Ana içeriğe geç
Sözlük

tutku ile cümle

tutku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Ve svých osmnácti jsem už měl pro knihy hlubokou vášeň.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Zu der Zeit als ich 18 war, hatte ich eine tiefe Leidenschaft für Bücher.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.Στα 18 μου χρόνια, είχα ήδη πάθος για τα βιβλία.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.К 18 годам моя страсть к книгам была огромной.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.По времето, когато бях на 18 години, имах дълбока страст към книгите.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.כשהגעתי לגיל 18, היתה לי אהבה עמוקה לספרים.
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.حينما كنت في 18، كان لديّ شغف شديد بالكتب
18 yaşıma geldiğimde kitaplara derin bir tutku duyuyordum.情熱ということではありませんでした
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?""Après 4 ans d'un amour passionné, enfin le mariage " ?!
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?""Dopo quattro anni di amore appassionato, finalmente il fidanzamento"?!
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?""Dupa 4 ani de iubire pasionala, in sfarsit logodna"?
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?""Efter 4års passionerad kärlek, äntligen förlovning"?!
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?"<i>これオ・ハニってどんな子?
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?"Na 4 hartstochtelijke jaren van liefde, eindelijk verloofd.
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?""Nach 4 Jahren brennender Liebe endlich die Verlobung"?!
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?""Po 4 latach gorącej miłości, wreszcie zaręczeni"?!
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?""Po štirih letih strastne ljubezni končno zaroka"?!
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?""Sau 4 năm tình yêu sâu sắc, cuối cùng đã đính hôn"?!
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?""Setelah bercinta selama empat tahun, akhirnya bertunangan"?!
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?""Μετά από 4 χρόνια παθιασμένου έρωτα, επιτέλους ο αρραβώνας"!
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?""После 4 лет пылкой любви, наконец-то, обручены."
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?"!?"אחרי 4 שנים של אהבה לוהטת, סוף סוף האירוסין"
"4 yıllık tutkulu bir aşktan sonra, sonunda nişan mı?"بعد حب عاطفي لمده اربع سنين...وأخيراً أرتبطوا" !!؟"
Acı çekmenin, tutkunun kaçınılmaz bir parçası olduğunu ve risk alması... ...gerektiğini kabullenmişti.لقد تقبلت المعاناة عن مضض كخصم محتوم للحب العميق و كانت مستعدة لوضع مشاعرها بخطر
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikAfricani, perché lo faranno con passione, spero, e tanto, tantissimo di quest'ultimo punto, sacrificio.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlik아프리카인들도 중요합니다. 그들은 열정을 가지고 일할 것이기 때문입니다. 그리고 수많은 사람들의 작은 바로 이것, 희생이 필요합니다.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikLa gente africana, porque lo harán con pasión, espero, y mucho, mucho de ese pedacito ahí abajo, sacrificio.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikMam nadzieję, że Afrykańczycy podejdą do tego z pasją. I wiele tego na dole, poświęcenia.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikTôi hi vọng họ sẽ làm như vậy cùng với lòng nhiệt huyết, và sự hi sinh.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikАфриканците, защото те ще го правят със страст, надявам се, много и много от онова малко нещо, саможертва.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikالأفارقة، لأنهم يفعلونها بكل شغف، كما أرجو، والكثير والكثير من تلك، التضحية.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikいくらか犠牲も必要でしょうね 皆さん力を貸して下さい
Ağabeyime ve bana öğrettiği değerleri, tutkuyu, doğruluğu, kendine güveni, azmi, onlara da aşılıyor.Dinge wie Mitgefühl und Integrität, Vertrauen und Beharrlichkeit.
Ağabeyime ve bana öğrettiği değerleri, tutkuyu, doğruluğu, kendine güveni, azmi, onlara da aşılıyor.영향력있는 존재로서 저희 남매에게 가르쳐 주신 것과 똑같이 타인에 대한 연민,성실,자신감 그리고
Ağabeyime ve bana öğrettiği değerleri, tutkuyu, doğruluğu, kendine güveni, azmi, onlara da aşılıyor.Sellaisia arvoja kuin myötätunto, oikeudenmukaisuus, varmuus ja sinnikkyys.
Ağabeyime ve bana öğrettiği değerleri, tutkuyu, doğruluğu, kendine güveni, azmi, onlara da aşılıyor.והיא מחדירה בהן את אותם ערכים שלימדה אותי ואת אחי: דברים כמו חמלה, יושרה,
Ağabeyime ve bana öğrettiği değerleri, tutkuyu, doğruluğu, kendine güveni, azmi, onlara da aşılıyor.وتغرس فيهن نفس القيم التي علمتني إياها وأخي: أشياء مثل التراحم، والنزاهة،
Ağabeyime ve bana öğrettiği değerleri, tutkuyu, doğruluğu, kendine güveni, azmi, onlara da aşılıyor.同じ価値観を教え込んでくれています- 思いやりだとか 誠実さ 自信 忍耐といったものを...
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.Ich habe immer eine Leidenschaft für alternative Fahrzeuge gehabt.
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.Ik had altijd al een passie voor alternatieve voertuigen.
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.Întotdeauna am avut o pasiune pentru vehiculele alternative.
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.Jag har alltid haft en passion för alternativa fordon.
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.J'ai toujours été passionné par les véhicules "alternatifs".
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.Jeg har altid haft en lidenskab for alternative køretøjer.
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.Mindig szenvedélyem volt az alternatív jármű.
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.Siempre tuve pasión por vehículos alternativos.
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.Tôi luôn đam mê các phương tiện thay thế.
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.Vždy jsem vášnivě zbožňoval alternativní dopravní prostředky.
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.Vždy som vášnivo zbožňoval alternatívne dopravné prostriedky.
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.Zawsze fascynowały mnie pojazdy alternatywne.
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.Πάντα είχα πάθος για τα εναλλακτικά μέσα μεταφοράς.
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.У мене завжди був потяг до альтернативних траспортних засобів.
Alternatif araçlara karşı her zaman bir tutkum vardı.У меня всегда была страсть к альтернативным перевозочным средствам.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Ale samochody to coś więcej niż tylko moja pasja; mam je niemal dosłownie we krwi.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Autos sind aber mehr als eine Leidenschaft für mich; sie sind regelrecht in meinem Blut.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Dar maşinile sunt mai mult decât o pasiune pentru mine, sunt, la propriu, în sângele meu.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.De az autók többet jelentenek nekem, mint puszta szenvedélyt, szó szerint a véremben van az autó, mint olyan.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Ik houd niet alleen van auto's, ik heb een passie voor ze, het zit vrij letterlijk in mijn bloed.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.그러나 차는 저에겐 열정 이상의 것입니다. 말그대로 자동차는 제 피 속에 흐르고 있습니다.
Ama arabalar benim için tutkudan daha büyüktü; tam anlamıyla damarlarımdaydı.Le automobili sono per me più di una passione; ce le ho proprio nel sangue.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod