Ana içeriğe geç
Sözlük

tutma ile cümle

tutma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Wikipedia'da yazılı olanların her zaman doğru olmadığını aklınızda tutmanız gerekir.You need to bear in mind that what is written on Wikipedia isn't always true.
Tom sır tutmada iyi değildi.Tom has never been good at keeping secrets.
Tom'un bir taksi tutmak için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to take a taxi.
O, güçlerini ailesinden gizli tutmak zorunda.She has to keep her powers hidden from her family.
Ölüm orucu tutmaya karar verdim.I decided to fast to death.
Mary Tom'un elini tutmasına izin verdi.Mary allowed Tom to hold her hand.
Bazen balık tutmaya gideriz.We sometimes go fishing.
Tom sık sık sözünü tutmaz.Tom often doesn't keep his promises.
Birinin sözlerini tutması gerekir.One should keep one's promises.
Biri sözlerini tutmalı.One should keep one's promises.
İnsan sözlerini tutmalı.One should keep one's promises.
Tom ağzını kapalı tutmalıydı.Tom should've kept his mouth shut.
Tom çenesini kapalı tutmalıydı.Tom should've kept his mouth shut.
Onlar balık tutmayı biliyorlar.They know how to fish.
Bir avukat tutmaya gücün yetmiyorsa, size biri atanacaktır.If you can't afford a lawyer, one will be appointed to you.
Tom nadiren sözünü tutmaz.Tom seldom breaks his promise.
Tom neredeyse hiç sözünü tutmaz.Tom hardly ever breaks a promise.
Herhangi bir kapıcıyı tutup tutmadıklarını bilmiyorum.I don't know whether they've already hired any janitors.
İşi ve zevki ayrı tutmaya çalışırım.I try to keep business and pleasure separate.
Tom sözünü tutmazsa pişman olur.If Tom breaks his promise, he'll regret it.
Sürekli nöbet tutmalıyız.We must maintain a constant vigil.
Bir avukat tutmalıyız.We should hire a lawyer.
Tom'a bir avukat tutmalıyız.We should hire Tom a lawyer.
Bir avukat tutmalısın.You need to hire a lawyer.
Çocuklar için bir araç tutması ilacı istiyorum.I'd like some motion sickness medicine for children.
Biz bir avukat tutmak zorunda kaldık.We had to retain a lawyer.
Mary sözünü tutmadı.Mary didn't keep her promise.
Mary Tom'a yardım etme sözünü tutmadı.Mary didn't keep her promise to help Tom.
Bir hizmetçi tutmak istiyorum.I want to hire a servant.
Tom sır tutmakta iyi değildir.Tom isn't good at keeping secrets.
Tom'un bir günlük tutmasını öneren kişi bendim.I was the one who suggested Tom keep a journal.
Bundan sonra fikirlerinizi kendinizde tutmayı öneriyorum.I suggest keeping your opinions to yourself from now on.
Bir avukat tutmanı öneriyorum.I suggest you get a lawyer.
Bunu yapmayı sen seçtin. Hiç kimse kafana silah tutmadı.You chose to do this. No one held a gun to your head.
Tom tutmak niyetinde olmadığı bir söz verdi.Tom made a promise he didn't intend to keep.
Onlar bizi işten hariç tutmaya çalıştı.They tried to put us out of business.
Bu battaniye Tom'u sıcak tutmaya yardım edecek.This blanket will help keep Tom warm.
Bunu gizli tutmak zorundayız.We have to keep it secret.
Biz onu gizli tutmak zorunda kaldık.We had to keep it secret.
Tom onu gizli tutmamı istedi.Tom asked me to keep it secret.
Onu saklı tutmak için hiçbir neden yok.There's no reason to keep it a secret.
Sır tutmak zordur.It's difficult to keep secrets.
Tom, Mary'nin sözünü tutmamasını affetti.Tom forgave Mary breaking her promise.
Tom günlük tutmaya karar verdi.Tom has decided to keep a diary.
Tom neredeyse sözünü tutmaz.Tom hardly ever keeps his word.
Tom barfiksini tutmayı denedi.Tom tried to keep his chin up.
Anne ve babaları onları ayrı tutmaya çalıştılar.Their parents tried to keep them apart.
Bize balık tutma gezinden bahset.Tell us about your fishing trip.
Tom bana ağzımı kapalı tutmamı söyledi.Tom told me to keep my mouth shut.
Bu köprüden balık tutmaya izin veriliyor mu?Is fishing from this bridge permitted?
Mary korktu, beni tutmak için kollarını uzattı.Mary, frightened, stretched out her arms to hold me.
Elini tutmayacağım.I'm not going to hold your hand.
Sanırım ağzını kapalı tutman gerekiyor.I think you need to keep your mouth closed.
Bir avukat tutman gerekiyor.You need to get a lawyer.
Onu aklında tutmalısın.You should bear that in mind.
Tom balık tutmayı sever.Tom likes fishing.
Bunu gizli tutmak zorunda mıyız?Do we have to keep this a secret?
Tom bile henüz Mary'nin elini tutmadı.Tom hasn't even held Mary's hand yet.
Tom bir balık tutma yolculuğuna gitti.Tom went on a fishing trip.
Bugün balık tutmaya gitmemeliydin.You shouldn't have gone fishing today.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod