Ana içeriğe geç
Sözlük

tutku ile cümle

tutku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu tür şeyler etkili oldu (Tutku, özgüven, coşkunluk, özgünlük, çekicilik)考えを述べるにしても 重要なのは
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Am descoperit această pasiune nu departe de aici, de fapt, când aveam nouă ani.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Encontré esta pasión no muy lejos de aquí, de hecho, cuándo tenía nueve años.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Encontrei essa paixão perto daqui, quando tinha nove anos.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Ho scoperto questa passione non lontano da qui, ad essere sincera, quando avevo nove anni.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Ich entdeckte diese Leidenschaft, übrigens nicht weit von hier, als ich neun Jahre alt war.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Ik ontdekte die passie niet ver hiervandaan, toen ik negen was.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.J'ai découvert cette passion près d'ici, en fait, lorsque j'avais 9 ans.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.제 열정을 자각한 곳은 사실 이 곳에서 그리 멀지 않은 곳이에요.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Nem olyan régóta van meg ez a szenvedélyem, igazából kilenc éves korom óta.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Odkryłam w sobie tę pasję jako 9-latka, niedaleko stąd.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Tôi nhận thấy đam mê của mình chỉ vừa đây, chính xác là lúc tôi lên 9 tuổi.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Ανακάλυψα αυτό το πάθος όχι πολύ μακριά από εδώ, συγκεκριμένα όταν ήμουν 9 χρονών.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Открих тази страст недалеч оттук, всъщност, когато бях на 9 години.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Я обнаружила в себе это увлечение когда мне было 9 лет, не так далеко отсюда.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.למעשה, גיליתי את התשוקה הזו בגיל תשע, לא הרחק מכאן,
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.وجدت هذه الرغبه ليس بعيداً من هنا، في الواقع، عندما كنت في التاسعه من عمري.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.車で家族旅行をしていて 私たちはグランドキャニオンにいました
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Acest mijloc este aproape sigur pentru producerea constiintei, a emotiilor, a dragostei, a pasiunii, fricii.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Cette approche semble pouvoir à coup sûr produire la conscience, les émotions, l'amour, la passion, la peur.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Esta parece una ruta casi segura para producir la conciencia, las emociones, el amor, la pasión, el miedo.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Este caminho parece ser o mais certo para produzir consciência, emoções, amor, paixão, medo.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.이 방법은 거의 확실하게 의식이나, 감정, 사랑, 열정, 두려움을 만들어낼 것으로 보입니다
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Questo percorso sembra quasi sicuramente produrre coscienza, emozioni, amore, passione, paura.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Rute ini juga menciptakan naluri sadar dan emosi cinta, nafsu dan ketakutan
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Wydaje się, że ta droga prawie na pewno stworzy świadomość, emocje, miłość, pasję, strach.
Bu yol bilinci, duyguları, sevgiyi, tutkuyu ve korkuyu... elde etmek için neredeyse güvenli gözüküyor.Вероятно, что следуя этим путем, мы сможем воспроизвести совесть, эмоции, любовь, страсть, страх.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Alors que ce lieu représente le métier de quelqu'un, cet autre représente certainement sa passion.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Así que, mientras este espacio representa la profesión de alguien, éste definitivamente representa una pasión.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.A tak zatiaľčo tento priestor predstavuje niečiu profesiu, tento zjavne stelesňuje vášeň.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Deci, în timp ce acest spaţiu reprezintă profesia cuiva, acesta reprezintă în mod sigur o pasiune.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Dus, terwijl deze plek iemands werk verbeeldt, verbeeldt deze zeker een passie.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Enquanto este espaço representa a profissão de alguém, este representa uma paixão.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Jadi, satu ruangan bisa mencerminkan pekerjaan seseorang, lainnya mencerminkan hasrat seseorang.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Jeśli ta przestrzeń reprezentuje profesję, ta reprezentuje pasję.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.이런 공간이 누군가의 직업을 드러낸다면, 이 공간은 확실히 취미를 보여줍니다.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Kun tämä tila edustaa jonkun ammattia, tämä edustaa selvästikin intohimoa.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Medan detta utrymme påvisar någons yrke, representerar denna verkligen en passion.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Mentre questo spazio rappresenta una professione, quest'altro rappresenta una passione.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Míg ez a hely valaki hivatását képviseli, ez a másik mindenképpen egy szenvedélyt.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Takže zatímco tenhle prostor představuje něčí profesi, tak tenhle jistě představuje něčí vášeň.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Và, khi không gian riêng đại diện cho nghề nghiệp, chắc chắn nó đại diện cho đam mê.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Έτσι, ενώ ο χώρος αυτός αντιπροσωπεύει το επάγγελμα κάποιου, αυτός αντιπροσωπεύει σίγουρα ένα πάθος.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Така че, докато това пространство представя нечия професия, то това със сигурност - и една страст.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Так, в той час як цей куток представляє чиюсь професію, ось цей явно виражає пристрасть.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.Так, пока этот уголок представляет чью-то профессию, этот определенно выражает страсть.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.אז, בעוד אזור זה מציג את מקצועו של האדם, זה בהחלט מייצג תשוקה.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.بينما تمثل هذه الفسحة مهنة الشخص٬ هذه تمثل شغف الشخص لشيء.
Bu yüzden, bu alan birinin işini temsil ederken, burası kesinlikle bir tutkuyu temsil ediyor.こちらは間違いなく情熱を表しているでしょう 英国の帆船の内部を模して作られています
Bu yüzden, ilişkinizdeki en tutkulu kişi şu an gitmiştir bile.여러분과의 관계에 열의를 지닌 사람이 갑자기 사라지는 거죠
Bu yüzden, ilişkinizdeki en tutkulu kişi şu an gitmiştir bile.ومن ثم فإن الشخص المتحمس للعلاقة معك لم يعد هنا الآن.
Bu yüzden, ilişkinizdeki en tutkulu kişi şu an gitmiştir bile.パートナーとの間に確たる絆がなければ 何があるのでしょう?
Cesaret, kendiliđindenlik, ve tutku.Odvaha, spontánnost a vášeň.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.Egyértelműnek vesszük, hogy a kínai gyárak elnyomók, és a mi vágyunk az olcsó áruk után teszi őket azzá.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.중국의 공장환경이 열악하고 억압적이란걸 알면서도 우리는 그곳에서 생산되는 물건들을 어떻게든 싸게 사려고만 합니다.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.Все согласны с тем, что китайские фабрики жестоки и это наша жажда к дешёвым продуктам делает их таковыми.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.Зрозуміло, що китайські фабрики - гнітюче місце, але ж такими їх робить наше бажання купувати дешеві речі.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.זה מובן לנו מאליו שהמפעלים בסין מדכאים, ושהתשוקה שלנו לסחורה זולה היא שהופכת אותם לכאלה.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.اُتخذت كمسلمة به أن المصانع الصينية قمعية، وأنه من رغبتنا في السلع الرخيصة التي تجعل منهم ذلك.
Çindeki fabrikalar acımasız ve zalim ve şüphesiz ki bunun temel sebebi bizim ucuz mallara olan tutkumuz.低価格を求める我々の欲望が その原因であるというのが 常識になっています 発展国の欲と 中国人の生活苦を
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod