Ana içeriğe geç
Sözlük

tutku ile cümle

tutku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Av benim tek tutkum.-- لقد وضعتم حالتنا تماما. -- ثم كنت صياد نفسك؟
Av benim tek tutkum.我々はキンドレッドスピリッツです。 それはマイワン情熱です。
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Acesta este, doamnă dragă, atunci când are de vânătoare a fost biciul pentru toate celelalte patimi.
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Berburu mulai membuatku bosan. Apakah itu suatu pemikiran yang mengerikan, Count?
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Ça l'est, ma chère Dame la chasse est l'aiguillon de toutes les autres passions
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Das war es, verehrte Dame, denn die Jagd war meine größte Leidenschaft.
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Ez, kedves hölgyem, ha a vadászat már a korbácsot minden más szenvedély.
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Het is, mijn lieve dame, bij de jacht is was de zweep voor alle andere passies.
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Jagt var begyndt at kede mig. Er det sådan en forfærdelig tanke, Count?
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Jakt började att tråka mig. Är det en sådan hemsk tanke, Räkna?
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.La caccia cominciava ad annoiarmi. È che un pensiero terribile, Conte?
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Lov bol začiatok ma nudiť. Je to taká hrozná myšlienka, Počítať?
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Metsästys alkoi pitkästyttää minua. Onko se niin kauhea ajatus, Count?
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Polowanie zaczyna mnie nudzić. Czy to takie straszne myśli, Liczyć?
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Săn bắn bắt đầu để mang tôi. Đó có phải là một ý nghĩ khủng khiếp, Đếm?
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.To ano, drahá slečno, když lov byl předtím bičem všech mých vášní..
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.To je, moja draga gospa, ko je lov je bič za vse druge strasti.
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Κυνήγι άρχιζε να μου έφερε. Είναι ότι μια τέτοια φοβερή σκέψη, Count;
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Охота была начала утомлять меня. Разве что такие страшные мысли, Граф?
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Полювання було початку втомлювати мене. Хіба що такі страшні думки, Граф?
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.Това е, мила моя дама, когато е на лов е камшик за всички други страсти.
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.وكان الصيد بداية لتحمل لي. غير أن مثل هذا الفكر رهيب ، العد؟
Avcılık, diğer tüm tutkularınızı kamçılıyorsa, öyledir hanımefendi.そのような恐ろしい考えが、です。 カウント? 狩猟があるときにそれは、、私の愛する女性です 他のすべての情熱のための鞭であった。
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Bagi saya, menulis merupakan cinta terbesar dan paling mengagumkan.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.C'est aussi mon grand amour et ma fascination.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Det är också min passion och mitt stora intresse.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Det er også min livslange kærlighed og fascination
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Đó là tình yêu và sự đam mê của cả cuộc đời tôi
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.E' anche l'amore ed il fascino della mia vita.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Es ist auch meine große, lebenslange Liebe und Faszination.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Es también el gran amor y pasión de mi vida.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Este totodata marea mea dragoste si fascinatie de o viata.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.É também o amor e o fascínio de toda a minha vida.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Ez élethosszig tartó szerelem és bűvölet is egyben.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Je to aj moja celoživotná láska a fascinácia.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Je to také moje celoživotní láska a fascinace.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.책을 쓰는 것이 제 생애에 걸친 열정과 호기심의 대상이니까요.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Se on myös suuri elämänmittainen rakkauteni ja innostukseni.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.To moja wielka życiowa miłość i fascynacja.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu. Ve bunun değişeceğini hiç sanmıyorum.Mijn hele leven lang ben ik al bezeten van schrijven en ik denk niet dat dat ooit zal veranderen.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Είναι η μεγάλη αγάπη και προσήλωση της ζωής μου.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.То е също така голямата ми любов за цял живот и моята магия.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Я безмежно люблю та захоплююсь цією справою усе своє життя.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.Я бесконечно люблю свое дело.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.היא גם אהבת חיי ומושא תשוקתי.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.بل إنها الحب العظيم طوال الحياة والإفتتان.
Aynı zamanda hayatımın aşkı ve tutkusu.今後もそれは 変わりません
Ayný zamanda kütüphane ve öđrenme tutkusunu da bir kenara býrakmamýţtý.Ma la sua passione per la conoscenza e le biblioteche non passò in secondo piano.
Ayný zamanda kütüphane ve öđrenme tutkusunu da bir kenara býrakmamýţtý.Men hans lidenskab for viden og biblioteker kom ikke til at spille anden violin.
Ayný zamanda kütüphane ve öđrenme tutkusunu da bir kenara býrakmamýţtý.Pero su pasión por el conocimiento y las bibliotecas no quedó en el asiento de atrás.
Ayný zamanda kütüphane ve öđrenme tutkusunu da bir kenara býrakmamýţtý.Sa passion pour les bibliothèques et le savoir ne passe pas au second plan.
Ayný zamanda kütüphane ve öđrenme tutkusunu da bir kenara býrakmamýţtý.Tato vášeň pro vědění a knihovny nepolevila.
Ayný zamanda kütüphane ve öđrenme tutkusunu da bir kenara býrakmamýţtý.Αλλά το πάθος του για τη γνώση και τις βιβλιοθήκες δεν είχε κορεστεί.
Ayný zamanda kütüphane ve öđrenme tutkusunu da bir kenara býrakmamýţtý.Но его страсть к знаниям и библиотек не стушевались.
Ayný zamanda kütüphane ve öđrenme tutkusunu da bir kenara býrakmamýţtý.Но неговата страст към знанието и библиотеките не изостана.
Ayný zamanda kütüphane ve öđrenme tutkusunu da bir kenara býrakmamýţtý.ولكن شغفه بالمعرفة والمكتبات لم يتراجع أو يقل بدأ آرون في إلقاء نظرة فاحصة أكثر
Ayný zamanda kütüphane ve öđrenme tutkusunu da bir kenara býrakmamýţtý.アーロンは学会誌論文を出版する機関を詳しく調べ始めた。
Ben bir profesörüm ve eğiteme tutkuluyum.Ich bin ein Professor und wir haben eine Leidenschaft für die Ausbildung.
Ben bir profesörüm ve eğiteme tutkuluyum.Ik ben professor. Mijn passie is onderwijs.
Ben bir profesörüm ve eğiteme tutkuluyum.Ja som profesor a našou vášňou je vzdelávanie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod