Ar-Pharazôn Sauron'u tutsak olarak Númenor'a götürdü.Ar-Pharazôn však udělal velkou chybu, když nechal Saurona odvézt na Númenor jako zajatce.
Buralarda savaş tutsakları üzerinde tıbbi deneyler yapıldı.Zde se dopustil několika válečných zločinů na zajatcích.
Onu elfler yakalamış ve tutsak etmiştir.Prohlásili ho za šarlatána a uvěznili.
Diğer öğrenciler tutsak alınır.Útočníci zajali několik studentů jako rukojmí.
I. Dünya Savaşı sırasında İtalyan Cephesi'nde esir düştü ve Eylül 1919 yılına kadar tutsak kaldı.Během první světové války byl na italské frontě zajat a domů se vrátil až v srpnu 1919.
Tutsak bireyler 25 - 35 yaşlarına kadar varır.Jedná se o mladé muže ve věku 25 až 35 let.
Ancak yenilerek Danişmentlilerin eline tutsak düştü.Chlapec se prakticky stal rukojmím v rukách odbojných Genťanů.
Almanlar toplama kampları ve hapishanelerde tutsak edildi.Za německé okupace byl vězněn v koncentračních táborech.
Sadece 48. Panzer Kolordusu, 1.300 Sovyet askeri öldürdüklerini ve 7.000 tutsak aldıklarını iddia etti.Doar 48 Panzer Korps a susținut că ar fi eliminat 1.300 de soldați sovietici și că a luat 7.000 prizonieri.
Her bir tutsak adını ünlü bir hapishaneden almıştır.Fiecare deținut este numit după o închisoare reală.
Che Guevara burada, ertesi gün öldürüleceği okulda bir gece tutsak olarak kalmıştır.Che Guevara a fost ținut în școala din sat, unde a fost ucis a doua zi.
Rumen 6. Kolordusu ile muharebeye giren 51. Ordu çok sayıda tutsak almıştır.Armata 51 a angajat echipa română, luând mulți prizonieri.
Nazi Almanyası'nın yenilgisinden sonra, 10 Mayıs 1945 tarihinde İngilizler tarafından tutsak edildi.După căderea Germaniei naziste, este capturat de trupele britanice la 10 iunie 1945.
Daha sonra Polonya'da tutsak savaş kampında beş yıl geçirdi.Acolo a fost deținută timp de cinci ani într-un lagăr de muncă forțată.
Tutsaklardan genç bir kadın yolda doğum yapar.În perioada detenției naște o fată.
Buralarda savaş tutsakları üzerinde tıbbi deneyler yapıldı.Asupra prizonierilor s-au efectuat diferite experimente în camere presurizate.
Mankurtlaşan tutsak artık efendisinden başkasını tanımaz.Un Malamut care a fost lovit odată nu mai are încredere în stăpânul său.
Alman kayıtları, 600 bin Sovyet askerinin tutsak alındığını ileri sürmektedir.Documentele britanice notează capturarea a aproximativ 400 de prizonieri germani.
Raubal aslında tutsaktı, fakat müzik derslerine devam etmek için Viyana'ya kaçmayı planladı.Profesorul Mikuli îi recomandă să meargă la Viena pentru a-și desăvârși studiile de muzică.
12 Haziran'da 63 İtalyan askeri İngilizler tarafından tutsak edildi.Június 12-én már 63 olasz katona esett hadifogságba.
Fabius şimdi bu malikâneleri, arz edilen fazla tutsak için düşman ordusuna ödemek için sattı.Fabius most eladta ezeket a birtokokat, hogy fizethessen az ellenségnek a foglyokért.
Von Kleist, Sovyet tutsaklığında ölen en yüksek sayılan Alman subayıydı.Ő volt a legmagasabb rangú német tiszt, aki szovjet fogságban halt meg.
1954'te Vladimir hapishanesinde tutsaklıkta ölmüştür.A vladimiri fogolytáborban halt meg 1954-ben.
Aynı sırada Marge, Lisa ve Bart Cargill tarafından tutsak edilmiş, şehre geri götürülmektedirler.Eközben Marge, Lisa, Maggie és Bart Cargill fogságába esik, s visszakerül a búra alá.
Dük Jacob İsveç ordusu tarafından 1658–1660 yılları arasında tutsak tutulmuştur.A svéd hadsereg elfogta Jakab herceget (1658–60).
Dehşet Kalesi’nde tutsak.A fenyítő törvényszék a várban van.
Ağustos 1914'ten Kasım 1919'a kadar Fransa'da tutsak edildi.1914-től 1919-ig Franciaországban internált.
Daha sonra Polonya'da tutsak savaş kampında beş yıl geçirdi.Öt évet töltött Indiában hadifogolytáborban.
I. Dünya Savaşı sırasında İtalyan Cephesi'nde esir düştü ve Eylül 1919 yılına kadar tutsak kaldı.Az első világháborúban olasz fogságba esett, ahonnan 1919 szeptemberében szabadult.
İşgal sonrası üç buçuk ay boyunca Bayrampaşa Cezaevi'nde tutsak kaldılar.Sportkarrierje után rablásért három és fél évet töltött egy kaliforniai börtönben.
Buralarda savaş tutsakları üzerinde tıbbi deneyler yapıldı.Dokumentumfilm a háborús foglyokról.
Her bir tutsak adını ünlü bir hapishaneden almıştır.Minden rabot valamilyen börtön után neveztek el.
Ocak 1945'te, Mauthausen merkez ofisinden yönetilen kamplarda yaklaşık 85.000 tutsak kalıyordu.Tammikuussa 1945 Mauthausenin keskustoimistosta johdetuissa leireissä oli arviolta 85 000 vankia.
Bu bağlamda Hesse Alman savaş tutsakları için kitaplar toplamak ve göndermekle ilgilenmekteydi.Tässä tehtävässä Hesse huolehti sotavangeista keräämällä ja lähettämällä heille kirjoja.
Ağustos 1914'ten Kasım 1919'a kadar Fransa'da tutsak edildi.Hän oli internoituna Ranskassa elokuusta 1914 aina marraskuuhun 1919.
Locke'a babasının adada tutsakları olduğunu gösterir.Ben pajastaa, että Locke isä on heillä vankina.
Çoğu tutsak alındı, bir kısmı intihar etti.Osa oli ilmeisesti tehnyt itsemurhan ja osa murhattiin.
Önce tutsak düştüğünden şüphelenildi.Aluksi Ijaksen luultiin jääneen vangiksi.
Sevdalı Tutsak: Un captif amoureux, 1986.Jyväskylä: Gummerus, 1986.
1954'te Vladimir hapishanesinde tutsaklıkta ölmüştür.Hän kuoli Vladimirovkan vankilassa vuonna 1954.
Tutsak edildiği dönemde çeşitli cinsel ve fiziksel şiddete uğradı.He joutuivat usein fyysisen ja seksuaalisen väkivallan kohteiksi.
Cansu ise çocukları çeşitli suçlara alet ederek onları sömüren kötü bir adamın elinde tutsaktır.Hän syyttää oikeusistunnossa hänen vangitsemisensa aikaansaaneita poikia eri rikoksista.
Onları tutsak aldı ve evlerini yıktı.He vapauttivat panttivangit ja tuhosivat leirin.
Diğer öğrenciler tutsak alınır.Reporttereita otetaan myös vangeiksi.
Buralarda savaş tutsakları üzerinde tıbbi deneyler yapıldı.Näitä räjähteitä testattiin sotavangeilla.
Politik tutsakların 1942 yılındaki ortalama yaşam süresinin iki ay olduğu sanılmaktadır.Ehdottomien vankeusrangaistusten keskimääräinen pituus oli 42 kuukautta.
6000 kişiyi tutsak alan Crassus, Appia Yolu boyunca tümünü çarmıha gerdirdi.Kapinan seurauksena 6000 orjaa ristiinnaulittiin Via Appian varrelle.
Çoğu tutsak alındı, bir kısmı intihar etti.Πολλοί πιάστηκαν αιχμάλωτοι και ορισμένοι αυτοκτόνησαν.
Notların bır kısmı; tutsak edilmiş Portekiz ve İspanyol denizcilerin ifadelerine dayalıdır.Συμπληρώθηκε, επίσης, από αφηγήσεις συλληφθέντων ισπανών και πορτογάλων ναυτικών.
Rumen 6. Kolordusu ile muharebeye giren 51. Ordu çok sayıda tutsak almıştır.Η 51η Στρατιά συγκρούστηκε με με το Έκτο Ρουμάνικο Σώμα αιχμαλωτίζοντας πολλούς Ρουμάνους.
İkili LeChuck'ın iskelet ordusuna tutsak düşmeden önce sadece bir an başbaşa kalır.Οι δύο μοιράζονται μια στιγμή μαζί πριν ο στρατός σκελετών του LeChuck τους πιάσει.
İşgal sonrası üç buçuk ay boyunca Bayrampaşa Cezaevi'nde tutsak kaldılar.Για την κλοπή καταδικάστηκε σε τρεισήμισι μήνες στις φυλακές Κορυδαλλού.
Alman kayıtları, 600 bin Sovyet askerinin tutsak alındığını ileri sürmektedir.Οι Γερμανοί υποστήριξαν ότι έχουν καταφέρει να αιχμαλωτίσουν περίπου 1.000 στρατιώτες.
Buralarda savaş tutsakları üzerinde tıbbi deneyler yapıldı.Σε Πολωνές κρατούμενες έγιναν, επίσης, και ιατρικά πειράματα.
Ve yaklaşık 1500'ü tutsaktır (2004).Έχει πληθυσμό 1.142 κατοίκων (2004).
Baal'ı tutsak eden büyü artık kalkmıştır.Το Μαγιόν αναυψώνεται απότομα από τις επίπεδες εκτάσεις του Αλμπάι.
Bazen kötü özellikler taşır ve insanları tutsak edip yeraltında zincirlerle bağlar.Οι άνδρες είναι φυλακισμένοι και έχουν αλυσίδες στον αστράγαλο.
Dük Jacob İsveç ordusu tarafından 1658–1660 yılları arasında tutsak tutulmuştur.Hertug Jacob blev holdt som fange af den svenske hær i 1658-1660.
Sonraki gün 2 Eylül'de, III. Napolyon teslim oldu ve 104.000 askeri ile tutsak alındı.Dagen efter overgav Napoleon III sig og blev taget til fange med sine 104 000 soldater.
Panzer birlikleri 26 Temmuz'da kuşatmayı tamamladı ve 180 bin Kızıl Ordu askerini tutsak aldı.Den 26. juli sluttedes ringen, og 180.000 soldater fra den Røde Hær blev taget til fange.