Ana içeriğe geç
Sözlük

tutma ile cümle

tutma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom, John ve Mary'yi ayrı tutmak istedi.Tom wanted to keep John and Mary apart.
Odayı her zaman temiz tutmalısın.You should always keep the room clean.
Odanı her zaman temiz tutmalısın.You should always keep your room clean.
Biz sözlerimizi tutmaya çalışıyoruz.We try to keep our promises.
Bunu akılda tutmak zorundayız.We have to keep this in mind.
Biz herkesi güvencede tutmak istiyoruz.We want to keep everybody safe.
İhtiyaçlarımızı ön planda tutmak zorundayız.We have to prioritize our needs.
Tom asla sözünü tutmaz.Tom never keeps his word.
Biz onu düz tutmaya çalışıyoruz.We're trying to keep it straight.
Tom balık tutmaktan hoşlanır.Tom enjoys fishing.
Tom'la balık tutmaya gittim.I went fishing with Tom.
Güzel bir gündü, bu nedenle balık tutmaya gittik.It was a nice day so we went fishing.
Tom bir günlük tutmaya karar verdi.Tom decided to keep a diary.
Seni geride tutmak istemiyorum.I don't want to hold you back.
Balık tutmaya gidiyor musun?Are you going fishing?
Nefesimi tutmayacağım.I'm not going to hold my breath.
Tom ve Mary, dillerinde kar taneleri tutmaya çalıştı.Tom and Mary tried to catch snowflakes on their tongues.
Hiç dilinde kar taneleri tutmaya çalıştın mı?Have you ever tried to catch snowflakes on your tongue?
Çocuklar dillerinde kar taneleri tutmaya çalıştılar.The children tried to catch snowflakes on their tongues.
Arkadaş bulmak kolaydır; Onları tutmak daha zordur.It's easy to find friends; it's harder to keep them.
Balığa giden herkes balık tutmaz.Not everyone who goes fishing catches fish.
Deniz tutması tek sorun değildi.Sea-sickness wasn't the only problem.
Hemen balık tutmaya başladık.We began catching fish immediately.
Onları sorumlu tutmak zorundayız.We have to hold them accountable.
Partiyi küçük tutmak istiyoruz.We want to keep the party small.
Tom, Mary'yi bir avukat olarak tutmak istedi.Tom wanted to get Mary an attorney.
Elimden geldiğince çok tutmaya çalışıyorum.I try to keep as many as I can.
Tom, Mary'yi sakin tutmaya çalışıyor.Tom is trying to keep Mary calm.
Havuzu açık tutmak istiyoruz.We want to keep the pool open.
Çocuklar balık tutmaya devam etti.The boys continued to fish.
Oğlanlar balık tutmaya devam ettiler.The boys continued to fish.
Kendimi sıcak tutmamın hiçbir yolu yok.I have no way to stay warm.
Vergileri düşük tutmamız gerek.We need to keep taxes low.
Tom iki tarafı da dengede tutmak zorundadır.Tom has to walk a fine line.
Tom balık tutma gezilerinden hoşlanıyor.Tom enjoys fishing trips.
Olumlu tutmaya çalışıyorum.I try to keep positive.
Balık tutma yavaştı.Fishing has been slow.
Sık sık Tom ile balık tutmaya gittim.I often went fishing with Tom.
O onu kollarında tutmayı istedi.He longed to hold her in his arms.
Hedeflerimizi her zaman yüksek tutmalıyız.We must always aim high.
Bir profesyonel tutmalıyız.We need to hire a pro.
Uçak havalandığında Tom Mary'nin elini tutmadı.When the flight took off, Tom wouldn't hold Mary's hand.
Sır tutmakta kötüyüm.I'm bad at keeping secrets.
Sır tutmakta berbatım.I'm terrible at keeping secrets.
O bir balık tutma tutkunuydu.He was a fan of fishing.
Bunu bu kadar uzun süre gizli tutmayı nasıl başarabildiler?How did they manage to keep this a secret for so long?
Tom balık tutmaya gitmek istedi.Tom wanted to go fishing.
Leyla, Fadıl'ı tutmak için bir çocuğa ihtiyacı olduğunu hissetti.Layla felt she needed to have a child in order to keep Fadil.
Fadıl, Leyla'ya silahını Rami'ye tutmasını söyledi.Fadil told Layla to hold the gun on Rami.
Fadıl onu Kahire'ye götürecek bir taksi tutmayı başardı.Fadil managed to get a cab to take him to Cairo.
Bu öğleden sonra nasıl balık tutmaya gitmek istersiniz?How would you like to go fishing this afternoon?
Tom'un bugün balık tutmaya çıkacağını nasıl bildin?How did you know Tom was going to go fishing today?
Tom ağzını kapalı tutmalı.Tom should keep his mouth shut.
Tom'un bir avukat tutması gerekirdi.Tom should've hired a lawyer.
Sık sık hafta sonları Tom ile balık tutmaya giderim.I frequently go fishing with Tom on weekends.
Sıcak tutmaya çalıştım.I tried to keep warm.
Sık sık balık tutmaya giderim.I often go fishing.
Seni yanımda tutmak neye mal olursa olsun yapacağım.I'll do whatever it takes to keep you next to me.
Ailemi birlikte tutmak için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to keep our family together.
Balık tutmaktan hoşlanırım.I enjoy fishing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tutma ile cümle - Sayfa 10 - tutma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App