Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.Aber wissen Sie, selbst, wenn man nur einen Ballon hält, ist man ziemlich glücklich.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.Ale wiecie, nawet trzymanie jednego balona jest, w pewien sposób, radosne.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.Dar chiar şi a ţine un singur balon e, într-un fel, destul de fericit.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.De azért tudják, még egy lufi is nagyon vidám dolog.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.I když i ten, který drží jen jeden balónek, je docela šťastný.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.하지만 풍선 하나만 들고 있는 거도 어느 정도 행복한 거죠.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.Maar weet je, zelfs met één ballon in de hand ben je een beetje gelukkig.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.Ma, in definitiva, anche un solo palloncino è a suo modo un po' di gioia.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.Mais vous savez, même tenir un seul ballon est quelque peu bienheureux.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.Nhưng bạn biết đấy, kể cả việc cầm một quả bóng bay cũng khá là vui.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.Pero aún sostener un sólo globo, es al menos un poquito feliz.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.Αλλά και πάλι, κάποιος που κρατάει έστω και ένα μπαλόνι είναι κάπως ευτυχισμένος.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.Но вы понимаете, даже имея один шар, человек немного счастлив.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.Но знаете ли, държането на дори един балон е един вид щастие.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.אבל אתם יודעים, אפילו לאחוז בבלון אחד זה קצת משמח.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.و لكن كما تعرفون، حتى الامساك ببالون واحد يعتبر إلى حد ما سعيد.
Ama, hani, tek bir balon tutmak bile mutlu bir şey.(笑)
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Aber wir sollten keine Zweifel haben, wir sollten keine Ängste haben.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Ale očakávalo sa, že budeme pochybovať, že sa budeme báť.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Ale očekávali jsme, že budeme pochybovat. Očekávali jsme, že budeme mít strach.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Dar ne aşteptam să avem dubii şi temeri.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.그러나 우리는 사실 이러한 의구심과 공포를 가질 것을 예상했었지요
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Maar we accepteerden dat we twijfels en angsten zouden hebben.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Ma ci aspettavamo di avere dubbi, di avere paure.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Mas é normal termos dúvidas, é normal termos medos.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Men vi var förberedda på tvivel, vi förväntade oss rädslan.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Nhưng chúng tôi đã được loại bỏ những nghi ngờ và sợ hãi.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.On s'attendait à avoir des doutes, à avoir peur.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Pero estábamos exentos de dudas, de tener miedo.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Persze számítottunk rá, hogy lesznek kétségeink és félelmeink.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Zgodziliśmy się jednak mieć obawy i lęki.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Но бяхме изключили съмненията, бяхме изключили страховете.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.Но мы приняли как должное свой страх и свои сомнения.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.אבל היה צפוי שיהיו לנו ספקות, שיהיו לנו פחדים.
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.ولكن يحق لنا ان نشك بهذا ويحق لنا ان نخاف من هذه التوقعات
Ama kendimizi şüphe ve korkulardan hariç tutmalıydık.ここが 冒険が実際に始まった場所です
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Ale veľmi sa mu nepodarilo ho tam udržať.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Dat lukte echter niet goed.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Er schaffte es nur nicht, das Böse dort zu halten.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Hän ei ollut kovin hyvä pitämään sitä siellä.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Han var dog ikke god til at holde den der.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Il n'a pas fait un très bon travail d'isolation, cependant.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Jenže se mu příliš nedařilo udržet ho jen tam.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.비록 그가 지옥에 악을 잘 담아둔 것도 아닙니다만,
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Mas não fez bom trabalho em mantê-lo lá.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Nem végzett túl jó munkát az ott tartásában.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Nhưng Người lại không thể giam giữ nó ở đó.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Pero fracaso en mantenerlo ahí.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Però non ha fatto un buon lavoro a tenercelo dentro.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Totuşi, nu a făcut o treabă prea bună să îl limiteze în acel loc.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Ωστόσο, δεν έκανε πολύ καλή δουλειά στο να το συγκρατήσει εκεί.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Но не се е справил добре с работата да го задържи там.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Правда, удержать его там не удалось.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.Те, що він зібрав там зло, у нас не викликає захвату.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.אך הוא לא כל-כך הצליח לשמור אותו סגור שם.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.ولكنه لم يعمل على حراسته جيدا.
Ama kötülükleri orada tutmayı pek beceremedi.この 神様のお気に入りの天使が 悪魔へと
Ama Mantua yeniden yazmak, Ve benim hücre Romeo gelene kadar onu tutmak;Aber ich werde wieder schreiben zu Mantua, und halten Sie sie an meiner Zelle, bis Romeo kommt; -
Ama Mantua yeniden yazmak, Ve benim hücre Romeo gelene kadar onu tutmak;Ale będę pisać ponownie do Mantui, i utrzymać ją w celi do Romeo przyszedł, -
Ama Mantua yeniden yazmak, Ve benim hücre Romeo gelene kadar onu tutmak;Ale budem písať znova Mantua, a držať ju na cely až príde Romeo, -