Ana içeriğe geç
Sözlük

tutma ile cümle

tutma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Cumartesi öğleden sonra balık tutmaya gider misin?Would you like to go fishing on Saturday afternoon?
Otoriteler dövizi dengede tutmayı başardı.The authorities managed to stabilize the currency.
Bir günlük tutmak iyi bir alışkanlıktır.Keeping a diary is a good habit.
Pazar günü, balık tutmaya gitmek için erken kalkardık.On Sunday, we would get up early go fishing.
Pazar günleri, erken kalkardık ve balık tutmaya giderdik.On Sundays, we would get up early and go fishing.
Arabayı ahırda tutmayın.Don't keep the car in the barn.
Onun sözünü tutup tutmayacağı şüphelidir.It is doubtful whether he will keep his word.
Onun için sözünü tutmak kolay değildi.It wasn't easy for him to keep his promise.
Onun sözünü tutması kolay değildi.It wasn't easy for him to keep his promise.
Ben sık sık onunla balık tutmaya gittim.I often went fishing with him.
Ben onunla birlikte balık tutmaya gidiyorum.I'm going fishing with him.
Her zaman onun tarafını tutma.Don't always take sides with him.
Onun gençliğini göz önünde tutmalıyız.We should take his youth into account.
O nadiren sözünü tutmaz.He seldom breaks his promise.
İki günde bir balık tutmaya gider.Every other day he goes fishing.
O asla sözünü tutmaz.He never keeps his word.
O sık sık nehirde balık tutmaya giderdi.He would often go fishing in the river.
O, balık tutmada uzmandır.He is an expert at fishing.
O, tenis oynama yerine balık tutmaya gitti.He went fishing instead of playing tennis.
Onun kapıyı açık tutma alışkanlığı var.He has a habit of keeping the door open.
O sık sık balık tutmaya giderdi.He would often go fishing.
O, oğlunu almadan hiçbir zaman balık tutmaya gitmez.He never goes out fishing without taking his son.
O bir çocukken, pazar günleri balık tutmaya giderdi.When he was a child, he would go fishing on Sundays.
Sözümü tutup tutmayacağımdan şüphe ediyor.He doubts if I will keep my promise.
O onu gizli tutmamı istedi.He requested me to keep it secret.
Köyün yakınındaki bir nehirde balık tutmaya gitti.He went fishing in a river near the village.
O balık tutmayı sever.He is fond of fishing.
O balık tutmayı seviyor.He loves fishing.
Planını gizli tutmaya karar verdi.He made up his mind to keep his plan secret.
Hakaret edilmesine rağmen öfkesini tutmayı başardı.In spite of being insulted, he managed to keep his temper.
Her gün günlük tutmaya karar verdi.He made up his mind to keep a diary every day.
O sözlerini tutmadı.He betrayed his promises.
O sık sık sözünü tutmakta başarısın olur.He often fails to keep his promise.
O, sözünü tutmadığı için özür diledi.He apologized to us for having broken his promise.
O sözünü tutmadı.He broke his word.
Onlar sözlerini tutmadılar.They didn't keep their promise.
Onlar beni sözümü tutmamakla suçladı.They accused me of having broken my promise.
O bayıldı ve düşmesini önlemek için onu tutmak zorundaydım.She fainted, and I had to hold her to keep her from falling.
Sözünü tutmadığı için kızgınım.I am angry that she didn't keep her promise.
Onun düşmesini engellemek için onu tutmak zorunda kaldım.I had to grab her to keep her from falling.
Bana yazma sözünü tutmadı.She did not keep her promise to write to me.
O, bir günlük tutmaya karar verdi.She decided to keep a diary.
Onu belli bir mesafede tutmak istiyor.She wants to keep him at a distance.
Babam genellikle bana şeyleri temiz tutmamı söyler.Father often tells me to keep things clean.
Babam yakındaki nehirde sık sık balık tutmaya gider.My father often goes fishing in the river nearby.
Babam boş olduğunda balık tutmaya gider.Dad goes fishing whenever he's free.
Avukat yargıca suçlananların yaşlarını göz önünde tutmasını rica etti.The lawyer asked the judge to make allowance for the age of the accused.
Bu hafta sonu işin yoksa bizimle balık tutmaya gelsene.Why don't you go fishing with us this weekend if you aren't busy?
Ben her gün günlük tutmayı zor buldum.I found it difficult to keep a diary every day.
Bir söz verirsen, onu tutmalısın.If you make a promise, you should keep it.
Söz veren biri onu tutmalı.Anyone who has made a promise should keep it.
Sözünü tutmanı istiyorum.I want you to keep your promise.
Eğer sözünü tutmazsan insanlar seni ciddiye almaz.If you don't keep your promises, people won't take you seriously.
Birçok politikacı sözlerini tutmaz.Many politicians fail to keep their word.
Sözünü tutman çok önemli.It is very important to keep your word.
Sözümü tutmadığım için beni affet.Forgive me for breaking my promise.
İlaç kutusunu çocuğunuzdan uzak tutmalısınız.You should keep the medicine box away from your child.
Boğulan bir insan saman çöpünü tutmaya çalışır.A drowning man will catch at a straw.
Balık tutmayı seviyorum.I like fishing.
Bill sık sık verdiği sözleri tutmaz.Bill often breaks his promises.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod