Çok seyahat ettim ve Meksikalılarda olan tutkuyu başka yerde bulamadım.انا اسافر كثيراً ولم اجد شغف مماثل لذلك الذي املكه تجاه المكسيك
Çok seyahat ettim ve Meksikalılarda olan tutkuyu başka yerde bulamadım.メキシコ人ほど情熱的な国民を見たことがありません。 メキシコサッカーチームを
Çok tutkulu insanlarsınız.Bạn là những người rất nhiệt huyết.
Çok tutkulu insanlarsınız. Daha iyi bir dünya görmek isteyenlerdensiniz.Anda adalah orang-orang yang terbeban untuk melihat dunia yang lebih indah.
Çok tutkulu insanlarsınız. Daha iyi bir dünya görmek isteyenlerdensiniz.Вие сте страстни, искате да видите един по-добър свят.
Çok tutkulu insanlarsınız.Du är någon mycket passionerad.
Çok tutkulu insanlarsınız.Jste velmi zapálení.
Çok tutkulu insanlarsınız.Jullie zijn zo enthousiast.
Çok tutkulu insanlarsınız.여러분은 너무나 열정적이고
Çok tutkulu insanlarsınız.Macie w sobie pasję.
Çok tutkulu insanlarsınız.Sie sind so leidenschaftliche Menschen.
Çok tutkulu insanlarsınız.Siete persone entusiaste.
Çok tutkulu insanlarsınız.Son personas que son muy apasionadas.
Çok tutkulu insanlarsınız.Ste tak vášniví.
Çok tutkulu insanlarsınız.Vocês são pessoas apaixonadas.
Çok tutkulu insanlarsınız.Vous êtes tellement passionnés.
Çok tutkulu insanlarsınız.Εχετε τόσο πάθος.
Çok tutkulu insanlarsınız.Ви - хтось дуже пристрасний.
Çok tutkulu insanlarsınız.Вы — те, в ком кипит страсть.
Çok tutkulu insanlarsınız.אתם מקשיבים לי משום שאתם נמצאים כאן, ואתם מאד אופטימיים.
Çok tutkulu insanlarsınız.انتم اشخاص شغوفين
Çok tutkulu insanlarsınız.より良い世界を望み
Cole tutkulu bir şeyler deniyor.A zde se Cole pokoušel o něco více ambiciózního.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Como era más barato, vivía con un novio que mostraba más temperamento que ambición.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Fiindcă era mai ieftin, locuia cu prietenul ei, care-și arăta mai des furia decât ambiția.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.För att minska kostnaderna bodde hon med sin pojkvän, som hade mer dåligt humör än ambition.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Fordi det var billigere, boede hun hos sin kæreste som viste sit temperament mere end sin ambition.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Ker je bilo ceneje, je živela s fantom, ki je bolj razkazoval svojo vzkipljivost kot ambicije.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.남자 친구와 동거를 하는 이유는 순전히 경제적 이유였어요. 꿈 같은건 있지도 않고, 성질을 자주 부리는 남자 친구였죠.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Mert így olcsóbb volt és együtt élt a barátjával, aki a temperamentumát gyakrabban mutatta ki az ambíciójánál.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Omdat het goedkoper was, woonde ze met haar vriend die zijn humeur sterker weergaf dan zijn ambitie.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Protože to bylo levnější, žila s přítelem, který dával najevo spíše svůj vztek než své schopnosti.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Z oszczędności mieszkała z chłopakiem, który częściej wykazywał się temperamentem niż ambicją.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Понеже било по-евтино, живеела с приятеля си, който ѝ показвал нрава си, повече от амбицията си.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Тому що це було дешевше, вона жила із хлопцем, який показував свій характер більше ніж амбіції.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.Чтобы сэкономить, она жила со своим парнем, у которого норова было больше, чем честолюбия.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.בגלל שזה היה זול יותר, היא גרה עם החבר שלה שהפגין את העצבנות שלו יותר מאת האמביציות שלו.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.لأنه كان أقل تكلفة، لقد كانت تعيش مع صديقها الحميم الذي كان غضبه أكبر من طموحه.
Çünkü bu daha ucuzdu, tutkusundan çok öfkesini gösteren erkek arkadaşıyla beraber yaşıyordu.将来の夢があるわけでもない 気性の荒い彼氏と同棲していました 彼女の20代も困難なものでしたが
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.Bởi vì hầu như những năng lượng tái tạo chúng ta có chính là khả năng và niềm đam mê của mình.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.För att den största förnybara energin vi har är vår egen potential, och våra egna passioner.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.왜냐하면 우리가 가진 가장 재생 가능한 에너지는 우리 스스로의 잠재력과 스스로의 열정이기 때문입니다.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.La plus grande énergie renouvelable que nous avons, c'est notre propre potentiel, notre propre passion.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.Mert a leginkább megújuló energia amink van azok a saját képességeink és a szenvedélyünk.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.Omdat de meest hernieuwbare energie die we hebben ons eigen potentieel is, onze eigen passie.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.Pentru că energia cea mai regenerabilă pe care o avem este potenţialul nostru, pasiunea noastră.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.Perché l'energia più rinnovabile che possediamo è il nostro potenziale, la nostra passione.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.Ponieważ najbardziej odnawialną energią jest nasz potencjał i pasja.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.Porque a energia mais renovável que temos é o nosso próprio potencial e a nossa própria paixão.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.Porque la energía más renovable que tenemos es nuestro propio potencial, nuestra propia pasión.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.Pretože najľahšie obnoviteľný zdroj energie, aký máme je náš vlastný potenciál a naša vlastná vášeň.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.Protože tou nejvíce obnovitelnou energií, kterou máme, je náš vlastní potenciál a naše vlastní vášeň.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.Защото най-подновяемата енергия, която имаме, е собственият ни потенциал и собствената ни страст.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.Потому что наиболее возобновляемая энергия, которая у нас есть - это наш потенциал и наша страсть.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.מפני שהאנרגיה החלופית שיש לנו היא הפוטנציאל שלנו, והתשוקה שלנו.
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.لان الطاقة المتجددة الاهم التي نملك هي قدراتنا و شغفنا
Çünkü sahip olduğumuz en yenilenebilir enerji kendi potansiyel ve tutkularımızdır.自らの可能性 自らの情熱だからです だから そこへ向かいましょう
Demek istediğim, bu ekranda çok fazla tutku var.Chcem tým povedať, že na obrazovke je tu množstvo nadšenia.
Demek istediğim, bu ekranda çok fazla tutku var.Chci říci, je tady hodně nadšení tady na té obrazovce.
Demek istediğim, bu ekranda çok fazla tutku var.E pasiune multă pe ecranul ăsta.