Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Su cuerpo le da sólo dolores, y su alma hace duelo por él
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Thịt người chỉ đau đớn vì một mình người, Và linh hồn người chỉ buồn rầu vì chính mình người mà thôi.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Thịt người chỉ đau_đớn vì một_mình người , Và linh_hồn người chỉ buồn_rầu vì chính mình người mà thôi .
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Toliko tělo jeho, dokudž živ jest, bolestí okouší, a duše jeho v něm kvílí.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Tylko ciało jego, póki żyw, boleje, a dusza jego w nim kwili.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Voor hem is er alleen pijn en verdriet."
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Μονον η σαρξ αυτου επ' αυτου θελει πονει, και η ψυχη αυτου εν αυτω θελει πενθει.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››Знае само, че снагата му е за него в болки, И душата му е за него в жалеене.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››но плоть его на нем болит, и душа его в нем страдает.
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››אך בשרו עליו יכאב ונפשו עליו תאבל׃
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››انما على ذاته يتوجع لحمه وعلى ذاتها تنوح نفسه
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››但 知 身 上 疼 痛 、 心 中 悲 哀
Ancak kendi canının acısını duyar, Yalnız kendisi için yas tutar.››但 知 身上 疼痛 、 心中 悲哀
- a'nın üzerinden, b'ye dik bir ışık tutarsak점 a에서 백터 b에 수직으로 내려진 수선의 발까지의 길이가 됩니다 만일 점 a에서 벡터 b에
- a'nın üzerinden, b'ye dik bir ışık tutarsakההיטל של a על b. כאילו שהארתם עם אור מאונך ל- b - אם
- Asansör kapılarını ben tutarım.Cuidarei das portas do elevador.
- Asansör kapılarını ben tutarım. - Hiç vazgeçmez misin sen? - Hayatını kurtarmaya çalışıyorum.Kto teraz jest frajerem?
- Asansör kapılarını ben tutarım.Ще наблюдавам вратите на асансьора.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.De längtar efter kärlek, de lever för kärlek, de dödar för kärlek och de dör för kärleken.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Elas anseiam por amor, vivem por amor, matam por amor e morrem por amor.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Họ mòn mỏi héo hon vì tình yêu, họ sống vì tình yêu, họ giết người vì tình, và chết vì tình.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Hrepenijo po ljubezni, živijo za ljubezen, ubijajo za ljubezen, umirajo za ljubezen.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Ils se consument d'amour, ils vivent pour l'amour, ils tuent par amour, et meurent d'amour.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.사랑을 애타게 갈망하고, 사랑 때문에 살고, 사랑 때문에 다른 사람을 해치고, 사랑 때문에 목숨을 바치기도 합니다.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Mereka mendambakan cinta, mereka hidup untuk cinta, membunuh demi cinta, dan mati demi cinta.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Sie sehnen sich nach Liebe, sie leben für die Liebe, sie töten für die Liebe und sie sterben für die Liebe.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Si struggono per amore, vivono per amore, uccidono per amore e muoiono per amore
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Sóvárognak a szerelem után, és a szerelemért élnek, ölnek a szerelmért , és meghalnak a szerelemért.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Suspiran por amor, viven por amor, matan por amor y mueren por amor.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Tânjesc după dragoste, trăiesc pentru dragoste, omoară din dragoste şi mor din dragoste.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Touží po lásce, žijí pro lásku, zabíjí se pro lásku a umírají pro lásku.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Usychają z miłości, żyją dla miłości, zabijają z miłości, umierają z miłości.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Ze lijden voor liefde, ze leven voor liefde, ze doden voor liefde, en ze sterven voor liefde.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Μαραζώνουν από έρωτα και ζουν από έρωτα, σκοτώνουν από έρωτα και πεθαίνουν από έρωτα.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Во имя любви страдают и живут, убивают и умирают.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Жадають кохання та живуть заради нього, вбивають та помирають заради кохання.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.Тъгуват за любов, живеят за любов. убиват от любов, умират за любов.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.הם עורגים לאהבה, הם חיים למען האהבה, הם הורגים בשם האהבה והם מתים למען האהבה.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.يتوقون للحب ، و يعيشون للحب، يقتلون من اجل الحب ، و يموتون من اجل الحب.
Aşk için yas tutarlar, aşk için yaşarlar, aşk için öldürürler, ve aşk için ölürler.人を殺め 死まで選びます ウォルト・ホイットマンの言葉
Asperger sendromu ile tutarlı bir karakteristik gösteriyor.Aspergerovu syndromu.
Asperger sendromu ile tutarlı bir karakteristik gösteriyor.Asperger Syndroms übereinstimmen.
Asperger sendromu ile tutarlı bir karakteristik gösteriyor.Inną rzeczą jest częste występowanie takich hakerów, którzy mają cech spójne z zespołem Aspergera.
Asperger sendromu ile tutarlı bir karakteristik gösteriyor.아스퍼거 장애(정신발달장애)와 같은 특성을 가진 경우가 대부분이라는 겁니다.
Asperger sendromu ile tutarlı bir karakteristik gösteriyor.la alta incidencia de hackers como éstos con características consistentes con el síndrome de Asperger.
Asperger sendromu ile tutarlı bir karakteristik gösteriyor.l'alta incidenza di hacker come questi che hanno caratteristiche assimilabili alla sindrome di Asperger.
Asperger sendromu ile tutarlı bir karakteristik gösteriyor.l'incidence élevée de tels hackers dont les caractéristiques correspondent au syndrome d'Asperger.
Asperger sendromu ile tutarlı bir karakteristik gösteriyor.שיש להם מאפינים התואמים את סינדרום האספרגר
Asperger sendromu ile tutarlı bir karakteristik gösteriyor.لديهم صفات متوافقة مع متلازمة أسبرجر.
Asperger sendromu ile tutarlı bir karakteristik gösteriyor.一致するということです この点について私は
At baskılar yüzüğü tutarak yüksek sıkma sırasında deforme etmek başlayacaktıAl mayor holding presiones el anillo comenzaría a distorsionar durante la fijación con abrazadera
At baskılar yüzüğü tutarak yüksek sıkma sırasında deforme etmek başlayacaktıAt cao đang nắm giữ áp lực vòng sẽ bắt đầu để bóp méo trong kẹp
At baskılar yüzüğü tutarak yüksek sıkma sırasında deforme etmek başlayacaktıAt höher halten Druck des Rings würde beginnen, während Spannen zu verzerren
At baskılar yüzüğü tutarak yüksek sıkma sırasında deforme etmek başlayacaktıAt 압력 반지를 들고 높은 클램핑 하는 동안 왜곡 하기 시작
At baskılar yüzüğü tutarak yüksek sıkma sırasında deforme etmek başlayacaktıAt magasabb tartja a nyomást a gyűrű kezd alatt befogóidomok torzítása
At baskılar yüzüğü tutarak yüksek sıkma sırasında deforme etmek başlayacaktıAt mais segurar as pressões do anel que começa a distorcer durante o aperto
At baskılar yüzüğü tutarak yüksek sıkma sırasında deforme etmek başlayacaktıAT supérieur tenant pressions la bague commencerait à déformer pendant le serrage
At baskılar yüzüğü tutarak yüksek sıkma sırasında deforme etmek başlayacaktıAt superiore tenendo pressioni l'anello comincerebbe a distorcere durante il serraggio
At baskılar yüzüğü tutarak yüksek sıkma sırasında deforme etmek başlayacaktıAt выше Холдинг давления кольцо начнут искажать во время зажима
At baskılar yüzüğü tutarak yüksek sıkma sırasında deforme etmek başlayacaktıCel mai mare deţine presiunile inel ar începe să denatureze în timpul de prindere