Ana içeriğe geç
Sözlük

tutar ile cümle

tutar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.Ngài làm cho chơn tôi lẹ như chơn con nai cái , Và để tôi đứng trên các nơi cao của tôi .
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.Ngài làm cho chơn tôi lẹ như chơn con nai cái, Và để tôi đứng trên các nơi cao của tôi.
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.Ngài làm cho chơn tôi lẹ như chơn nai cái , Và để tôi đứng trên các nơi cao của tôi .
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.Ngài làm cho chơn tôi lẹ như chơn nai cái, Và để tôi đứng trên các nơi cao của tôi.
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.On jest Bogiem, który mię opasuje mocą, a czyni prostą drogę moję.
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.Robí jeho nohy podobnými nohám jelenice, a postavuje ma na mojich výšinách.
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.Równa nogi moje z jeleniemi, na wysokich miejscach moich stawia mię.
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.se Jumala, joka minut voimalla vyöttää ja tekee minun tieni nuhteettomaksi,
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.Silný Bôh je to, kto ma opasuje silou a dáva, aby moja cesta bola bezúhonná;
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.Stori noge moje enake jelenjim in me stavi na višine moje.
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.tekee hänen jalkansa nopeiksi niinkuin peurat ja asettaa minut kukkuloilleni,
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.Ten Bůh silný přepasuje mne udatností, a činí dokonalou cestu mou.
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.Καμνει τους ποδας μου ως των ελαφων και με στηνει επι τους υψηλους τοπους μου.
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.делает ноги мои, как оленьи, и на высотах поставляет меня;
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.Прави нозете ми като нозете на елените. И поставя ме на високите ми места;
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.Той прави нозете ми като нозете на елените, И ме поставя на високите ми места.
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.משוה רגליו כאילות ועל במותי יעמדני׃
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.משוה רגלי כאילות ועל במתי יעמידני׃
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.الذي يجعل رجليّ كالإيل وعلى مرتفعاتي يقيمني‎.
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.الذي يجعل رجلي كالايل وعلى مرتفعاتي يقيمني
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.他 使 我 的 腳 、 快 如 母 鹿 的 蹄 、 又 使 我 在 高 處 安 穩
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.他 使 我 的 腳 快 如 母 鹿 的 蹄 、 又 使 我 在 高 處 安 穩
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.他 使 我的腳 、 快 如 母鹿 的蹄 、 又 使 我 在 高處 安穩
Ayaklar verdi bana, geyiklerinki gibi, Doruklarda tutar beni.他 使 我的腳快 如 母鹿 的蹄 、 又 使 我 在 高處 安穩
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.Egyszerre is tudom midezt csinálni, ehhez itt ezt tartom, és megfogok egy másikat, és kinyújtom így.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.Ik kan dit tegelijk doen: ik hou dit naar beneden en trek aan een andere, waardoor ik dit oprek.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.Je peux le faire en même temps, où je tiens ceci en bas, et je saisis l'autre côté, en l'étirant ainsi.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.이것을 동시에 해볼 수도 있습니다. 이렇게 화면을 붙들고 다른 하나를 밖으로 옮겨놓고 이렇게 늘려볼 수 있습니다.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.Man kann dies gleichzeitig tun, eines festhalten ein anderes so vergrößern.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.Mogę to robić równolegle, gdy trzymam drugą rękę tu, i porwać inne, rozciągnąć to jak to.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.Mohu to udělat i současně, když tohle přidržuji a chytnu další, takto to roztáhnu.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.Posso farlo mentre tengo fermo questo e prendendo quest'altro, contemporaneamente, deformarlo così.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.Posso fazê-lo em simultâneo, enquanto seguro aqui e posso agarrar outra e esticá-la assim.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.Pot s-o fac simultan în timp ce țin asta jos și să apuc alta, mărind-o așa.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.Puedo hacerlo simultáneamente, lo sostengo y agarro otro, estirándolo de esta manera.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.Мога да го направя едновременно, докато държа това надолу, и сграбчвам друго, разтягайки го по този начин.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.Могу работать одновременно с несколькими холстами: держу этот, беру другой и растягиваю вот так.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.Я можу робити це одночасно, тримаючи це знизу, і зачепити за інше, розтягнувши ось тут.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.אני יכול לעשות את זה במקביל, כשאני מחזיק את זה במקום, ותופס אחר, מותח את זה ככה.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.ويمكنني أن أفعل ذلك وفي نفس الوقت أسحب هذا إلى الأسفل وأسحب واحد آخر ، وأمدده على هذا النحو.
Aynı anda yapabilirim, bunu bu şekilde tutarken, bir resmi seçip, onu bu şekilde büyütebilirim.別なところを掴み こう引き延ばせます ここでもインタフェースが消失しています
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.A byli pasterze w onej krainie w polu nocujący i straż nocną trzymający nad stadem swojem.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.A pastýři byli v krajině té, ponocujíce a stráž noční držíce nad svým stádem.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.C'erano in quella regione alcuni pastori che vegliavano di notte facendo la guardia al loro gregge
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Había pastores en aquella región, que velaban y guardaban las vigilias de la noche sobre su rebaño
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.In pastirji so čuli v tistem kraju pod milim nebom in so stražili po noči svojo čredo.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.I samma nejd voro då några herdar ute på marken och höllo vakt om natten över sin hjord.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Ja sillä seudulla oli paimenia kedolla vartioimassa yöllä laumaansa.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.그 지경에 목자들이 밖에서 밤에 자기 양떼를 지키더니
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Og der var Hyrder i den samme Egn, som lå ude på Marken og holdt Nattevagt over deres Hjord.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Og det var nogen hyrder der på stedet, som var ute på marken og holdt nattevakt over sin hjord.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Pada malam itu ada gembala-gembala yang sedang menjaga domba-dombanya di padang rumput di daerah itu
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Und es waren Hirten in derselben Gegend auf dem Felde bei den Hürden, die hüteten des Nachts ihre Herde.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Vả , cũng trong miền đó , có mấy kẻ chăn_chiên trú ngoài đồng , thức đêm canh_giữ bầy chiên .
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Vả, cũng trong miền đó, có mấy kẻ chăn chiên trú ngoài đồng, thức đêm canh giữ bầy chiên.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.В той стране были на поле пастухи, которые содержали ночную стражу у стада своего.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.И роди първородния си Син, пови Го, и положи Го в ясли, защото нямаше място за тях в страноприемницата.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.І були пастухи в сторонї тій, що ночлїгували та стерегли сторожею в ночі отари своєї.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.ורעים היו בארץ ההיא לנים בשדה ושמרים את משמרות הלילה בעדרם׃
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.وكان في تلك الكورة رعاة متبدين يحرسون حراسات الليل على رعيتهم.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tutar ile cümle - Sayfa 40 - tutar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App