Ana içeriğe geç
Sözlük

tutmak ile cümle

tutmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.Vi fastade alla under Ramadan.
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.Vi skulle alle faste til Ramadan.
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.Všetci sme sa museli počas Ramadánu postiť.
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.Všichni jsme se museli postít o Ramadánu.
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.We vastten allemaal tijdens de Ramadan.
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.Wir mussten zu Ramadan alle fasten.
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.Wszyscy musieliśmy pościć w czasie ramadanu.
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.Όλοι έπρεπε να νηστεύουμε κατά τη διάρκεια του Ραμαζανιού.
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.Всички трябваше да постим по време на рамадана.
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.Ми разом постилися під час Рамадану.
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.Нам всем приходилось поститься во время рамадана.
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.כולנו צמנו בזמן הרמדאן.
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.كان علينا جميعا أن نصوم رمضان
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.すごくいい時代でした
Hepimiz Ramazan ayında oruç tutmak durumundaydık.齋月果陣時,我地都要食齋。
Hepsini saklamadım, çünkü en başta bunların kaydını tutmak isteyeceğim şeyler olduklarını fark etmemiştim.그것들을 모두 저장해 놓지는 못했습니다. 왜냐하면 시작할 때는 이 일이 제가 기록을 남기고 싶어하게 될 어떤 것이 되리라는 것을 알지 못했기 때문입니다.
Hepsini saklamadım, çünkü en başta bunların kaydını tutmak isteyeceğim şeyler olduklarını fark etmemiştim.Non li ho salvati tutti, perché all'inizio non mi rendevo conto che li avrei voluti conservare.
Hepsini saklamadım, çünkü en başta bunların kaydını tutmak isteyeceğim şeyler olduklarını fark etmemiştim.Nu le-am salvat pe toate, pentru ca nu am realizat la inceput ca este ceva la care as vrea sa tin evidenta.
Hepsini saklamadım, çünkü en başta bunların kaydını tutmak isteyeceğim şeyler olduklarını fark etmemiştim.Я не сохранила все письма, потому что изначально не думала, что посчитаю нужным задокументировать их.
Hepsini saklamadım, çünkü en başta bunların kaydını tutmak isteyeceğim şeyler olduklarını fark etmemiştim.לא את הכל שמרתי, כי בהתחלה לא חשבתי שזה יהיה משהו שארצה לתעד.
Hepsini saklamadım, çünkü en başta bunların kaydını tutmak isteyeceğim şeyler olduklarını fark etmemiştim.لم أحفظهم كلهم , لأنني لم أكن أدرك في البداية إنها ستكون شيئا أريد أن احتفظ به وأحتاج أن أبحث فيه .
Hepsini saklamadım, çünkü en başta bunların kaydını tutmak isteyeceğim şeyler olduklarını fark etmemiştim.というのは最初は気付かなかったのです 全て記録したいと思うようになるとは それでも メール 、インスタント・メッセージ テキスト・メッセージが3211通となりました
Herhangi bir tutmuş, beni tutmak için bu doğru tür kedi olurdu; niçin난 하나를 닫았 더라면 나를, 계속 이것이 고양이의 오른쪽 종류를했을, 왜 그랬는지
Herhangi bir tutmuş, beni tutmak için bu doğru tür kedi olurdu; niçinΑυτό θα ήταν το σωστό είδος της γάτας για μένα να κρατήσει, αν είχα κρατήσει κανένα?
Herhangi bir tutmuş, beni tutmak için bu doğru tür kedi olurdu; niçinזה היה הסוג הנכון של החתול לי לשמור, אם היה לי כל הזמן, מדוע
Herhangi bir tutmuş, beni tutmak için bu doğru tür kedi olurdu; niçinكان هذا الحق في نوع من القطط بالنسبة لي الاحتفاظ بها ، إذا كان لدي أي تحفظ ، لماذا
Herhangi bir tutmuş, beni tutmak için bu doğru tür kedi olurdu; niçin詩人の猫は彼の馬としてだけでなく、翼でも良いんじゃないかな?
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Cada mañana, durante meses, me levantaba y lo primero que hacía era aguantar la respiración.
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Elke morgen, maandenlang, werd ik wakker en het eerste wat ik deed was mijn adem inhouden.
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Hónapokon át minden reggel, amikor felkeltem, első dolgom volt, hogy a lélegzetem visszatartsam.
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Każdego ranka, miesiącami, wstawałem i pierwsze co robiłem to wstrzymywałem oddech.
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Každé ráno, a to boli mesiace, som sa zobudil a prvá vec, čo som robil bolo, že som zadržal dych na
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,몇 달 동안 매일 아침마다 제가 아침에 일어나서 제일 먼저 한 것이 숨 참기 였습니다.
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Mỗi buổi sáng, trong nhiều tháng, Tôi thường thức dậy và việc đầu tiên tôi làm là nín thở trong, gần 52 phút,
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Todas as manhãs, durante meses. acordava e a primeira coisa que fazia era suster a respiração.
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,Просыпаясь каждое утро, в течение нескольких месяцев, я первым делом занимался задержкой дыхания ...из [общих]
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,כל בוקר במשך חודשים הייתי מתעורר והדבר הראשון שהייתי עושה היה לעצור את נשימתי
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,وكل صباح ولمدة شهر كان أول ما أفعله عندما أستيقظ هو أن أحبس أنفاسي
Her sabah, aylarca, uyandığım an yaptığım ilk şey nefesimi 52 dakikanın 44 dakikasında tutmak oldu,起きてから最初にしたのは 呼吸を止めることでした 52分間のうち
Hunide sonraki adım... ...olarak şimdi müşteriyi elde tutmaktan bahsedeceğiz.고객 유지에 대해서도 얘기했고요
Hunide sonraki adım... ...olarak şimdi müşteriyi elde tutmaktan bahsedeceğiz.ولنتحدث الآن عن الاحتفاظ بهم.
Hunide sonraki adım... ...olarak şimdi müşteriyi elde tutmaktan bahsedeceğiz.これはファネルの中でも "幸せな悩み"と私が呼ぶ段階です
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.Ada pijakan kecil di dalamnya, jadi teh akan jatuh di sana dan air naik seperti itu.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.C'è un piccolo bordo dentro, così il tè resta lì e l'acqua la riempie così.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.Da drinnen ist ein kleiner Spalt, damit der Tee dort liegt und das Wasser sie so füllt.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.Egy kis polc van benne, szóval abban van a tea és a víz így feltölti.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.El té está a la derecha de ésta linea. Hay un pequeño soporte aquí que mantiene el té y el agua la llena así.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.Er zit binnenin een klein platform, dat de thee hier houdt en het water vult het op.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.E un mic pervaz inauntru, asa ca ceaiul sta acolo si apa il umple asa.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.여기에 조그마한 공간이 있어서 거기에 있는 겁니다 그리고 물이 이런식으로 차 오릅니다
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.W środku znajduje się niewielki uskok, na którym zbiera się herbata a woda wypełnia go właśnie w ten sposób.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.Υπάρχει μια μικρή προεξοχή μέσα, και το τσάι στέκεται εκεί και το νερό τη γεμίζει έτσι.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.Внутри есть перегородка и чай остается здесь, а вода наполняет его таким образом.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.Всередині є маленька перегородка, тому заварка нікуди не може дітись, вода його покриває, ось так.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.Вътре има малка издатина, така че чаят стои там, а водата се пълни ето така.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.יש סף קטן בפנים, אז התה יושב שם והמים ממלאים אותו ככה.
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.هناك حافة صغيرة بالداخل تبقي الشاي هنالك والماء يغمره إلى هناك
Icinde kucuk bir cikinti var, cayi orada tutmak icin ve suyla boyle dolduruyorsunuz.お湯に浸かるようになっています お茶がほぼ出来上がったら 斜めにします
"Içki değil," dedi ses. "Sinirleri sabit tutmak.""그것은 마시는 아니고,"목소리가 말했다. "당신은 신경이 안정 유지."
"Içki değil," dedi ses. "Sinirleri sabit tutmak.""انها ليست شرب" ، وقال لإذاعة صوت. "يمكنك الاحتفاظ أعصابك ثابتة."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod