Ana içeriğe geç
Sözlük

tutma ile cümle

tutma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben bir çocukken babamla balık tutmaya giderdim.I used to go fishing with my father when I was a child.
Bir çocukken, onunla balık tutmaya giderdim.When a child, I used to go fishing with him.
Uyarımıza rağmen balık tutmaya giderdi.He would go fishing in spite of our warning.
Arada bir balık tutmaya gideriz.We go fishing once in a while.
Biz doğayı iyi durumda tutmalıyız.We must keep nature in good condition.
Şiddetli yağmur balık tutmaya gitmemizi engelledi.The heavy rain prevented us from going fishing.
Hobim balık tutmaktır.My hobby is fishing.
Amcam balık tutmaya çok düşkündür.My uncle is very fond of fishing.
Babam balık tutmada çok iyidir.My father is very good at fishing.
Babam sık sık balık tutmaya giderdi.My father would often go fishing.
Babam balık tutmayı sever, ve ben de.My father likes fishing, and so do I.
Babam balık tutmayı sever; aynı şekilde ben de.My father likes fishing, and so do I.
Erkek kardeşimle nehirde balık tutmaya gittim.I went fishing with my brother in the river.
Geçen Pazartesi balık tutmaya gittim.I went fishing last Monday.
Üç yıldır bir günlük tutmaktayım.I have kept a diary for three years.
Bunu gizli tutmak niyetinde değildim.I didn't mean to keep it secret.
Sivrisinekleri dışarıda tutmak için pencereyi kapadım.I shut the window to keep the mosquitoes out.
Dün nehirde balık tutmaya gittim.I went fishing in the river yesterday.
Çocukken nehirde balık tutmaya giderdim.I used to go fishing in the river when I was a child.
Ben bir çocukken, balık tutmaya giderdim.As a boy, I used to go fishing.
Nehirde balık tutmayı seviyorum.I like to fish in the river.
Nehirde balık tutmaya gittim.I went fishing in the river.
Balık tutmaya gitmemizi önerdim.I suggested that we go fishing.
Ona sözünü tutmasını tavsiye ettim.I advised him to keep that promise.
Ona sözünü tutmasını söyledim.I told him to keep his promise.
Babamla birlikte balık tutmaya gitmek istiyorum.I like to go fishing with my father.
Kendimi uyanık tutmak için bir bardak çay içtim.I had a cup of tea to keep myself awake.
Sözümü tutmadığım için pişmanım.I regret not having kept my promise.
Sözünü tutmanın önemli olduğunu düşünüyorum.I think it's important to keep a promise.
Dişlerimizi her zaman temiz tutmalıyız.We must always keep our teeth clean.
Dişlerini temiz tutmalısın.You must keep your teeth clean.
İnsan paranın zaman olduğunu akılda tutmalıdır.One should bear in mind that time is money.
Kendimizi temiz tutmalıyız.We should keep ourselves clean.
Odamı mümkün olduğunca temiz tutmak istiyorum.I want to keep my room as neat as possible.
Ellerini temiz tutmalısın.You must keep your hands clean.
Ellerimizi temiz tutmalıyız.We must keep our hands clean.
Yazılı olarak yapmanız gereken tek şey onu açık ve ilginç tutmaktır.All you have to do in writing is to keep it clear and interesting.
Her çalışanın kendi aracını mükemmel şekilde tutması gerekiyor.Every employee is supposed to keep his own vehicle in perfect condition.
Mümkünse, balık tutmaya gitmek istiyorum.I'd like to go fishing if possible.
Kız gözyaşlarını tutmak için çok gayret etti.The girl tried hard to hold back her tears.
Çocuk kalemlerini keskin tutmayı severdi.The boy liked to keep his pencils sharp.
Lütfen bana biraz uçak tutması ilacı verin.Please give me some airsickness medicine.
Bir insan sözünü tutmalı.One should keep one's promise.
Bir insan her zaman sözünü tutmalı.One must always keep one's promise.
Bir insan sözlerini tutmalı.One must keep one's promises.
Yüzmeye ya da balık tutmaya gidebilirsin.You may go swimming or fishing.
Geçen gün hayatımda ilk kez balık tutmaya gittim.The other day I went fishing for the first time in my life.
Nehirde balık tutmaya gitti.He went fishing in the river.
Önemli olan bunu akılda tutmak.What is important is to keep this in mind.
Birisi fark edene kadar planı gizli tutmak zorundasın.You must keep the plan secret until someone notices it.
Kendini sıcak tutmalısın.You should keep yourself warm.
Kendi kasabamızı temiz tutmak bizim görevimizdir.It is our duty to keep our town clean.
Balık tutmaya gelince, o bir uzmandır.When it comes to fishing, he's an expert.
Balık tutmaya gitmek için bu sabah erken kalktım.I got up early this morning to go fishing.
Ben balık tutmaya gittim.I went fishing.
O, balık tutmaya gitmeden önce, yem için yeri kazıp birkaç solucan çıkardı.Before he went fishing, he dug up some worms for bait.
Hava güzeldi, bu yüzden balık tutmaya gittik.The weather was fine, so we went fishing.
Kötü hava balık tutmaya gitmemi engelledi.The bad weather prevented me from going fishing.
Hava güzel olursa, nehirde balık tutmaya gideceğim.Weather permitting, I'll go fishing in a river.
Yuvarlanan taş yosun tutmaz.A rolling stone gathers no moss.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod