaktadır.These issues are to be dealt with in two separate bills.
Nazilerin Fransa'yı işgalinden hemen sonra bu kez Gestapo tarafından tekrar tutuklandı.That same month Sturm was arrested again, this time by the Gestapo.
Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmayı ifade eder.Cigarette or tobacco smoke should be avoided.
Tutunma, enfeksiyondan önce yerine getirilmesi gereken ilk koşuldur.This is also the first requisite that must be satisfied before a cell can become infected.
11 Ocak 2013'te Jeff Nathanson filmin senaryosunu yazmak için tutuldu.On January 11, 2013, Jeff Nathanson signed on to write the script for the film.
Erişim tarihi: 1 Temmuz 2009. ^ "Kurmay Albay Dursun Çiçek tutuklandı".1 December 2002. "Uhapšen general Jovan Divjak".
Merkür'ün tutulmasını gözlemledi.It continued the numbering of the Mercury.
Babası Pal Heller hiçbir zaman uzun süreli bir işte tutunamadı.Russell never had to work part-time.
Çünkü kimse borçlarından dolayı tutuklanmamaktadır.No one can be arrested without being told the grounds for his arrest.
Bu dönemde 1969-1971 yılları arasında tutuklu kaldı.He remained in jail for sometime between middle of 1969 and 1971.
II. Dünya Savaşı'nın sonunda ABD işgal yetkilileri tarafından tutuklandı.At the end of World War II, Küchler was arrested by American occupation authorities.
Buna karşın Ay tutulması dolunay evresinde Dünya Güneş ile Ay'ın arasında olduğunda oluşur.In contrast, lunar eclipses occur at full moon, when Earth is between the Sun and Moon.
Kalabalık inen Yunan askerlerine alkış tutuyordu.Some of the children ran to see what Greek soldiers looked like.
Bu riskler, infüzyon bölgesinin temiz tutulmasıyla genellikle en aza indirilebilir.These risks can often be minimized by keeping infusion sites clean.
Hastalığı boyunca, bilinç kaybı yaşadığı ve gittikçe kötüleşen nöbetlere tutulur.She is constantly suffering from memory loss, and things are getting worse.
1984 - Güney Afrikalı Piskopos Desmond Tutu, Nobel Barış Ödülü’nü aldı.1984 – Desmond Tutu is awarded the Nobel Peace Prize.
Yüzlerce işçi asılsız ithamlarla tutuklandı.Hundreds of undocumented workers were arrested.
Vilnius’un alınmasından sonra tutuklanan Krzyżanowski 1947 yılına kadar tutuklu kalır.Krzyżanowski was in prison until 1947.
2004'te Yemen'da yakalanarak tutuklandı ve cezaevine konuldu; ancak Şubat 2006'da cezaevinden kaçtı.He was extradited from Spain in 2006 and prosecuted; he died in jail in June 2009.
Lothlòrien elfleri tarafından tutuklanarak Elf Kralı Thranduil'un yerleşkesine tutsak tutulurlar.Their progress is halted when they are imprisoned by the King of Almayn.
Siyasi görüşleri nedeniyle tutuklandı; 1933-1936 arasında tutuklu kaldı.He was imprisoned for political reasons from 1931 to 1932.
Hıristiyanlara karşı bu tutumudan sonra birçok Hıristiyan Antakya'dan kaçtılar.Thus, many now regard them as Christian anarchists.
İstanbul'da içki ve tütün kullanımını yasaklamıştır.It is forbidden to import electronic cigarettes into Thailand.
Birlikte çok uyumlu çalışıyorlar, kimyaları doğal bir biçimde birbirini tutuyor.”"They have this very playful chemistry but they also really get each other."
1959 ve 1987 yıllarında reorganizasyona tabi tutuldu.It was repaired in 1959 and 1987.
Albümün çıkış parçası Tutunamadım oldu.I couldn't finish anybody's album.
Odisseas tutukluyu öldürdü ve mektubu alarak Palamedes'in çadırına gitti.Odysseus then kills the prisoner and hides the gold in Palamedes' tent.
Olimpiyat Oyunları'ndaki tüm mesafeler ve birkaç başka yarış için rekor kaydı tutulmaktadır.Records are kept for all events contested at the Olympic Games and some others.
Küresel olarak KOAH'ın bir numaralı risk faktörü tütün kullanımıdır.The primary risk factor for COPD globally is tobacco smoking.
Ayak ve el (tutulan tarafda) tamamen veya kısmen felç olur.Acheiria /əˈkɪəriə/ is the congenital absence of one or both hands.
Tutulan balıkların büyük bir bölümü işlenerek ihraç edilmektedir.They provide a large proportion of the fish caught for sport.
Sonrasında ise dört akrabasıyla birlikte tutuklandı.They then attacked the four families at the same time.
10 Mayıs - Güneş tutulması gerçekleşti.10 May An annular solar eclipse occurs.
Muhalif tutumundan dolayı idam edilmiştir.There, he is met with his usual torment.
Kitap adını, kağıdın 451 Fahrenheit'ta tutuşması gerçeğinden almaktadır.So the police officer is responsible for the writing of Fahrenheit 451.
II. Urbanus bu talebi pozitif tutumla karşıladı.The proposed urban plan itself was received with cautious welcome.
Yaklaşık 1400 kişi tutuklandı.At least 1,400 were arrested.
Polis cinayetle ilgili iki kişiyi tutukladı.Police detained two in connection with the incident.
Örneğin; tutucu Protestanlar bu kişiler arasındadır.Some pro-Haftar protestors were also present amongst the protestors.
3 Yemin: 1) Kılıcınızı masumların bedeninden uzak tutun.LADY ANNE: Well, well, put up your sword.
Yol tutuş özellikleri iyleşti.They succeed in stealing the reliefs.
Kutup başlıkları temiz tutulmalıdır.Ptosis crutches should be kept clean.
O ve müritleri tutuklandılar.He and his comrades were jailed.
Kalvinistler üç papazı birden tutukladı, yemek ve su dahi vermeden üç gün zindanda tuttu.She was force-fed by prison authorities after three days refusing food and water.
En sık tutulan yapılar kalp kapaklarıdır.The structures most commonly involved are the heart valves.
Ay tutulması gerçekleşti.A lunar eclipse occurs.
Yetkililer 20 eşcinseli tutukladılar.Authorities evacuated 20 homes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod