"Içki değil," dedi ses. "Sinirleri sabit tutmak.""痛い!"氏マーベルは言った、と彼の顔は、そのパッチの中に白い育った。
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.Al doilea: să le ţină pe mame sănătoase. Să le ţină pe mame în viaţă. Să îi ţină pe copii în viaţă.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır. Daha fazla yetim yok.O segundo: manter as mães saudáveis, mantê-las vivas, manter as crianças vivas, acabar com os órfãos.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.De tweede: houd moeders gezond. Houd moeders in leven. Houd de kinderen in leven.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.Drugi: utrzymać matki zdrowe i żywe. Sprawić, by dzieci przeżyły.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.El segundo: mantener a las madres sanas y con vida. Mantener a los hijos con vida.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.Il secondo: mantenere la madri in vita e sane. Mantener in vita i bambini.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.둘째는 어머니를 건강하게, 계속 살아있도록 하고 아이들도 계속 살아있도록 하는 것입니다.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.Le deuxième : garder les mères en bonne santé. Garder les mères en vie. Garder les enfants en vie.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.Thứ hai, giữ những bà mẹ khoẻ mạnh. Giữ những bà mẹ còn sống. Giữ những đứa trẻ còn sống.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.Zweitens, die Mütter gesund und am Leben zu halten. Die Kinder am Leben halten.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.Вторая - сохранение здоровья и жизни матерей. Сохранение жизни детей.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.Второ: Да запазим майките здрави. Да запазим майките живи.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.השניה - שמירה על בריאות האמהות. שמירה על חייהן. שמירה על חיי הילדים.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.الثاني: أن نحافظ على صحة الأمهات و نبقيهن أحياء. و نبقى أطفالهن أحياء.
İkincisi; anneleri ve çocukları sağlıklı ve... ...hayatta tutmaktır.子供も生存させ 孤児を作らない事
İki tarafı da eşit tutmak için sola eklediğimiz artı 2'yi sağ tarafa da eklemeliyiz. *좌변에 2를 더했다면 우변에도 2를 더해주어야 합니다
İki tarafı da eşit tutmak için sola eklediğimiz artı 2'yi sağ tarafa da eklemeliyiz. *Ak chceme udržať rovnosť a ak pridáme 2 na ľavej strane, musíme to urobiť aj na pravej strane.
İki tarafı da eşit tutmak için sola eklediğimiz artı 2'yi sağ tarafa da eklemeliyiz. *Ca să păstrăm egalitatea, dacă adunăm 2 în stânga, trebuie să adunăm şi în dreapta.
İki tarafı da eşit tutmak için sola eklediğimiz artı 2'yi sağ tarafa da eklemeliyiz. *Če želimo enakosti še vedno imeti, če bomo dodali 2 do v levi, imamo tudi storiti na desni strani.
İki tarafı da eşit tutmak için sola eklediğimiz artı 2'yi sağ tarafa da eklemeliyiz. *Ако искаме да е в сила равенството довабяме 2 отляво, а после трябва да го добавим и отдясно.
İki tarafı da eşit tutmak için sola eklediğimiz artı 2'yi sağ tarafa da eklemeliyiz. *אם אנחנו רוצים שזה ימשיך להיות שווה ואנחנו רוצים להוסיף שתיים לאגף שמאל, אנחנו חייבים להוסיף 2 לאגף ימין
İki tarafı da eşit tutmak için sola eklediğimiz artı 2'yi sağ tarafa da eklemeliyiz. *إذا كنا نريد المساواة لا يزال عقد، وإذا أضفنا 2 إلى الجانب الأيسر، علينا أيضا أن نفعل ذلك على الجانب الأيسر.
İki tarafı da eşit tutmak için sola eklediğimiz artı 2'yi sağ tarafa da eklemeliyiz. *左辺に2を足せば、右辺にも足さなければなりません。 では、新しい左辺は何と等しくなるでしょうか?
İlk savunma hattı, buna ilk hat diyeceğim, tüm bu patojenleri esas olarak dışarıda tutmakla görevli.첫번째 방어선은..음 그냥 첫번째선이라고하죠. 이건 일단 유해 요소들 들어오지 못하게 모든 병원균들을 막아주죠.
İlk savunma hattı, buna ilk hat diyeceğim, tüm bu patojenleri esas olarak dışarıda tutmakla görevli.Нашата кожа е част от тази линия на защита.
İlk savunma hattı, buna ilk hat diyeceğim, tüm bu patojenleri esas olarak dışarıda tutmakla görevli.קו ההגנה הראשון, נקרא לו פשוט -קו ראשון הוא העקרון הפשוט למנוע כניסה למנוע כניסה של פטוגנים.
İnan bana, bunları tutmak istemezsin.Będę trzymać? BF: Zły pomysł.
İnan bana, bunları tutmak istemezsin.Das willst du nicht, glaub mir.
İnan bana, bunları tutmak istemezsin.Ja, deze wil je niet vasthouden, geloof me maar.
İnan bana, bunları tutmak istemezsin.Oui, tu ne voudras pas tenir ceux-là, crois-moi.
İnan bana, bunları tutmak istemezsin.Questo non lo vuoi tenere, fidati.
İnan bana, bunları tutmak istemezsin.Sí, no vas a querer sostenerlos, créeme.
İnan bana, bunları tutmak istemezsin.Не искаш да държиш тези, повярвай ми.
İnan bana, bunları tutmak istemezsin.Тебе не хотелось бы держать их, поверь мне.
İndeksleme dışında tutmak için, dizin ya da tanımlama özelliği gibi, herhangi bir kaynak belirtinAnge en resurs,, som en katalog eller mönster som du vill undanta från indexeringen.
İndeksleme dışında tutmak için, dizin ya da tanımlama özelliği gibi, herhangi bir kaynak belirtinGeef de gegevensbronnen, zoals mappen of patronen, op die u wilt uitsluiten van het indexeren.
İndeksleme dışında tutmak için, dizin ya da tanımlama özelliği gibi, herhangi bir kaynak belirtinIndique los recursos, como carpetas o patrones, que desee excluir de la indexación.
İndeksleme dışında tutmak için, dizin ya da tanımlama özelliği gibi, herhangi bir kaynak belirtinIndique os recursos, como pastas ou padrões, que deseja excluir da indexação.
İndeksleme dışında tutmak için, dizin ya da tanımlama özelliği gibi, herhangi bir kaynak belirtinProszę podać zasób, jak na przykład katalog lub wzorzec, który ma być wykluczony z indeksowania.
İndeksleme dışında tutmak için, dizin ya da tanımlama özelliği gibi, herhangi bir kaynak belirtinSpecifica qualsiasi risorsa, come una cartella o un pattern, che vuoi escludere dall' indicizzazione.
İndeksleme dışında tutmak için, dizin ya da tanımlama özelliği gibi, herhangi bir kaynak belirtinSpecificați orice resursă, cum ar fi un dosar sau șablon, pe care doriți să le excludeți de la indexare.
İndeksleme dışında tutmak için, dizin ya da tanımlama özelliği gibi, herhangi bir kaynak belirtinSpécifier une ressource, comme un dossier ou un motif, que vous souhaitez exclure de l'indexation.
İndeksleme dışında tutmak için, dizin ya da tanımlama özelliği gibi, herhangi bir kaynak belirtinΚαθορίστε οποιονδήποτε πόρο, όπως φάκελο ή μοτίβο, τον οποίον επιθυμείτε να εξαιρεθεί από το ευρετήριο.
İndeksleme dışında tutmak için, dizin ya da tanımlama özelliği gibi, herhangi bir kaynak belirtinВкажіть будь- який з ресурсів, таких як тека або шаблон, який ви бажаєте виключити зі списку індексування.
İndeksleme dışında tutmak için, dizin ya da tanımlama özelliği gibi, herhangi bir kaynak belirtinフォルダやパターンなど、インデックス作成から除外するリソースを指定します。
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Az emberek tehát antimindenfélék, de muszáj minden opciót szem előtt tartani.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Deci oamenii sunt anti-orice, și trebuie să păstrăm toate opțiunile pe masă.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Die Leute sind also gegen alles und wir müssen alle Möglichkeiten offen halten.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.사람들이 툭하면 반대하니까 협상에 대비해 온갖 선택권을 준비해놓고 있어야 합니다
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.La gente è contro qualunque cosa, e dobbiamo pensare a tutte le opzioni.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Las personas son anti-todo, tenemos que mantener todas las opciones sobre la mesa.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Les gens sont contre tout, il nous faut donc garder toutes les options sur la table.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Mensen zijn anti-alles. We moeten dus alle opties openhouden.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Thế tức là con người chỉ trích tất cả mọi thứ, và thế nên chúng ta cần cân nhắc tất cả mọi sự lựa chọn.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Znajdą się ludzie przeciwni wszystkiemu, więc na wszelki wypadek trzeba mieć różne rozwiązania.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Οπότε οι άνθρωποι είναι κατά όλων, και πρέπει να κρατήσουμε όλα τα ενδεχόμενα ανοιχτά.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Так что люди, они против всего, и нам надо рассматривать все варианты.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Хората са против всичко и трябва да държим всички възможности в готовност.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.אז אנשים הם אנטי-הכל, ועלינו לשמור את כל האפשרויות פתוחות.