tutmak ile cümle

tutmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Mensen zijn anti-alles. We moeten dus alle opties openhouden.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Thế tức là con người chỉ trích tất cả mọi thứ, và thế nên chúng ta cần cân nhắc tất cả mọi sự lựa chọn.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Znajdą się ludzie przeciwni wszystkiemu, więc na wszelki wypadek trzeba mieć różne rozwiązania.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Οπότε οι άνθρωποι είναι κατά όλων, και πρέπει να κρατήσουμε όλα τα ενδεχόμενα ανοιχτά.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Так что люди, они против всего, и нам надо рассматривать все варианты.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.Хората са против всичко и трябва да държим всички възможности в готовност.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.אז אנשים הם אנטי-הכל, ועלינו לשמור את כל האפשרויות פתוחות.
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.الناس يعارضون كل شيء، ويجب أن نُبقي جميع الخيارات على الطاولة
İnsanlar her şeye karşıttır ama tüm seçenekleri tutmak zorundayız.選択可能な候補は 全て残しておかなければなりません エネルギー供給の観点からイギリスのような国に できることは何でしょうか
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.Acolo oamenii se luptă să împiedice companiile de petrol să construiască drumuri în pădurile lor.
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.Där dessa människor kämpar för att försöka hålla oljebolagen, och vägbyggandet borta från sina skogar.
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.Deze mensen strijden daar om de oliemaatschappijen en de wegen buiten hun bossen te houden.
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.Dove questa gente lotta per tenere le compagnie petrolifere e le strade lontano dalle loro foreste.
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.Ezek az emberek azért küzdenek, hogy távol tartsák az olajtársaságokat és az utakat az őserdőjüktől.
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.그곳에서 이들은 정유회사와 도로확장으로 숲을 지켜내기 위해 싸우고 있습니다.
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.Onde estas pessoas estão a lutar para manter as petrolíferas e as estradas longe das suas florestas.
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.Tam ci ludzie walczą, by firmy wydobywcze i drogi nie wdarły się w ich las.
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.Tito lidé se snaží zabránit tomu, aby ropné společnosti a nové silnice pronikly do jejich lesů.
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.Звідти, де люди боряться за те, аби не пустити нафтові компанії і дороги в свої праліси.
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.Там, където тези хора се борят да спрат петролните компании и да пазят пътищата далеч от техните гори.
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.במקום שבו האנשים נלחמים כדי לדאוג שחברות הנפט, ולדאוג שהכבישים ישארו מחוץ ליערות שלהם.
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.حيث يناضل هؤلاء الناس في محاولة لإبعاد شركات النفط، والطرق، بعيدا عن غاباتهم.
İnsanların petrol şirketlerini ve sokakları, ormanlarından uzak tutmak için çabaladıkları yerdeydim.森林を守ろうと頑張っています 汚染されていない きれいな森林の中で
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumAhh adevarul e ca.... vroiam sa inchiriez o camera...
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumAhh de waarheid is... Ik wil een kamer nemen...
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumAhh die Wahrheit ist... Ich wollte ein Zimmer...
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumAhh prawdą jest.... Chciałem wynająć pokój....
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumAh, la verità è che... Volevo prendere una stanza -
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumAh, la vérité est... que je voulais prendre une chambre...
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumAh, pravda je, že... Chcel som si zohnať izbu.
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumAh, pravdou je, že jsem si chtěl sehnat pokoj.
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumÀ, thật ra là... Con muốn thuê một phòng trọ...
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorum아...실은요... 제가 방을 하나 얻을라...
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumΑαα η αλήθεια είναι ότι, ήθελα να νοικιάσω ένα δωμάτιο.
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumАх всъщност... искам да наема една стая
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumНу, правда в том... Мне нужна комната...
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumאהה האמת היא.. אני רוצה להשכיר חדר
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorumآآه , الصـــدق هو ....ـ أريد أن أحصــــــل على غرفه
İşin aslı.. bir oda tutmak istiyorum部屋を借りようと思って・・・ どうして?3千 3千ウォン?
İşin bu insanları hizada tutmak dendi. Dolayısıyla, sen artık sen değilsin, farklı bir roldesin.Тогава спирате да бъдете същия човек, който сте в ежедневието.
İşin bu insanları hizada tutmak dendi.囚人役とは違うものです
- İşleri basit tutmak için kısa bir tanım vereceğim. -ومن أجل تبسيط هذه المسألة, سأعرف الحد r i والذي نسميه الصف i والمساوي a i واحد, a i اثنين, وصولا إلى a i n
Iyi bir ev tutmak.Bättre inte hålla ett hus.
Iyi bir ev tutmak.Bedre ikke holde et hus.
Iyi bir ev tutmak.Besser nicht halten ein Haus.
Iyi bir ev tutmak.Beter niet houden van een huis.
Iyi bir ev tutmak.Bolje ne vodi hišo.
Iyi bir ev tutmak.Jobb, ha nem tartja a házat.
Iyi bir ev tutmak.Lepiej nie trzymać w domu.
Iyi bir ev tutmak.Lepší, aby dům.
Iyi bir ev tutmak.Lepšie, aby dom.
Iyi bir ev tutmak.Mai bine nu ţine o casă.
Iyi bir ev tutmak.Meglio non tenere una casa.
Iyi bir ev tutmak.Mejor no tener una casa.
Iyi bir ev tutmak.Melhor não manter uma casa.
Iyi bir ev tutmak.Mieux vaut ne pas tenir une maison.
Iyi bir ev tutmak.Parempi ei pysy talossa.
Iyi bir ev tutmak.Sebaiknya jangan menjaga rumah.
Iyi bir ev tutmak.Tốt hơn không giữ một ngôi nhà.
Iyi bir ev tutmak.Καλύτερα να μην κρατήσει ένα σπίτι.

İlgili Sayfalar