Ana içeriğe geç
Sözlük

tutku ile cümle

tutku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Freeman Thomas "Ben tutkum tarafından sürükleniyorum" diyorFreeman Thomas říká: "Jsem poháněn mou vášní."
Freeman Thomas "Ben tutkum tarafından sürükleniyorum" diyorFreeman Thomas säger, "Jag drivs av min passion."
Freeman Thomas "Ben tutkum tarafından sürükleniyorum" diyorFreeman Thomas sagt: "Meine Leidenschaft treibt mich an."
Freeman Thomas "Ben tutkum tarafından sürükleniyorum" diyorFreeman Thomas siger: "Jeg er bliver drevet af min lidenskab."
Freeman Thomas "Ben tutkum tarafından sürükleniyorum" diyorFreeman Thomas spune, "Sunt condus de pasiunea mea".
Freeman Thomas "Ben tutkum tarafından sürükleniyorum" diyor프리만 토마스(크라이슬러 디자이너) "저는 '열정' 덕분에 여기까지 왔습니다." 라고 말했습니다.
Freeman Thomas "Ben tutkum tarafından sürükleniyorum" diyorTEDメンバーは好きだからやっている。お金が目的ではない。
Freeman Thomas "Ben tutkum tarafından sürükleniyorum" diyorΟ Φρίμαν Τόμας είπε, "Το πάθος μου με καθοδηγεί".
Freeman Thomas "Ben tutkum tarafından sürükleniyorum" diyorФрийман Томас казва, "Страстта ми ме дърпа напред."
Freeman Thomas "Ben tutkum tarafından sürükleniyorum" diyorФриман Томас сказал: "Мною движет страсть".
Freeman Thomas "Ben tutkum tarafından sürükleniyorum" diyorФріман Томас сказав, "Мною рухає пристрасть".
Freeman Thomas "Ben tutkum tarafından sürükleniyorum" diyorפרימן תומס אומר "אני מונע על ידי התשוקה שלי".
Freeman Thomas "Ben tutkum tarafından sürükleniyorum" diyorفريمان توماس يقول " ان شغقي هو الذي يحركنى"ـ
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.A divatőrültek a trendek előtt akarnak járni.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.Đối với thời trang, họ muốn đứng trước cái đường cong.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.E gli amanti della moda, vogliono stare sulla cresta dell'onda.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.Fashionistas willen altijd de eerste zijn met iets nieuws.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.Für Fashionistas ist es, dass sie die Nase vorn haben wollen.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.패셔니스타(멋쟁이)들은 남들 보다 앞서기를 바라죠.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.Les fashionistas veulent garder un temps d'avance sur la mode.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.Los fashionistas, quieren ir por delante.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.Modni ludzie chcą wyprzedzać trendy.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.Os 'fashionistas' querem andar à frente do comboio.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.Pentru obsedații de modă, aceștia doresc să fie înaintea tuturor.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.Untuk pengemar adibusana, mereka selalu ingin jadi yg terdepan.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.Οι φασιονίστες, θέλουν να είναι πάντα επικεφαλής.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.Тъй като модистите, те искат да стоят начело.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.Что касается тех, кто связан с модой, они хотят всегда опережать других.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.Що стосується тих, хто пов'язаний з модою, вони завжди хочуть бути попереду інших.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.עבור ה"פשיוניסטים", הם מעוניינים להשאר בראש הגל.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.بالنسبة لعشاق الموضة، يريدون أن يبقوا في الطليعة.
Gerçek moda tutkunları ise bu çan eğrisinin dışında kalmak istiyorlar.最先端にいたいと考えています 皆と同じ服など着たくはないのです
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Adevărata mea dragoste-pasiune: Prin urmare, mă ierta; Şi nu atribui această cedare a iubi lumina,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,A minha paixão o amor verdadeiro: portanto, perdoem-me, e não imputar este cedendo à luz, amor
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Az én igaz szerelem szenvedély: ezért bocsásson meg, és nem tulajdonítani ennek engedve könnyű szeretni,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,나의 진정한 사랑 - 열정 : 따라서 용서해주십시오, 그리고이 빛을 사랑 항복 돌리다 아니라,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,La mia vera passione-amore: perciò mi perdono; E non imputare questo cedere ad amare la luce,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Ma véritable passion amoureuse: donc pardonnez-moi, et ne pas imputer cette céder à l'amour de lumière,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Mijn ware liefde-passie: dus vergeef mij, en niet toerekent deze opbrengst aan het licht houden,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Min ægte kærlighed, lidenskab: derfor tilgive mig, og ikke pålægge dette giver for lys kærlighed,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Min sann kärlek passion: alltså förlåt mig, och inte tillskriva detta ger för ljus kärlek,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Mi verdadero amor pasión: por tanto, el perdón, y no atribuir esta entrega a la luz del amor,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Moja prawdziwa miłość pasja, dlatego przepraszam, a nie przypisywać tej ulegając światło miłości,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Moja resnično ljubezen-strast: zato mi oprostite, in ne pripisuje temu, da prinaša svetlobo ljubezni,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,My True-láska vášeň: preto Prepáčte, a nepočíta to dávať najavo lásku,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,My True-láska vášeň: proto Promiňte, a nepočítá to dávat najevo lásku,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,My true-rakkaus intohimo: siis anteeksi; Eikä moitteita tätä antautumista valo rakkauden,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Thật tình yêu niềm đam mê của tôi do đó tha thứ cho tôi không quy cho nhường chỗ cho tình yêu ánh sáng,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Моя истинная любовь страсть: поэтому простите меня, и не приписывать это уступая свет любви,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,Моята истинска любов страст: да ме извините, не вменява това дава светлина любов,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,נכון, האהבה והתשוקה שלי: כן סליחה, ולא לייחס את זה מניב לאהוב את האור,
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,بلدي الحقيقي الحب والعاطفة : العفو لي ذلك ، وهذا لا يحسب العائد الى الحب الخفيفة ،
Gerçek sevgi bir tutku: bu nedenle pardon; Ve bu ışık aşk için verimli itham değil,どの暗い夜はとても発見かれら。
Giriţimcilik olaylarýný býraktýđýndan bu yana çok ciddi siyasi tutkular edinmiţti.Durant cette période, il avait développé de vraies aspirations politiques.
Giriţimcilik olaylarýný býraktýđýndan bu yana çok ciddi siyasi tutkular edinmiţti.كانت لديه تطلّعات سياسية جادّة في الوقت الفاصل ما بين اللحظة
Giriţimcilik olaylarýný býraktýđýndan bu yana çok ciddi siyasi tutkular edinmiţti.純粋な政治的野心を持っていました、 起業家人生を終えた瞬間と、
Gördüğünüz gibi benim tutkum beynimize ve vücudumuza daha uygun yeni insan-bilgisayar arayüzleri geliştirmek.보시다시피 저의 관심사는 우리의 두뇌와 신체에 보다 적합한 새로운 인간-컴퓨터 인터페이스를 만드는 것입니다.
Gördüğünüz gibi benim tutkum beynimize ve vücudumuza daha uygun yeni insan-bilgisayar arayüzleri geliştirmek.,ובכן, כמו שאתם רואים התשוקה שלי היא ליצור ממשקי אדם-מחשב חדשים .יותר מתאימים לדרך שבה המוח והגוף שלנו עובד
Gördüğünüz gibi benim tutkum beynimize ve vücudumuza daha uygun yeni insan-bilgisayar arayüzleri geliştirmek.脳や体の動きに即した ヒューマンインターフェース 今日はそのデザインの一例と
Görünen o ki tutkunun objesi sürekli kaybolarak bu ünvanı kazanıyor.C'est comme si cet objet de désir ne devenait vraiment lui-même qu'en disparaissant de manière répétitive.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod