Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Mais les voitures sont vraiement plus qu'une passion pour moi; je les ai littéralement dans le sang.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Mas os carros são, para mim, mais do que uma paixão. Estão-me literalmente no sangue.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Mobil tidak hanya merupakan gairah saya; tapi sungguh-sungguh mengalir dalam darah saya.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Nhưng ôtô còn hơn là niềm đam mê của tôi; chúng dường như trong máu tôi.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Pero los autos son más que una pasión para mí; están casi literalmente en mi sangre.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Αλλά τα αυτοκίνητα είναι κάτι περισσότερο από πάθος για μένα, είναι σχεδόν κυριολεκτικά στο αίμα μου.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Но колите са нещо повече от страст за мене; те съвсем буквално са в кръвта ми.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Только в самом деле автомобили больше, чем просто моя страсть; они буквально у меня в крови.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.אבל מכוניות הן באמת יותר מתאווה שלי; הן בפועל בדם שלי.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.لكن السيارات كانت تمثل لي شيئ يفوق العشق, حرفيا هو شيئ يجري في دمي
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.文字通り私の遺伝子を形づくるものなのです 私の曾祖父はヘンリー・フォードであり
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı. Çünkü daha tatmin edici işler yapmak istiyordum.Ik weigerde, omdat mijn passie hier is en ik voldoening belangrijk vind.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı. Çünkü daha tatmin edici işler yapmak istiyordum.Nhưng tôi đã bỏ đi, bởi vì đam mê của tôi ở đây, và bởi tôi muốn thỏa mãn đam mê.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı. Çünkü daha tatmin edici işler yapmak istiyordum.Но я оставила это, потому что моя страсть звала сюда, потому что мне хотелось получать от работы удовольствие.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Doch ich habe den Job aufgegeben, weil meine Leidenschaft hier liegt.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Însă am renunţat la asta pentru că pasiunea mea e aici.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.하지만 제 열정이 여기에 있기에 저는 다시 돌아왔습니다.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Mais j'ai refusé cet emploi car ma passion est là.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Ma l'ho lasciato, perché la mia passione era qui.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Pero lo dejé porque mi pasión estaba aquí.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Zrezygnowałam, bo moje serce jest tutaj.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.Но обърнах гръб на това, защото моята страст е тук.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.אבל עזבתי את זה כי התשוקה שלי היתה כאן.
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.ولكنني تركت الوظيفة ، لأن هواى وعواطفي كانت هنا .
Ama istifa ettim çünkü tutkum burasıydı, Afrikaydı.私が必要とされている場所で
Ama kendisinin doğa tutkusu oldukça gelişmişti.그러나 또한 환경에 대해 대단히 강한 열정을 보이는 여성 정치가에 의해 시험대상이 되었었다고 하는 것겁니다.
Ama kendisinin doğa tutkusu oldukça gelişmişti.שגם היה לה תשוקה מדהימה לכל הקשור בסביבה.
Ama kendisinin doğa tutkusu oldukça gelişmişti.وفي نفس الوقت لديها شغف رائع حول البيئة
Ama kendisinin doğa tutkusu oldukça gelişmişti.これがProject Tigerが始まった時代です
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Aber Rosey Grier hatte auch eine andere Leidenschaft.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Ale Rosey Grier mal aj inú vášeň.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Ale Rosey Grier měl ještě jednu vášeň.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Dar Rosey Grier avea și o altă pasiune.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.De Rosey-nak szintén volt egy másik szenvedélye.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.하지만 로지 그리어는 또 다른 열정을 지니고 있었습니다.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Maar Rosey Grier had ook een andere passie.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Mais Rosey Grier avait aussi une autre passion.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Ma Rosey Grier aveva anche un'altra passione.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Mas o Rosey Grier também tinha uma outra paixão.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Men Rosey Grier hade också en annan passion.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Nhưng Rosey Grier còn có đam mê khác.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Pero Rosey Grier también tenía otra pasión.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Rosey Grier miał też inną pasję. Rosey Grier miał też inną pasję.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Tapi Rosey Grier juga mempunyai ketertarikan lain.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Αλλά ο Ρόζι Γκρίερ είχε και ένα άλλο πάθος.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Но Роси Гриър също имал и друга страст.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.Но у Роузи Грайера также была другая страсть.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.אבל לרוזי גריאר היתה גם תשוקה נוספת.
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.ولكن روزي جارير .. كان لديه شغف آخر ..
Ama Rosey Grier'in başka bir tutkusu daha vardı.もう1つの趣味がありました 偽りのない心の奥底で
Amatör ama tutkulu insanlara.Amatori, oameni cu pasiune.
Amatör ama tutkulu insanlara.Amatőrökkel, akik szenvedéllyel rendelkeztek.
Amatör ama tutkulu insanlara.Bukan profesional, orang-orang dengan hasrat.
Amatör ama tutkulu insanlara.Des amateurs, des passionnés.
Amatör ama tutkulu insanlara.Gente non professionista, che aveva a cuore la questione.
Amatör ama tutkulu insanlara.Gente sin profesión, gente con pasión.
Amatör ama tutkulu insanlara.Ickeprofessionella, människor med glöd.
Amatör ama tutkulu insanlara.비전문가들, 열정이 있는 사람들이었죠.
Amatör ama tutkulu insanlara.Não eram profissionais, eram pessoas com paixão.
Amatör ama tutkulu insanlara.Neprofesionálové. Lidé s nadšením.