Ana içeriğe geç
Sözlük

tutku ile cümle

tutku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Buradaki insanlar dünyanın daha iyi bir yer olmasına çalışma ülküsüne tutkuyla sahiplerMọi người ở đây gắn bó nhiệt huyết để khiến thế giới thành một nơi tốt đẹp hơn.
Buradaki insanlar dünyanın daha iyi bir yer olmasına çalışma ülküsüne tutkuyla sahiplerOrang-orang di sini bersemangat terlibat dalam usaha dunia menjadi tempat yang lebih baik.
Buradaki insanlar dünyanın daha iyi bir yer olmasına çalışma ülküsüne tutkuyla sahiplerParticipanții de aici sunt angajați cu pasiune în încercarea de-a face lumea mai bună.
Buradaki insanlar dünyanın daha iyi bir yer olmasına çalışma ülküsüne tutkuyla sahiplerVšichni lidé tady se odhodlaně snaží zlepšovat svět.
Buradaki insanlar dünyanın daha iyi bir yer olmasına çalışma ülküsüne tutkuyla sahiplerΟι άνθρωποι εδώ ασχολούνται θερμά με την προσπάθεια να κάνουν τον κόσμο καλύτερο.
Buradaki insanlar dünyanın daha iyi bir yer olmasına çalışma ülküsüne tutkuyla sahiplerЗдесь люди неистово стремятся к тому, чтобы сделать мир лучше.
Buradaki insanlar dünyanın daha iyi bir yer olmasına çalışma ülküsüne tutkuyla sahiplerХората тук са силно ангажирани да направят света едно по-добро място.
Buradaki insanlar dünyanın daha iyi bir yer olmasına çalışma ülküsüne tutkuyla sahiplerהיא שהקבוצה הזאת היא מונעת בהתלהבות במרדף אחרי שינוי העולם לטובה. אנשים כאן מונעים בלהט
Buradaki insanlar dünyanın daha iyi bir yer olmasına çalışma ülküsüne tutkuyla sahiplerالناس هنا تتشارك بحماس في محاولة لجعل العالم مكان أفضل .
Buradaki insanlar dünyanın daha iyi bir yer olmasına çalışma ülküsüne tutkuyla sahipler活動しておられる 真理の追求にも熱心です
Burada MR. Clean diğer Procter and Gamble ürünlerine tutkuyla bakıyor, ve istatistikler her zamanВот г-н Клин смотрит с восхищением на все другие продукты Procter & Gamble.
Bu stüdyoyu kurmakla, harcadığın enerji ve tutku... ...senin tamamen emsalsiz olduğunu kanıtlıyor.Cet atelier que vous avez conçu avec tant d'efforts et de passion, il va faire naître une œuvre magnifique.
Bu stüdyoyu kurmakla, harcadığın enerji ve tutku... ...senin tamamen emsalsiz olduğunu kanıtlıyor.La energía y la pasión que tu has mostrado en construir este estudio, prueba que, verdaderamente, eres único.
Bu stüdyoyu kurmakla, harcadığın enerji ve tutku... ...senin tamamen emsalsiz olduğunu kanıtlıyor.L'energia e la passione che hai adoperato per costruire questo studio, dimostrano che sei davvero unico.
Bu stüdyoyu kurmakla, harcadığın enerji ve tutku... ...senin tamamen emsalsiz olduğunu kanıtlıyor.Ο δυναμισμόs και το πάθοs σου για να χτίσειs το στούντιο... αποδεικνύουν ότι είσαι πραγματικά μοναδικόs.
Bu stüdyoyu kurmakla, harcadığın enerji ve tutku... ...senin tamamen emsalsiz olduğunu kanıtlıyor.Энергия и страсть, с которой ты создал эту студию, доказывают, что ты абсолютно уникален.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Allt handlar om passion.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Az egész a szenvedélyről szól.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.C'est la passion qui l'emporte.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Det handler alt sammen om passion.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Het gaat om passie.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Jde o vášeň.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.단연 열정이 있어야 합니다.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Leidenschaft ist alles.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Phải có đam mê.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Si tratta solo di passione.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Todo tiene que ver con la pasión.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Totul se rezuma la pasiune.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Tudo depende da paixão.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Všetko je to o vášni.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Wszystko zależy od pasji.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Το πάθος έχει σημασία.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Все зависит от страсти.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Вся справа у пристрасті.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.Нужна е най-вече страст.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.הכל עניין של תשוקה.
Bu tamamen tutkuyla ilgili.الحب والشغف هو الأمر برمته
Bu tamamen tutkuyla ilgili.トリノの通りは大会スローガンを書いた-
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.A uvedomil som si, že to bolo preto, že muži, ktorých som stretol, mali všetci vášeň pre svoju vec.
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.E ho capito che alla base di ognuno c'erano uomini con una grande passione per quello che facevano.
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.És rájöttem, hogy a férfiak, akikkel találkoztam, mind nagyon szenvedélyesek az iránt, amit csináltak.
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.Ik besef dat dat is omdat de mannen die ik ontmoette allemaal erg gepassioneerd waren over wat ze deden
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.그리고 이러한 것은 제가 만난 남자들이 모두 자기의 공간에 매우 정열적이라는 것을 보았지요.
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.Percebi que era assim porque os tipos que eu conhecera eram apaixonados pelo que faziam.
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.Şi mi-am dat seama că asta e pentru că oamenii pe care i-am întâlnit erau toţi foarte pasionaţi de ce făceau.
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.Uvědomil jsem si, že to je proto, že muži, které jsem potkal, byli všichni nadšení do toho, co dělali.
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.Zrozumiałem, że tych mężczyzn przepełniała namiętność do tego, co robią.
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.Συνειδητοποίησα ότι αυτό είναι επειδή τα παιδιά που γνώρισα ήταν όλοι πολύ παθιασμένοι με αυτό που έκαναν.
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.И осъзнах, че това е, защото всички момчета, с които се срещнах, имаха силна страст към онова, което вършат.
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.И я осознал это, потому что ребята, которых я встретил очень болели за то, что делали.
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.І я усвідомив, що хлопці, яких я зустрів, віддавалися справі, яку робили.
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.והבנתי שזה בגלל שלכל האנשים שפגשתי היתה תשוקה גדולה למה שעשו.
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.وأدركت أن سبب هذا هو أن الرجال الذين التقيت بهم شديدي الشغف لما صنعوه
Bu tanıştığım adamların tutkuları için neler yaptıklarını fark ettim.自分達のしていることに情熱を持っているからでしょう 彼らは自分達の職業を愛しており
Bu teknolojinin bir çok uygulaması vardır. Ben bir profesörüm ve eğiteme tutkuluyum.Existuje mnoho použití této technologie, a jako profesor jsem nadšený výukou.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Ce n'est pas étonnant que les gens, partout, souffrent, et que les crimes passionnels soient si nombreux.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Con razón la gente sufre alrededor del mundo y tenemos tantos crímenes pasionales.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Geen wonder dat mensen op heel de wereld afzien en dat er zoveel passionele misdaden zijn.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Inte undra på människor lider runt om i världen och att vi har så många passionsbrott.
Bütün dünyada insanların acı çekmesine ve bu kadar çok tutku cinayetine şaşmamak gerek.Kein Wunder, dass Menschen weltweit leiden und dass so viele Verbrechen geschehen aus Leidenschaft.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod