Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Ale ani to jejich svědectví nebylo jednostejné.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Ali tudi to njih pričevanje ni bilo enako.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.De még így sem vala egyezõ az õ bizonyságtételük.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.E nem assim concordava o seu testemunho.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.오히려 그 증거도 서로 합하지 않더라
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Lecz i tak nie było zgodne świadectwo ich.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Maar ook deze verhalen klopten niet.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Ma nemmeno su questo punto la loro testimonianza era concorde
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Même sur ce point-là leur témoignage ne s`accordait pas.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Men icke ens i det stycket stämde deras vittnesbörd överens.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Mutta eivät näinkään heidän todistuksensa olleet yhtäpitäviä.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Nici chiar în privinţa aceasta nu se potrivea mărturisirea lor.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Og enda stemte ikke deres vidnesbyrd overens.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Og end ikke således stemte deres Vidnesbyrd overens.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Pero ni aun así concordaba el testimonio de ellos
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Song về điều nầy , lời chứng của họ cũng chẳng hiệp nhau nữa .
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Song về điều nầy, lời chứng của họ cũng chẳng hiệp nhau nữa.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Tetapi kesaksian orang-orang itu pun bertentangan satu sama lain
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Πλην ουδε ουτως ητο συμφωνος μαρτυρια αυτων.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Но и така свидетелствата им не бяха съгласни.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Но и такое свидетельство их не былодостаточно.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.Та й так не сходились сьвідчення їх.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.וגם בזאת עדותם לא שותה׃
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.ولا بهذا كانت شهادتهم تتفق.
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.他 們 就 是 這 麼 作 見 證 、 也 是 各 不 相 合
Ama bu noktada bile tanıklıkları birbirini tutmadı.他 們就是 這麼 作 見證 、 也是 各 不 相合
Ama CD4 oranını yüksek, virüs seviyesini düşük tutmaya ve hayatını daha iyi kılmaya çalışıyor.하지만 그는 CD4(헬퍼 T세포 등의 표면에 있는 항원) 수치를 높게, 바이러스 레벨을 낮게 유지하여 그의 삶을 보다 낫게 만들 수 있습니다.
Ama CD4 oranını yüksek, virüs seviyesini düşük tutmaya ve hayatını daha iyi kılmaya çalışıyor.Dar lucreaza sa-si tina CD4 sus si nivelul vital scazut pentru a-si face viata mai buna.
Ama CD4 oranını yüksek, virüs seviyesini düşük tutmaya ve hayatını daha iyi kılmaya çalışıyor.Mais il travaille à garder son nombre de CD4 haut Et son niveau viral bas pour rendre sa vie meilleure.
Ama CD4 oranını yüksek, virüs seviyesini düşük tutmaya ve hayatını daha iyi kılmaya çalışıyor.Nhưng anh ấy đang cố giữ cho mức CD4 cao và mức độ lây truyền thấp để cuộc sống anh ấy tốt đẹp hơn.
Ama CD4 oranını yüksek, virüs seviyesini düşük tutmaya ve hayatını daha iyi kılmaya çalışıyor.Pero esta trabajando para manter su cuenta de CD4 alta y su nivel viral bajo asi puede hacer su vida mejor.
Ama CD4 oranını yüksek, virüs seviyesini düşük tutmaya ve hayatını daha iyi kılmaya çalışıyor.אבל הוא מתאמץ לשמור על רמה גבוהה של CD4 ורמה ויראלית נמוכה כדי להפוך את חייו לטובים יותר.
Ama CD4 oranını yüksek, virüs seviyesini düşük tutmaya ve hayatını daha iyi kılmaya çalışıyor.لكنه يعمل ليحافظ على مستوى بروتين (CD4) مرتفعا ومستوى الفيروس لديه منخفض وبالتالي يستطيع أن يحسن من صحته .
Ama CD4 oranını yüksek, virüs seviyesini düşük tutmaya ve hayatını daha iyi kılmaya çalışıyor.下げた状態を維持して 生活しやすくしています こうした情報を集めていけば 治療に関する情報も見えてきます
Ama düzlemin sonsuzluğa kadar gittiğini akılda tutmak önemli. - -Mas, importante ter em mente que o plano continua
Ama düzlemin sonsuzluğa kadar gittiğini akılda tutmak önemli. -Pero es importante que lo mantengas en mente, que el plano sigue
Ama düzlemin sonsuzluğa kadar gittiğini akılda tutmak önemli. -ولكن من المهم أن نضع في حسباننا أن السطح يستمر في كل اتجاه.
Ama, eksili sayılarımın adedini en azda tutmayı istiyorumPero quiero minimizar mi número de números negativos.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Ale môžeme vidieť, že to naozaj funguje, aj keď to môžete udržať
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.De látjuk, hogy igazából működik, még akkor is, ha csak kis időre tudod megtartani.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Ma noi vediamo che in realtà funziona, anche se riesci a concentrarti solo per qualche attimo.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Mas podemos ver que funciona de facto, mesmo que apenas o possamos manter por um curto período de tempo.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Men vi kan se at det faktisk virker, selvom du kun kan holde den i kort tid.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Tan Le:
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL:
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL:
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL: 하지만 실제로 작동하는 것을 보실 수 있습니다, 비록 이 상태를 짧은 시간 유지할 수 있지만
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL: Mutta näemme, että se toimii, vaikka saat sen pysymään vain hetken ajan.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL: Namun sebenarnya hal itu berhasil walaupun Anda hanya dapat menghilangkannya dalam waktu yang singkat.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL: Pero vemos que funciona aunque sólo puedas mantenerlo por un tiempo corto.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.TL:
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.We kunnen in elk geval zien dat het werkt, zelfs als je het enkel kan vasthouden voor een beperkte tijd.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Widzimy więc, że to faktycznie działa, pomimo tego, że możesz to utrzymać przez krótki okres czasu.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Αλλά μπορούμε να δούμε ότι πράγματι λειτουργεί, παρότι μπορείς να το κρατήσεις μόνο για πολύ λίγο χρόνο.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Во всяком случае, эта штука работает, пусть даже нам удалось удержаться лишь чуть-чуть.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Но можем да видим, че в действителност работи, въпреки, че можете да го задържите за кратък период от време.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.Отже, ми бачимо, що ця річ дійсно працює, хоч нам і вдалось утримати її на дуже короткий час.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.טאן לה: אבל אנחנו יכולים לראות שזה ממש עובד. אפילו שאתה בקושי מחזיק את זה לזמן קצר מאוד.
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.تان لي : لقد رأينا ان المكعب اختفي قليلاً لو استطاع ان يحتفظ بتلك الفكرة في راسه لمدة اطول لكان قد اختفي
Ama gerçekten işe yaradığını görüyoruz, hem de çok kısa bir süre kafasında tutmasına rağmen.あまり長くは 保てませんでしたけど さっきも言ったように これはイメージするのが