Ana içeriğe geç
Sözlük

tutarak ile cümle

tutarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
bu kötülüğü yapan erkeği ya da kadını kentinizin kapısına çıkarın ve taşa tutarak öldürün.你 就 要 將行 這惡 事 的 男人 、 或 女人 、 拉到 城門 外 、 用石 頭將 他 打死
Bunu hatırımızda tutarak sorumuza geri dönelim.이걸 기억하고 문제를 풀어봅시다.
Bunu hatırımızda tutarak sorumuza geri dönelim.Nyní tohle omezení, x plus 2 je menší než 0. Když odečteme 2 od obou stran, dostaneme x je menší než mínus 2.
Bunu hatırımızda tutarak sorumuza geri dönelim.Quindi ricordiamocelo e facciamo questo problema.
Bunu hatırımızda tutarak sorumuza geri dönelim.だから、この問題の答えは 2 つの状況が考えられます。
Burada hedef ise fiyarları aşağıda tutarak insanların satın alımlarını sağlamak ve stoklarda hareketi sağlamakNaloga vlade je, da pazi in skrbi za nas. To je njihova naloga. Potem - tu so še korporacije.
Bu sebeple, bu konferansları online erişime açık tutarak, böyle bir şey yaptığınız için mutluyum.Aşa, sunt foarte fericită că voi faceţi, ştiţi, chestia asta, să faceţi posibile prezentările online.
Bu sebeple, bu konferansları online erişime açık tutarak, böyle bir şey yaptığınız için mutluyum.Je suis super contente que, vous savez, vous faîtes ce genre de choses, mettre les présentations en ligne.
Bu sebeple, bu konferansları online erişime açık tutarak, böyle bir şey yaptığınız için mutluyum.여러분의 하시는 일을 보니 또 연설이 온라인에서 제공되어 기뻐요.
Bu sebeple, bu konferansları online erişime açık tutarak, böyle bir şey yaptığınız için mutluyum.No więc jestem szczęśliwa, że robicie coś takiego, że udostępniacie przemówienia online.
Bu sebeple, bu konferansları online erişime açık tutarak, böyle bir şey yaptığınız için mutluyum.Quindi sono contenta che stiate facendo questo, mettendo a diposizione i discorsi online.
Bu sebeple, bu konferansları online erişime açık tutarak, böyle bir şey yaptığınız için mutluyum.Szóval nagyon örülök, hogy csinálják ezt a dolgot, hogy fölteszik a beszédeket a netre.
Bu sebeple, bu konferansları online erişime açık tutarak, böyle bir şey yaptığınız için mutluyum.Затова много се радвам, че вие, нали знаете, правите това нещо с лекциите онлайн.
Bu sebeple, bu konferansları online erişime açık tutarak, böyle bir şey yaptığınız için mutluyum.Так что я очень рада, что вы, ну понимаете, делаете такие вещи, выкладывая выступления в интернет.
Bu sebeple, bu konferansları online erişime açık tutarak, böyle bir şey yaptığınız için mutluyum.אז, אני מאוד שמחה שאתם עושים דבר כזה, הופכים את ההרצאות לזמינות ברשת.
Bu sebeple, bu konferansları online erişime açık tutarak, böyle bir şey yaptığınız için mutluyum.وأنا سعيده لأننا كذلك، تعلمون، نفعل هذا الشئ. نجعل المحادثات متاحه علي الإنترنت
Bu sebeple, bu konferansları online erişime açık tutarak, böyle bir şey yaptığınız için mutluyum.このトークをオンラインでシェアできるなんて 本当に良い事です、大好きです
Bu yüzden sadece yeterli sermaye tutarak her türlü borcu ek faizsiz ödeyebiliriz.確率的に借金がデフォルトしても、そうしていれば、 それを支払う事が出来ます。 しかし、あなたは全ての借金がデフォルトした場合、 支払う十分なお金を、
Çin senelerdir hile yapıyor. İlki, kurunun değerini düşük tutarak.China\'92s wurden im Laufe der Jahre betrug.
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.A apucat -o de mînă, şi i -a zis: ,,Talita cumi``, care, tîlmăcit, însemnează: ,,Fetiţo, scoală-te, îţi zic!``
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.A uchopiac ruku dieťaťa povedal mu: Talitha kúmi! čo je preložené toľko jako: Dievčatko, tebe hovorím, vstaň!
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.A ująwszy za rękę onę dzieweczkę, rzekł do niej: Talita kumi! co się wykłada: Dzieweczko (tobie mówię) wstań!
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.A vzav ruku děvečky, řekl jí: Talitha kumi, jenž se vykládá: Děvečko, (toběť pravím,) vstaň.
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.E, tomando a mão da menina, disse-lhe: Talita cumi, que, traduzido, é: Menina, a ti te digo, levanta-te.
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.Il la saisit par la main, et lui dit: Talitha koumi, ce qui signifie: Jeune fille, lève-toi, je te le dis.
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.In prijemši deklico za roko, ji veli: Talita kumi, to se pravi: Deklica, pravim ti, vstani!
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.그 아이의 손을 잡고 가라사대 달리다굼 하시니 번역하면 곧 소녀야 내가 네게 말하노니 일어나라 하심이라
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.Ngài nắm tay nó mà phán rằng: Ta-li-tha Cu-mi; nghĩa là: Hỡi con gái nhỏ, ta truyền cho mầy, hãy chờ dậy.
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.Og han tar barnet ved hånden og sier til henne: Talita kumi; det er utlagt: Pike! jeg sier dig: Stå op!
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.Presa la mano della bambina, le disse: «Talità kum», che significa: «Fanciulla, io ti dico, alzati!»
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.Tomó la mano de la niña y le dijo: --Talita, cumi--que traducido es: Niña, a ti te digo, levántate--
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.И, взяв девицу за руку, говорит ей: „талифа куми", что значит: девица, тебе говорю, встань.
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.И като хвана детето за ръка, каза му: Талита куми; което значи: Момиче, тебе казвам: Стани.
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.Ї, взявши дівча за руку, рече їй: Талита куми, що єсть перекладом: Дівчинко, тобі глаголю: встань.
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.ויאחז ביד הנערה ויאמר אליה טליתא קומי אשר פרושו הילדה אני אמר לך קומי נא׃
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.وامسك بيد الصبية وقال لها طليثا قومي. الذي تفسيره يا صبية لك اقول قومي.
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.就 拉 著 孩 子 的 手 、 對 他 說 、 大 利 大 吉 米 . 繙 出 來 、 就 是 說 、 閏 女 、 我 吩 咐 你 起 來
Çocuğun elini tutarak ona, ‹‹Talita kumi!›› dedi. Bu söz, ‹‹Kızım, sana söylüyorum, kalk›› demektir.就 拉 著 孩子 的 手 、 對 他 說 、 大 利 大吉米 . 繙出來 、 就 是 說 、 閏女 、 我 吩咐 你 起來
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.A to tak, že použila obrovské zrkadlá -- (Potlesk) A tu berie zrkadlá a umiestňuje ich do zeme.
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.És hatalmas tükrökkel -- (Taps) Hatalmas tükröket ás be a földbe.
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.E utilizzando specchi giganti - (Applausi) Qui sta prendendo gli specchi e li sistema nel terreno.
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.I dzięki wielkim lustrom -- (Oklaski) Użyła do tego wielkich luster, które wcisnęła w ziemię.
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.그리고 큰 거울을 가지고, -- (박수) 그래서 그녀는 큰 거울을 갖고 와서
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.Mit der Hilfe von riesigen Spiegeln -- (Applaus) Und sie nimmt riesige Spiegel und steckt sie in die Erde.
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.Şi folosind oglinzi uriaşe -- (Aplauze) Şi aici ia acele oglinzi uriaşe şi le pune în pământ.
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.Tím, že vzala obrovská zrcadla -- (Potlesk) Vzala obrovská zrcadla a zandala je do země.
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.Y al utilizar espejos gigantes... (Aplausos) Aquí ella utiliza espejos gigantes y los entierra.
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.Ze nam grote spiegels - (Applaus) Hier trekt ze de grote spiegels in het vuil.
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.И взимайки огромни огледала... (Аплодисменти) И тук тя взима големи огледала и ги поставя в пръстта.
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.Она использовала гигантские зеркала... (Аплодисменты) Она использовала гигантские зеркала, вкопав их в землю.
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.ועל ידי לקיחת מראות ענקיות -- (מחיאות כפיים) וכאן היא לוקחת מראות ענקיות
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.وباستخدام المرايات الضخمة (تصفيق) هنا استخدمت المرايات الضخمة
Dev aynalar tutarak --- (Alkışlar) ...burada dev aynalar tutuyor ve... ...kirleri onların içine çekiyor.(拍手) そしてここでは巨大な鏡を 土にはめ込んでいます
Dikkatle kilitleme fındık seviyelendirme vidaları sabit tutarak sıkın.Cẩn thận thắt chặt các hạt khóa trong khi vẫn giữ các vít leveling văn phòng phẩm
Dikkatle kilitleme fındık seviyelendirme vidaları sabit tutarak sıkın.Con attenzione stringere i dadi di bloccaggio mentre tenendo fermo le viti di livellamento
Dikkatle kilitleme fındık seviyelendirme vidaları sabit tutarak sıkın.Con cuidado apriete las tuercas de bloqueo manteniendo los tornillos niveladores fijos
Dikkatle kilitleme fındık seviyelendirme vidaları sabit tutarak sıkın.Cuidadosamente aperte as porcas de travamento, segurando os parafusos de nivelamento estacionária
Dikkatle kilitleme fındık seviyelendirme vidaları sabit tutarak sıkın.Draai de vergrendeling noten voorzichtig vast terwijl de herverdeling schroeven stationaire
Dikkatle kilitleme fındık seviyelendirme vidaları sabit tutarak sıkın.Kiristä huolellisesti lukitus pähkinät pitäen vaaitus ruuvit paikallaan
Dikkatle kilitleme fındık seviyelendirme vidaları sabit tutarak sıkın.신중 하 게 평준화 나사에 고정 된 채 잠금 너트를 조입니다
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod